Likit alacakta icra inkar tazminatı reddinin kaldırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/26 E. 2020/82 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan (Marina/Bağlama Ücreti) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İstinaf dilekçesinde başvurunun sebep veya gerekçesinin hiç gösterilmediği, gerekçeli kararın tebliğinden sonra gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı hallerde ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinde istinaf başvurusu esastan reddedilir. Alacağın miktarının borçlu tarafça bilinen veya bilinmesi gereken unsurlarla belirlenebilir olduğu hallerde (örneğin sözleşmeye dayalı tekne bağlama/marina ücreti gibi), alacak likit sayılır ve borçlunun itirazının haksız çıkması halinde İİK 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Davalının gerekçe göstermeden yaptığı istinaf başvurusunun sonucu → ret
İddia: Davalı vekili süre tutum dilekçesinde, gerekçeli kararın henüz tebliğ edilmediğini, gerekçeli kararın tebliğinden sonra istinaf başvurusunda bulunacağını belirtmiştir.
Gerekçe: HMK 352. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediğinin tespit edilmesi halinde bu durum ön inceleme aşamasında gözetilir; başvuru sebep ve gerekçesinin açıkça gösterilmesi dosyanın incelemeye alınmasının ön şartıdır. Gerekçeli kararın davalı tarafa tebliğ edildiği tarihten sonra gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır. HMK 355/1 uyarınca kamu düzenine aykırılık re'sen incelenmiş, ilk derece mahkemesi kararında bu yönde bir aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tekne bağlama ücreti alacağının likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı → kabul
İddia: Davacı vekili; alacağın baştan beri döviz cinsinden bilindiği ve bu nedenle likit olduğunu, borçlunun borcunu bilmesine karşın ödeme yapmaktan direndiğini belirterek icra inkar tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacağın gerçek miktarının belli olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için gerekli tüm unsurların bilinmesi ya da bilinmesi gerekmesi halinde, borcun tutarının tespiti mümkün olduğundan alacak likit sayılır. Somut olayda icra takibine konu alacak tekne bağlama ücretine ilişkin olup likit ve belirlenebilir niteliktedir; bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir husus olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle reddine ilişkin kısmın kaldırılarak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tekne bağlama/marina ücreti gibi sözleşmeye dayalı ve tutarı belirlenebilir alacakların likit sayılacağı ve buna bağlı icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönünden emsal niteliği taşımaktadır; ayrıca gerekçesiz istinaf başvurularının esastan reddedileceği yönünden usule ilişkin bir uygulama örneği de sunmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗ itirazın iptali↗ istinaf başvurusunda gerekçe gösterme zorunluluğu↗ HMK 352 ön inceleme↗ kamu düzeni re'sen inceleme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/26
KARAR NO 2020/82
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/09/2019
NUMARASI 2018/11 Esas- 2019/378 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/01/2020
Davanın kabulüne yönelik verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin ... işletmeciliğini yaptığını, davalının ... isimli teknesini marinaya getirerek bağlama yaptığını, müvekkilinin davalıya ait tekneye deniz park vs. gibi marina hizmeti verdiğini, buna karşılık davalının ödenmeyen 5.637.31-euro borcunun kaldığını,alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, davalının icra dosyasına itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamını, %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava konusu bağlama ile ilgili olarak müvekkili tarafından herhangi bir kayıt bulunamadığını, müvekkilinin herhangi bir bağlama sözleşmesini imzalamadığını, tekne kaptanına bu yönde bir talimat vermediğini, olay tarihinde tekne kaptanının da işten ayrıldığını, yetkisiz biri tarafından gerçekleştirilen işlem nedeni ile müvekkilinin sorumlu olamayacağını belirterek davanın reddi ile haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle karşı tarafa tazminata hükmedilmesini talep etmişir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davaya konu teknenin 23.04.2016-23.04.2017 tarihleri arasında davacıya ait marinadan hizmet almaya devam ettiği, her ne kadar davalı tarafın sözleşme imzalama yetkisinin kaptana verilmediğini belirtmişse de, kaptan tarafından imzalanan sözleşme dönemine ait ödemelerin yapılmış olması ve davalı tarafça sunulan ... Türk sözleşmesinin de aynı kaptan tarafından imzalanması ve bu belgenin davalı tarafça dosyaya sunulması hususları bir arada değerlendirildiğinde davalının aksi yöndeki savunmasına itibar olunmadığı, davaya konu bağlama bedeline yapılan itirazın iptali ile takibin 5.637,31-euro asıl alacak bakımından devamına ,şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; alacağın baştan beri döviz cinsinden bilindiği ve bu nedenle likit olduğu, borçlunun borcunu bilmesine karşın ödeme yapmamak adına direndiği açık iken icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozularak icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili süre tutum dilekçesinde; kararın henüz tebliğ edilmediğini, gerekçeli kararın tebliğinden sonra istinaf başvurusunda bulunacağını belirtmiştir.
GEREKÇE
Davalı vekili tarafından; gerekçeli kararın tarafına tebliğine müteakiben istinaf dilekçesi sunulacağı bildirilmiştir.HMK 352.maddesinde; Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda başvurunun sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalarda öncelikle gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.İstinaf başvurusu sebeplerinin ve gerekçesinin açıkça gösterilmesi dosyanın incelemeye alınmasının ön şartıdır. Eldeki davada gerekçeli kararın 22/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır. HMK 355/1 maddesi gereğince istinaf başvuru yolunda kamu düzenine aykırı bir yön olup olmadığı re'sen incelenir.
Somut olayda ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nun 67/2. maddesi hükmünce, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borcun tutarının tesbiti mümkün ise,alacak likit sayılır.Somut olayda icra takibine konu alacak tekne bağlama ücretine ilişkin olmakla likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazmiantına hükmedilmesi gerekirken mahkemece reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bununla birlikte dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,icra inkar tazminatı isteminin reddine ilişkin kısmın kaldırılmasına , takibe konu alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/11 Esas-2019/378 Karar sayılı ve 26/09/2019 tarihli kararının, "İcra inkar tazminatının reddine" ilişkin kısmının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "İtirazın iptaline karar verilen miktarın %20 si oranında hesaplanan (4.724,17- TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalıdan alınması gereken 1.613,54- TL istinaf karar harcından peşin yatan 632,73- TLnin mahsubu ile bakiye 980,81- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 90,40-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/01/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172837 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi