Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16028 E. 2015/4659 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl dava yönünden davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 12.05.2014 gün 2014/685 E, 2014/8941 K sayılı ilamında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5777 E. 2020/5321 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüyle taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 80.000,00 DM karşılığı (40.903,35 Euro) 80.685,95 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek a …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2879 E. 2013/8941 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · depo kararı
Benzer bu kararda… uruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin ...'den ithal ettiği portakalları davalıya ait «depoda» muhafaza ettiğini, depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle ürünlerde zarar oluştuğunu, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 117.639 TL zarar ile 20.000 TL «ardiye ücretinin» davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2002/360 E. 2002/648 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötü niyetli iktisap · mücerretlik · ağır kusur · yetkili hamil · kıymetli evrak · ciro
Benzer bu karardaTTK.nun 704. maddesi hükmünde "Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702. maddeye göre isbat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef" olduğu öngörülmüştür.
Ancak, yukarıda belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir.
Aksi halin kabulü «kıymetli evrakın» "«mücerretlik»" ilkesini ortadan kaldırır.
Somut olayda, davacı dava konusu çekin «yetkili hamili» olduğunu ve davalının çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu yazılı delille kanıtlayamamış ve bu hususta tanık dinletme yoluna gitmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16028 E. , 2015/4659 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2013 gün ve 2012/1650-2013/378 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/05/2014 gün ve 2014/685-2014/8941 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin hissedarlarının, müvekkili ... ile birlikte ağabeyi ..., annesi ..., ...., ... ve ... olduğunu, aldıkları duyumlara göre şirket işlerini yöneten ...’nin bazı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerde ticari faaliyete başladığını ve kişisel menfaatlerini ön planda tuttuğunu, rekabet yasağının kaldırılması talep edilerek şirket faaliyetinin başka şirketlere kaydırılmasına çalışıldığını ileri sürerek, 15.10.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısındaki 9. maddesi ile alınan rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, şirketin kötü yönetildiğinden şirket ve ortakların ciddi zarara uğradığını, şirketin yönetim kurulu, genel kurul kararı almaksızın tüm malvarlıklarını bankaya rehin verdiğini, yönetim kurulunun dikkat ve özen göstermeksizin şirketi yönetmesi nedeniyle şirketin her yıl biraz daha battığını, şirket borçlarının şirket sermayesi ile eşit duruma geldiğini ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl dava yönünden davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 12.05.2014 gün 2014/685 E, 2014/8941 K sayılı ilamında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172209700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz