6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19107 E. 2015/4121 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aracılık sözleşmesi kişilik haklarına saldırı kişilik hakları ba formu uyuşmazlık konusu

Atıf yapılan mevzuat: FSEK — FSEK 86

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının mankenlik ajansına başvurup cast formu imzaladığı ve mankenlik ajansına söz konusu fotoğrafları kendisinin bizzat verdiği, söz konusu model ajansına verdiği fotoğrafların işin gereği ve doğası gereğince gazetelerde paylaşılacağını bilmesi gerektiği, bu anlamda yapılan haberden dolayı sadece haber yapılmış olmasına dayalı olarak manevi tazminat talebinin hukuka aykırı olduğu, haberin içeriği itibarıyla kişilik haklarına herhangi bir saldırı niteliğinde söz ve anlatımın da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dışı bir mankenlik ajansı ile ileride gerçekleştirilecek organizasyonlarda manken, foto model olarak görev alması için aracılık yapılması hususunda bir sözleşme imzalamıştır. Davacının kendisine ait olan dava konusu resimlerinin de, bu sözleşme kapsamında anılan mankenlik ajansına sunulduğunun kabulü gerekir. Ancak söz konusu aracılık sözleşmesinde davacının uyuşmazlık konusu resimlerinin mankenlik ajansı ve yayın kuruluşları tarafından kullanımına izin verildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığına göre, davacının izni olmaksızın resimlerinin davalıların yayıncısı ve habercisi oldukları Hürriyet gazetesinde haber niteliği ile umuma arz edilmesi eylemi 5846 sayılı FSEK'nin 86. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi, haber içeriğinin de gerçeklik, güncellik ve kamu yararı ilkeleri bakımından doğruluğu davalı tarafça kanıtlanamadığı sürece aynı zamanda içerik olarak da kişilik haklarına saldırı oluşturacağının kabulü gerektiği halde, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4061 E. 2015/11032 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7358 E. 2013/21910 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14267 E. 2011/7107 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/19107 E.  ,  2015/4121 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2014 tarih ve 2013/329-2014/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili olan eşi ile 20.04.2010 tarihinde evlendiğini ve 2 çocukları bulunduğunu, ... Gazetesi'nin 26.04.2012 tarihindeki ...... ekinin 2. sayfasında müvekkilinin kendisi için özel olarak çektirdiği fotoğrafların uydurma bir haberle yayınlandığını, davalıların haberi hazırlayıp basmak suretiyle sorumlu olduklarını belirterek 30.000 TL manevi tazminatın 26.04.2012 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, Basın Kanunu'nun 13/1.maddesine göre basılmış eserler yolu ile işlenen fiillerden doğan zararda eser sahibi ile yayın sahibi ve temsilcisinin sorumlu olduğunu, bu nedenle... Haber Ajansı'na husumet yöneltilemeyeceğini, haberin yayınlanmasından kısa bir süre önce davacının mankenlik ajansına form doldurmak ve fotoğraf çektirmek suretiyle mankenliğe başladığını ve bu fotoğrafların da başvuru sırasında ajans sahibine verildiğini, haberin verildiği anda gerçek olduğunu, görünürde gerçeklik bulunduğunu, toplumsal ilgi, kamuya malolmuş kişi, davacının yarattığı ortam unsurları nedeni ile de basın özgürlüğünün sınırlarında olmasından dolayı manevi tazminat istenemeyeceğini, haberin hukuka uygun sayılması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının mankenlik ajansına başvurup cast formu imzaladığı ve mankenlik ajansına söz konusu fotoğrafları kendisinin bizzat verdiği, söz konusu model ajansına verdiği fotoğrafların işin gereği ve doğası gereğince gazetelerde paylaşılacağını bilmesi gerektiği, bu anlamda yapılan haberden dolayı sadece haber yapılmış olmasına dayalı olarak manevi tazminat talebinin hukuka aykırı olduğu, haberin içeriği itibarıyla kişilik haklarına herhangi bir saldırı niteliğinde söz ve anlatımın da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dışı bir mankenlik ajansı ile ileride gerçekleştirilecek organizasyonlarda manken, foto model olarak görev alması için aracılık yapılması hususunda bir sözleşme imzalamıştır. Davacının kendisine ait olan dava konusu resimlerinin de, bu sözleşme kapsamında anılan mankenlik ajansına sunulduğunun kabulü gerekir. Ancak söz konusu aracılık sözleşmesinde davacının uyuşmazlık konusu resimlerinin mankenlik ajansı ve yayın kuruluşları tarafından kullanımına izin verildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığına göre, davacının izni olmaksızın resimlerinin davalıların yayıncısı ve habercisi oldukları Hürriyet gazetesinde haber niteliği ile umuma arz edilmesi eylemi 5846 sayılı FSEK'nin 86. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi, haber içeriğinin de gerçeklik, güncellik ve kamu yararı ilkeleri bakımından doğruluğu davalı tarafça kanıtlanamadığı sürece aynı zamanda içerik olarak da kişilik haklarına saldırı oluşturacağının kabulü gerektiği halde, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171816300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.