Şirket feshi davasında yönetim/denetim kayyımı tedbiri talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/210 E. 2020/237 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Anonim şirketin feshi davasında, TTK 531. madde fesih davası için ayrıca bir tedbir düzenlemesi öngörmediğinden ve yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığından (bu yetki TTK 408(2)-b gereği genel kurula aittir), şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin yasal dayanağı yoktur. Ayrıca ihtiyati tedbir talebinde HMK 389 vd. ve 390/3 uyarınca aranan yakın tehlike/ivedi koruma ihtiyacı ile davanın esası yönünden yaklaşık ispat şartları, dava henüz tahkikat aşamasındaysa ve sunulan deliller bu düzeye ulaşmamışsa gerçekleşmemiş sayılır ve tedbir talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Anonim şirkete yönetim/denetim kayyımı atanması talebinin yasal dayanağının bulunmaması → ret
İddia: Davacılar, davalı şirketin zarara uğratılmasının önlenmesi amacıyla şirket yönetiminin kayyıma devredilmesini, bu kabul edilmezse denetim için kayyım atanmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 531. madde, fesih davası açılması halinde alınacak tedbirler yönünden ayrıca bir düzenleme öngörmemiştir. Anonim şirketler TTK 365. madde uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Şirkette organ boşluğu bulunduğu iddia edilmemiştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim kurulunun görevden alınması ve seçilmesi TTK 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Bu nedenle davacı vekilinin şirkete yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhtiyati tedbir şartlarının (yakın tehlike/ivedi koruma ihtiyacı ve yaklaşık ispat) oluşmaması → ret
İddia: Davacılar, rüçhan haklarının sınırlandırılması, pay defterinde usulsüz işlemler yapılması, imza taklidi ve payların azaltılması iddialarıyla yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, bu nedenle şirket denetimi için kayyım atanması, şirket mallarının/bilançosunun tespiti için defter tutulması ve şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 389 vd. maddelerinde aranan; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi, talep sahibinin hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunması hususu somut olayda belirlenememektedir. HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davanın bulunduğu aşama itibariyle davanın esası hakkında sunulan deliller henüz yaklaşık ispat düzeyinde değildir ve tahkikat gerektirmektedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince şirkete denetim kayyımı atanması, şirket mallarının defterinin tutulması ve şirket hisselerine ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine yönelik ara karara karşı ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Anonim şirketin feshi davasında, TTK 531 kapsamında ayrı bir tedbir düzenlemesi bulunmadığından ve yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece sınırlandırılmasına ilişkin yasal dayanak olmadığından, şirkete yönetim/denetim kayyımı atanması talebinin bu tür davalarda nasıl değerlendirileceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ anonim şirketin feshi↗ yönetim kayyımı↗ denetim kayyımı↗ yönetim kurulunun yönetim yetkisi↗ organ boşluğu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/210
KARAR NO 2020/237
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/12/2019 (Ara Karar)
NUMARASI 2019/1290 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/02/2020
İlk derece mahkemesince verilen 13/12/2019 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket'in malvarlığının koruma altına alınmasını temin amacıyla, davalı şirket'in zarara uğratılmasının önlenmesi için şirket yönetiminin atanacak kayyıma devredilmesine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde şirket denetimi için kayyım atınmasına, davalı şirketin mevcut aktif ve pasiflerinin tespiti için defter tutulmasına, dava sürerken müvekkiller'e ait payların rüçhan hakkının kısıtlanması sonucu üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla söz konusu paylar üzerinde HMK'nın 389. vd. hükümleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirketin TTK'nun 531. maddesi uyarınca feshine, söz konusu fesih taleplerinin kabul edilmemesi halinde ortaklığın yürütülmesinin müvekkilleri açısından imkansız hale geldiği göz önüne alınarak müvekkilerine davalı şirketteki payların karar tarihindeki gerçek değerinin nakit olarak ödenmesi suretiyle müvekkilerin davalı şirketten çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın ticari şirketin feshi istemli, ortaklıktan çıkma veya çıkarılma talebine ilişkin olduğu, dosya kapsamına, delil durumuna göre ihtiyatati tedbir talep eden davacı taraf açısından ileride telafisi imkansız zararların doğma ihtimalinin olmaması ve henüz davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilmemiş olması ayrıca tedbir konusunun yargılamaya muhtaç olması nedenleriyle şartları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, şirket esas sözleşmesinin "Amaç ve Konu" başlıklı 3.maddesinin değiştirilerek 6362 sayılı SPK uyarınca "Halka Arz İşlemleri Yapma" ibaresinin eklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu işlem sonucu müvekkillerin davalı şirket nezdinde sahip olduğu payların azalmasının söz konusu olabileceğini, iş bu payların tehlike altına girebileceğinin açık bir şekilde ortada olduğunu, davalı şirket ve dava dışı hakim hissedar ... azınlık pay sahibi müvekkillerinin rüçhan haklarını sınırlandırmak suretiyle müvekkillerine ait payların davalı şirkette tamamen yok edilmesini amaçladıklarını, toplantılarda sorularına yanıt verilmediğini, detay mizan talebinde ise geri dönüş yapılmadığını, ayrıca müvekkillerinden ...'nın imzasının taklit edilmesi ve pay defterinde usulsüz işlemler yapılması ile müvekkilinin davalı şirketin de içinde yer aldığı ...
Bünyesindeki ... San. Ve Tic. A.ş. nezdindeki payı azaltılmış olduğundan, pay defterindeki gerçek pay durumlarının tespit edilebilmesi için pay cetvelinin düzeltilmesi istemli dava ikame edildiğini, buna ilişkin muhalefet şerhinin de her iki genel kurul toplantısında pay defterine dercedildiğini, davalı şirket tarafından sunulan dilekçede şirket pay defterlerinin bulunamamış olduğunun ifade edildiğini, şirketin yönetimi için kayyım atanmasına, kabul edilmemesi halinde şirketin denetimi için kayyım atanmasına, şirketin mevcut bilançosunun tespiti için defter tutulmasına karar verilmesi gerektiğini, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, bu nedenlerle kararın kaldrılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Açılan dava anonim şirketin feshi, ortaklıktan çıkma, çıkma payının ödenmesi istemlidir.TTK 531. madde fesih davası açılması halinde alınacak tedbirler yönünden ayrıca bir düzenleme öngörmemiştir.Anonim Şirketler TTK'nun 365. Maddesi uyarınca Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Şirkette organ boşluğu bulunduğu iddiası yoktur. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir.Davacı vekilinin davalı şirkete yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.Dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati tedbir talep edilmiş olup ,dava dilekçesi ile sunulanlardan HMK 389.
vd.maddelerinde aranan, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi,talep sahibi davacıların hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulundukları hususu belirlenememektedir.HMK 390/3 maddesi gereğince tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat zorundadır. Somut olayda davanın bulunduğu aşama itibariyle davanın esası hakkında sunulan delillerin henüz yaklaşık ispat düzeyinde olmadığı, tahkikat gerektirdiği , ilk derece mahkemesince koşullar gerçekleşmediğinden şirkete denetim kayyımı atanması ,şirketin mallarının defterinin tutulması ,şirket hisselerine ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine yönelik ara kararına karşı ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 10,- TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171797 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi