Kısmi ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2798 E. 2015/4139 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi ödeme↗ ihtirazi kayıt↗ bedel iadesi↗ tbk 99↗ hamil↗ bono↗ hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının senet bedelini ödediği husunun sabit olduğu, ödemeyi ihtirazi kayıt koymadan kabul eden davalının daha sonra faiz talebinde bulunmayacağı, davacının senet nedeniyle borcunun sona erdiği ve senedin iadesini istemekte hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile senedin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bono bedelini ödeyen davacının bono aslının tarafına iadesi, iade edilemiyorsa ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı, bono bedeli olan 2.500,00 TL'yi vadesinden sonra ödemiş olup, ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faizler yönünden davalı hamilin dava konusu bono üzerindeki hakları devam ettiği için bonoyu davacıya iade etmemekte haklı olduğu, TBK'nın 103/2 ve TTK'nın 709. maddesi uyarınca kısmi ödeme yapan borçlu davacının ancak ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini talep etme hakkı varken senedin iadesini isteyemeyeceği gözetilmeksizin, davalının faiz talep edemeyeceğinin kabulü ile davacının bonodan doğan borcunun sona erdiğinden bahisle davanın kabulü ile bononun iadesi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hakimin davayı aydınlatma ödevi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12572 E. 2018/3815 K.
Ortak:kısmi ödeme · hamil · bono
İncelediğiniz karardaDavacı, «bono» bedeli olan 2.500,00 TL'yi vadesinden sonra ödemiş olup, ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faizler yönünden davalı «hamilin» dava konusu bono üzerindeki hakları devam ettiği için bonoyu davacıya iade etmemekte haklı olduğu, TBK'nın 103/2 ve TTK'nın 709. maddesi uyarınca «kısmi ödeme» yapan borçlu davacının ancak ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini talep etme hakkı varken senedin iadesini isteyemeyeceği g …
Dava, «bono» bedelini ödeyen davacının bono aslının tarafına iadesi, iade edilemiyorsa ödediği «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, senet bedeli olan 2500 TL'nin vadesinden sonra ödendiği, senet bedelinin ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faizler yönünden davalı «hamilin» dava konusu «bono» üzerindeki hakları devam ettiği, bu nedenle işbu bonoyu davacıya iade etmemesinde haklı olduğu, davacının Yargıtay bozma kararı sonrası davasını «ıslah» ederek ödemenin bono üzerine yazılması ve bu ödeme için makbuz verilmesini talep ettiği ancak Yargıtay bozma kararından sonra davanın ıslahına imkan bulunmadığı ge …
Somut uyuşmazlıkta davacı, davadışı ...in keşide ettiği, «lehdarı» bulunduğu 30.08.2010 vadeli bonoyu davalıya «ciro» ettiğini, «bono» bedelinin «keşideci» tarafından ödenmediğinin «hamil» tarafından bildirilmesi üzerine bono bedeli 2.500,00 TL'yi 21.10.2010 tarihinde ...ile davalıya gönderdiğini, davalının bono bedelini tahsil etmesine rağmen bonoyu …
TBK 103/2 ve TTK 709 maddesi gereğince «kısmi ödeme» yapan davacının ancak ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini talep etme hakkı varken senedin iadesini isteyemeyeceği gözetilmeksizin "....«bononun» iadesi yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı...." gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuş, Mahkemece, bozma ilamına uyulmasından sonra davacı vekili dava dilekçesini «ıslah» ederek ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını istemiş, Mahkemece, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Davacının temy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakimin davayı aydınlatma ödevi · davayı aydınlatma ödevi · hukuki dinlenilme hakkı · usul ekonomisi · adil yargılanma hakkı · lehdar · kambiyo senedi · ciro
Benzer bu karardaDerdest davada çözümlenebilecek bir hususun, açılacak yeni bir davada talep edilmesi gerektiğine ilişkin sayın çoğunluk görüşü, 6100 sayılı HMK 27 maddesinde ifade edilen "«hukuki dinlenilme hakkı»", HMK 30 maddesinde düzenlenen "«usul ekonomisi» ilkesi", HMK 31 maddesinde öngörülen "«hakimin davayı aydınlatma ödevi»"nin ihlali teşkil ettiği gibi, T.C.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davadışı ...in keşide ettiği, «lehdarı» bulunduğu 30.08.2010 vadeli bonoyu davalıya «ciro» ettiğini, «bono» bedelinin «keşideci» tarafından ödenmediğinin «hamil» tarafından bildirilmesi üzerine bono bedeli 2.500,00 TL'yi 21.10.2010 tarihinde ...ile davalıya gönderdiğini, davalının bono bedelini tahsil etmesine rağmen bonoyu …
KARŞI OY Dava, bedeli ödendiği iddiasıyla «kambiyo senedi» («bononun») nin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Anayasası'nın 36/1 maddesinde ifade edilen «adil yargılanma hakkının» da ihlali sonucunu doğurmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2798 E. , 2015/4139 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2014 tarih ve 2013/154-2014/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 30.08.2010 tarihli bononun lehdarı olduğunu, keşidecinin bono borcunu ödememesi üzerine borcun müvekkili tarafından ödendiğini ancak hamil olan davalının bono aslını müvekkiline iade etmediğini ve aleyhine icra takibinde bulunduğunui takibe itiraz ettiğini ve itirazlarının kabul edilerek takibin iptal edildiğini, davalıya herhangi bir borcunun kalmadığının kesinleştiğini ileri sürerek 2.500 TL miktarındaki bononun davacıya iadesine karar verilmesini, iade edilmediği takdirde senet bedeli olan 2.500 TL'nin 21/10/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davayı açmakta hukuki yarar olmadığını, kesin hüküm itirazında bulunduğunu ve senedin keşideci aleyhine devam eden takip nedeniyle icra kasasında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının senet bedelini ödediği husunun sabit olduğu, ödemeyi ihtirazi kayıt koymadan kabul eden davalının daha sonra faiz talebinde bulunmayacağı, davacının senet nedeniyle borcunun sona erdiği ve senedin iadesini istemekte hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile senedin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bono bedelini ödeyen davacının bono aslının tarafına iadesi, iade edilemiyorsa ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı, bono bedeli olan 2.500,00 TL'yi vadesinden sonra ödemiş olup, ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faizler yönünden davalı hamilin dava konusu bono üzerindeki hakları devam ettiği için bonoyu davacıya iade etmemekte haklı olduğu, TBK'nın 103/2 ve TTK'nın 709. maddesi uyarınca kısmi ödeme yapan borçlu davacının ancak ödemenin borç senedi üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini talep etme hakkı varken senedin iadesini isteyemeyeceği gözetilmeksizin, davalının faiz talep edemeyeceğinin kabulü ile davacının bonodan doğan borcunun sona erdiğinden bahisle davanın kabulü ile bononun iadesi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171788700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz