Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4956 E. 2015/2474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık delili↗ rücuan tazminat↗ gerçek zarar↗ taahhütname↗ kusur↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile dava dışı ... firması arasındaki sözleşmede yüklenici olarak davalının isminin geçtiği, her iki firmanın aynı adreste faaliyette bulunduğu, fiilen güvenlik işini davalı ... firmasının üstlendiği, davalı ...'nin giriş kapılarından başlayarak organize sanayi bölgesi alanında devriye görevleri yapması nedeniyle %20 kusurlu olduğu, diğer davalının ise inşaatın doğrudan güvenlik hizmetini üstlenmesi nedeniyle %80 kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 101.572,73 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, inşaat all risk poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, sigortacı, sigortalının gerçek zararını tazmine mecbur olup, zarar sorumlusu olduğunu belirttiği davalılardan da ancak bu gerçek zararın tazminini isteyebilir. Bu bağlamda, somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarlanan elektrik malzemelerinin alış faturaları ve ekspertiz raporundaki tazminat miktarına atıf yapılmış, fakat gerçek zarar miktarı konusunda değerlendirme yapılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, gerçek zarar miktarı tespit edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, davalı ... tanık deliline dayandığı, delil listesinde tanık isimleri bildirdiği, tanıkların davalının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, hangi şartlarda görev yaptığı, davalının kusur ve ihmalinin bulunup bulunmadığı yönünden dinlenmesini talep ettiği halde, mahkemece davalının bildirdiği tanıklar dinlenmeden, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince, davacının sigortalısı Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'ne imzalı belge vererek, parsel sınırları içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacaklarını, bu hususta meydana gelecek bir kusur ve ihmalden dolayı Organize Sanayi Bölgesi güvenliğini sorumlu tutmayacaklarını taahhüt ettiği halde, anılan taahhüt belgesi değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2141 E. 2023/2031 K.
Ortak:gerçek zarar · taahhütname · kusur · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… faaliyette bulunduğu, fiilen güvenlik işini davalı ... firmasının üstlendiği, davalı ...'nin giriş kapılarından başlayarak organize sanayi bölgesi alanında devriye «görevleri» yapması nedeniyle %20 kusurlu olduğu, diğer davalının ise inşaatın doğrudan güvenlik hizmetini üstlenmesi nedeniyle %80 «kusuru» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 101.572,73 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… anize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'ne imzalı belge vererek, parsel sınırları içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacaklarını, bu hususta meydana gelecek bir «kusur» ve ihmalden dolayı Organize Sanayi Bölgesi güvenliğini sorumlu tutmayacaklarını «taahhüt» ettiği halde, anılan taahhüt belgesi değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması …
Oysa, sigortacı, sigortalının «gerçek zararını» tazmine mecbur olup, zarar sorumlusu olduğunu belirttiği davalılardan da ancak bu gerçek zararın tazminini isteyebilir.
Benzer bu kararda… ddedilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarlanan elektrik malzemelerinin alış faturaları ve ekspertiz raporundaki tazminat miktarına atıf yapıldığı fakat «gerçek zarar» miktarı konusunda değerlendirme yapılmadığından gerçek zararın miktarının tespit edilmesi ve davalının delil dilekçesinde dayandığı tanıklarının dinlenilmesi gerektiği, diğer davalı temyizi açısından ise davacının sigortalısı Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğüne imzalı belge vererek parsel sınırları içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacaklarını, bu hususta meydana gelecek bir «kusur» ve ihmalden dolayı Organize Sanayi Bölgesi güvenliğini sorumlu tutmayacaklarını «taahhüt» ettiği halde taahhüt belgesi değerlendirilip tartışılmadan davalının sorumluluğuna hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
A.Ş.'nin giriş kapılarından başlayarak organize sanayi bölgesi alanında devriye «görevleri» yapması nedeniyle %20 kusurlu olduğu, diğer davalının ise inşaatın doğrudan güvenlik hizmetini üstlenmesi nedeniyle %80 «kusuru» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Şti. yaşanan «haksız fiilde sorumlu» ve tam kusurlu olduğundan davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden ise sigortalı ile TOSB arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde '...parsel sınırlarımız içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacağımızı, bu hususta meydana gelecek bir «kusur» ve ihmalden dolayı TOSB güvenliğini sorumlu tutmayacağımızı «taahhüt» ederiz' ibaresine yer verildiği, «halefiyet» kuralı gereği sigortalının yapmış olduğu sözleşmenin sigorta şirketini de bağlayacağı, davalı G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş'nin yaşanan «hırsızlık» olayından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalı ...Özel Güv.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · halefiyet · haksız fiil sorumluluğu · hırsızlık · kusur oranı · muafiyet · hizmet sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaŞti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı sigortalısının kendilerinden aldığı hizmetin güvenlik değil gözetim ve danışmanlık hizmeti olduğunu, bu anlamda «husumet itirazları» bulunduğunu, «hırsızlığın» gerçekleştiği alana ilişkin «hizmet sözleşmesi» bulunmayan ve hizmet sunmayan müvekkili şirkete karşı açılan davada «hukuki yarar» olmadığını, diğer davalı yönünden verilen karara mesnet olan davacı sigortalısı ile TOSB arasındaki sözleşmede yer alan «taahhüt» müvekkili firmanın da kusursuzluğunu ortaya koyduğu halde aleyhlerine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira taahhütte davacı sigortalısının parsel sınırları içerisinde güvenliği kendilerinin sağlayacaklarını beyan ettiklerini, ancak bir güvenlik firması ile anlaşmadıklarını, aldığı gözetim ve danışmanlık hizmeti kapsamında dahi personellerinin inşaat alanına girişini engellediğinden malların çalınması hususunda bizzat sorumlu ve ağır kusurlu olduğunu, kararda dava dışı şirket ile davacı sigortalısı arasındaki sözleşmeye değinilmiş olmakla birlikte bu sözleşme içeriğine ilişkin davacı sigortalısından alınan hizmete ilişkin belgelerin, yazışmaların dikkate alınmadığını, davacının talep ettiği zararın sigorta kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı sigortalısının da kusurunun araştırılması gerektiğini, «kusur oranının» tespiti için uzman bilirkişi seçilmediği, karşılanan zararın kusur ve sigorta kapsamına uygun olup olmadığının değerlendirilmediğini, raporun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, dava konusu tazmine ilişkin zaman aşımı sürelerinin de gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti. yaşanan «haksız fiilde sorumlu» ve tam kusurlu olduğundan davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden ise sigortalı ile TOSB arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde '...parsel sınırlarımız içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacağımızı, bu hususta meydana gelecek bir «kusur» ve ihmalden dolayı TOSB güvenliğini sorumlu tutmayacağımızı «taahhüt» ederiz' ibaresine yer verildiği, «halefiyet» kuralı gereği sigortalının yapmış olduğu sözleşmenin sigorta şirketini de bağlayacağı, davalı G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş'nin yaşanan «hırsızlık» olayından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalı ...Özel Güv.
Şti.nin gösterdiği tanıklar dinlenmiş olmasına rağmen «hırsızlık» olayının meydana gelmesinde bu şirket ile davacı ... şirketinin selefi olan sigortalının durumlarına göre davalı ...Özel Güvenlik Şirketine atfedilebilecek «kusur» bulunup bulunmadığı, kusur varsa «kusur oranı» gibi uzmanlık gerektiren konularda «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan eylemin «haksız fiil» sayılıp davalı ...Özel Güvenlik Şirketinin tam kusurlu olduğuna hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Ş.'nin «hırsızlık» olayında aynı oranda kusurlu olduğu (%50 - %50 oranında) görüşüne yer verildiği, bozma öncesinde «haksız fiil» tarihindeki rayice göre hesaplanan 14.05.2019 tarihli ek raporun hükme esas alındığı, dosya arasında yer alan ekspertiz raporundaki eksik sigorta uygulaması yöntemi ve «muafiyet» uygulaması kullanılarak ulaşılan 35.734,56 euro'ya davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi olan 23.07.2010 itibariyle Merkez Bankası göstergelerine göre efekt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4956 E. , 2015/2474 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2011/328-2013/496 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılardan....temsilcisi ... ve vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline inşaat all risk poliçesiyle sigortalı şantiyenin güvenlik hizmetini davalı ... 'nin, şantiyenin içinde bulunduğu organize sanayi bölgesinin güvenliğini ise davalı ... firmasının sağladığını, 30.03.2010 tarihinde şantiye sahasından elektrik malzemelerinin çalındığını, sigortalının zararının karşılandığını, davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 101.572,73 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
... vekili, sözleşmenin dava dışı ... firması ile yapıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı sigortalısının güvenlik hizmetine ilişkin başvuruları yapmadığını, 5188 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mali sorumluluk poliçesi düzenletmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin organize sanayi bölgesi binasını koruma görevi bulunduğunu, saha içindeki her işyerini koruma yükümlülükleri olmadığını, davacı sigortalısının kendi özel güvenliğini sağlayacağına ve organize sanayi bölgesi güvenliğini bu konularda sorumlu tutmayacağına dair taahhüt verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile dava dışı ... firması arasındaki sözleşmede yüklenici olarak davalının isminin geçtiği, her iki firmanın aynı adreste faaliyette bulunduğu, fiilen güvenlik işini davalı ... firmasının üstlendiği, davalı ...'nin giriş kapılarından başlayarak organize sanayi bölgesi alanında devriye görevleri yapması nedeniyle %20 kusurlu olduğu, diğer davalının ise inşaatın doğrudan güvenlik hizmetini üstlenmesi nedeniyle %80 kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 101.572,73 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, inşaat all risk poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, sigortacı, sigortalının gerçek zararını tazmine mecbur olup, zarar sorumlusu olduğunu belirttiği davalılardan da ancak bu gerçek zararın tazminini isteyebilir. Bu bağlamda, somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarlanan elektrik malzemelerinin alış faturaları ve ekspertiz raporundaki tazminat miktarına atıf yapılmış, fakat gerçek zarar miktarı konusunda değerlendirme yapılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, gerçek zarar miktarı tespit edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, davalı ... tanık deliline dayandığı, delil listesinde tanık isimleri bildirdiği, tanıkların davalının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, hangi şartlarda görev yaptığı, davalının kusur ve ihmalinin bulunup bulunmadığı yönünden dinlenmesini talep ettiği halde, mahkemece davalının bildirdiği tanıklar dinlenmeden, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince, davacının sigortalısı Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'ne imzalı belge vererek, parsel sınırları içerisindeki güvenliği ve kontrolü 24 saat sağlayacaklarını, bu hususta meydana gelecek bir kusur ve ihmalden dolayı Organize Sanayi Bölgesi güvenliğini sorumlu tutmayacaklarını taahhüt ettiği halde, anılan taahhüt belgesi değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ... 'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171538900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz