6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/305 E. 2020/318 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Haciz Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde, icra dosyasına yansıyan haricen tahsil beyanı ve buna bağlı işlemler (ipotek şerhinin kaldırılması, tahsil harcının yatırılması, dosyanın işlemden kaldırılması) mevcut ise ve alacaklı bu beyanın sehven yapıldığını, alacağın gerçekte tahsil edilmediğini ileri sürüyorsa; bu iddianın doğruluğu ancak bilirkişi incelemesiyle açıklığa kavuşturulabilecek nitelikte olduğundan, dosya üzerinden yapılan inceleme aşamasında İİK 258/1 uyarınca aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş sayılmaz ve ihtiyati haciz talebinin reddi isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili, borcun haricen tahsil edildiğine dair icra dosyasındaki beyanın sehven yazıldığını, aslında taraflar arasındaki Protokol uyarınca ipotekli taşınmazın bankaya devri yoluyla borcun tasfiyesinin kararlaştırıldığını, ancak İİK 150/c şerhi nedeniyle devrin yapılamadığını ve borçlunun daha sonra taşınmazı devretmekten kaçındığını, bu nedenle borcun fiilen tahsil edilmediğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin alacağın ispatlanmadığı gerekçesiyle talebi reddetmesinin hatalı olduğunu, mahkemece belgelerin incelenmesi veya bilirkişiye başvurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemli davada İİK 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in ikinci cümlesine göre ise alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, hesap kat edilerek ihtarname düzenlendiği ve tebliğ edildiği, dava konusu alacağın tahsili amacıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız ve ipotekli icra takipleri başlatıldığı, ilamsız takibin davalının itirazı üzerine durduğu, davalıya ait taşınmazın asıl borcu teminen banka lehine ipotekli olduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. İpotekli icra dosyası incelendiğinde alacaklı vekilinin bila tarihli dilekçesiyle borcun haricen tahsil edildiğini belirterek ipotek şerhinin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünün bu talebi kabul ettiği, davalı tarafça tahsil harcının yatırıldığı ve icra müdürlüğünce haricen tahsil nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacının, Protokol uyarınca taşınmazın bankaya devri yoluyla tasfiye kararlaştırıldığını, İİK 150/c şerhi nedeniyle devrin yapılamaması üzerine şerhin kaldırılmasının talep edildiğini ve bu sırada 'haricen tahsil' beyanının sehven kullanıldığını, borçlunun sonradan devre yanaşmadığını, dolayısıyla borcun tahsil edilmediğini ileri sürmesi ancak bilirkişi incelemesi sonucunda açıklığa kavuşturulabilecek bir husustur. Dosya kapsamı itibariyle bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin ara kararında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İcra dosyasındaki haricen tahsil beyanının sehven yapıldığına dair iddianın, ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulu bakımından bilirkişi incelemesi gerektiren bir husus olduğu ve bu nedenle dosya üzerinden yapılan incelemede talebin reddedilebileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat müteselsil kefil haricen tahsil ipotek şerhinin kaldırılması itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/305

KARAR NO 2020/318

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİH 31/01/2020 (Ara Karar)

NUMARASI 2019/608

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/03/2020

İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen ara kararın ihtiyati haciz isteyen/davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

İhtiyati haciz isteyen/davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında akdedilen 26.05.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin davalı tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme uyarınca kullandırılan krediye ilişkin borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek düzenlenen ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, ayrıca davalı şirketin ödeme güçlüğü içine düştüğünün ve mallarını elinden çıkarma eylemlerinde bulunduğunun öğrenildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına, ayrıca müvekkili alacağını teminen teminatsız olarak davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava konusu borç için yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin haricen tahsil nedeniyle infaz edildiğini, borcun kalmadığını, ayrıca ihtarname tebliğ edilmediğinden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu savunarak davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ara kararı ile, ipotekli icra takip dosyasındaki alacaklı vekili beyanı, yatırılan harç, aynı alacak için eldeki davanın tahsilde tekerrür olmamak üzere yapılan ilamsız icra takip dosyası olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu aşamada alacağın yaklaşık ispat kuralları gereği ispatlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen/davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu şirket yetkilisinin ipotekli icra takibi devam ederken bankaya dilekçe vererek teminata konu taşınmazın bankaya devri ile borcun tasfiye edilmesi talebinde bulunduğunu, talebin kabul edildiğini ve Protokol imzalandığını, ancak devir için başvuru yapıldığında taşınmazda İİK 150-c şerhi bulunduğundan devrin yapılamayacağının öğrenildiğini ve bu yüzden taşınmaz üzerindeki şerhin terkini için talepte bulunulduğunu, bu esnada başka dosyadan dilekçe kopyalanırken “haricen tahsil” beyanının cümle içinde kaldığını, tahsil harcının yatırılması akabinde icra müdürlüğünün şerhin kaldırılmasına karar verdiğini, ancak şirket yetkilisinin tapuda devre yanaşmadığını, borçlunun kötüniyetli olduğunu,dosya borcunun ayni veya nakdi şekilde tahsil edilemediğini, icra müdürlüğüne tahsil ifadesinin sehven bildirildiği belirtilse de dikkate alınmadığını ve icra takip kaydının haksız şekilde kapatıldığını, mahkemece alacağa ilişkin belgeler incelenmeden veya dosyanın ivedilikle bilirkişiye tevdi edilerek alacağın varlığı belirlenmeksizin talebin reddinin doğru olmadığını belirterek ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemli davada, İİK 257 vd. m. uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre ise, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. İhtiyati haciz talep eden davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek ihtarname düzenlendiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve kefile tebliğe çıkarıldığı, dava konusu alacağın tahsili amacıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız ve ipotekli icra takipleri başlatıldığı, dava konusu ilamsız takibinin davalının itirazı üzerine onun yönünden durduğu, davalı adına kayıtlı taşınmazın asıl borçlunun borcunu teminen banka lehine ipotek edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Öte yandan ipotekli icra dosyası incelendiğinde, alacaklı vekilinin bila tarihli dilekçesi ile borcun haricen tahsil edildiğini belirterek taşınmaz üzerindeki ipotek şerhinin kaldırılması talebinde bulunduğu, 05.01.2018 tarihinde icra müdürlüğünce talebin kabul edildiği, 17.01.2018 tarihinde davalı tarafça tahsil harcı yatırıldığı ve icra müdürlüğünce 11.10.2019 tarihinde haricen tahsil nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Davacı taraf, taraflar arasında akdedilen Protokol uyarınca ipotekli taşınmazın bankaya devrine ve borcun bu şekilde tasfiyesine karar verildiğini, ancak İİK 150/c şerhi nedeniyle tapuda işlem yapılamaması üzerine icra müdürlüğünden bu şerhin kaldırılmasının talep edildiğini, bu esnada “haricen tahsil” beyanının sehven kullanıldığını, şerhin kaldırılmasının ardından ise borçlu tarafın taşınmazı devre yanaşmadığını, dolayısıyla borcun tahsil edilmesinin söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.

Ne var ki, davacı tarafın bu iddiası ancak bilirkişi incelemesi sonucu açıklığa kavuşturulabilecek bir husus olup, dosya kapsamı itibariyle bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 12/03/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171498 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.