Kefilin yetki, kefalet ve rehin itirazlarının İİK 265 kapsamında reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/97 E. 2020/119 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebine konu genel kredi sözleşmesinin akdedildiği banka şubesinin yargı çevresinde bulunduğu ve TBK 89 uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesinin de yetkili olduğu hallerde, sözleşmede geçerli bir yetki kaydı bulunmasa bile yetki itirazı reddedilir. Müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına giren borçlu, TBK 586/1 uyarınca borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde asıl borçluya müracaat edilmeden doğrudan takip edilebilir. İhtiyati hacze itiraz sebepleri İİK 265. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup, bu madde kapsamında kalmayan itirazlar (kefaletten istifa, kredinin niteliği, borç miktarına ilişkin hesap itirazları vb.) ihtiyati hacze itiraz aşamasında dinlenmez; ayrıca rehinle teminat iddiası delille desteklenmedikçe kabul edilmez.
Ele alınan sorunlar
Yetki itirazı → ret
İddia: İhtiyati hacze itiraz eden, kendi adresinin Bakırköy adli yargı sınırları içinde olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur.
Gerekçe: Genel kredi sözleşmesi alacaklı bankanın Harbiye şubesi ile akdedilmiştir ve bu şube İstanbul adli yargı sınırları içerisindedir. TBK 89. madde uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesi de yetkilidir. Bu nedenle yetki itirazı haklı görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kefilin doğrudan takip edilebilirliği (asıl borçluya müracaat edilmeden işlem yapılması) → ret
İddia: İtiraz eden, müşterek borçlu müteselsil kefil olmasına rağmen asıl borçlu şirkete müracaat edilerek temerrüt sağlanmadan kendisi hakkında işlemlere başlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 586/1. madde uyarınca kefil müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmişse, alacaklı borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir; ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olayda itiraz eden borçlu, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış, asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine düzenlenen hesap kat ihtarnamesi asıl borçlu ve kefillere tebliğ edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın rehinle (ipotekle) teminat altına alındığı itirazı → ret
İddia: İtiraz eden, alacağın ipotekle teminat altına alındığı halde bu hususun mahkemeden gizlendiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Borçlu kefil alacağın rehinle teminat altına alındığını ileri sürmüş ise de bu hususta herhangi bir delile dayanmamıştır; bu itiraz haklı görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İİK 265 kapsamı dışında kalan diğer itirazlar (kefaletten istifa, kefaletin geçersizliği, kredinin niteliği ve muvafakat, borç miktarı ve hesaplama hataları, önceki reddedilmiş talep) → ret
İddia: İtiraz eden; kefaletten istifa ettiğini, kefaletin geçersiz olduğunu, kullandırılan kredilerin rotatif/ticari kredi olup bir yılı aşmakla kapandığını ve yeni kredi verilirken muvafakat alınmadığını, borç miktarının talep edilen tutarda olmadığını, ödemelere ilişkin hesaplamaların hatalı olduğunu ve daha önce reddedilen ihtiyati haciz talebinin mahkeme yanıltılarak yeniden yapıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhtiyati hacze itiraz sebepleri İİK 265. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. İtiraz dilekçesinde ileri sürülen ve bu madde kapsamında kalmayan itirazlar yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İhtiyati hacze itirazda ileri sürülebilecek itiraz sebeplerinin İİK 265. madde ile sınırlı olduğu ve bu kapsam dışındaki itirazların (kredinin niteliği, muvafakat, hesaplama, kefaletten istifa gibi) dinlenemeyeceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Genel kredi sözleşmesinin akdedildiği banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; ayrıca TBK 89 uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesi de yetkilidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati hacze itiraz↗ müteselsil kefil↗ yetki itirazı↗ hesap kat ihtarnamesi↗ rehin↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/97
KARAR NO 2020/119
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/11/2019 (Ek Karar)
NUMARASI 2019/1382 D. İş-2 2019/1385 Karar
TALEP İhtiyati Hacze İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/01/2020
İhtiyati hacze itirazın reddine yönelik olarak verilen ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlular arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi gereğince kullandırılan kredilere ilişkin borcun ödenmediğini, hesabın kat edildiğini ileri sürerek alacağı teminen borçlular hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek ilk derece mahkemesince 11/10/2019 tarihli ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkilinin adresi Bakırköy adli yargı sınırları içinde olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ihtiyati haciz ve icra takibi öncesinde kefaletten istifa ettiğini, müvekkilinden alınan kefaletin geçersiz olduğunu, asıl borçlu şirkete müracaat edilerek temerrüt sağlanmadan müvekkili hakkında işlemlere başlandığını, kullandırılan krediler rotatif/ticari kredi olup 1 yılı aşmakla kapandığını ve yeni kredi verilirken müvekkilinden muvafakat alınmadığını,borç miktarının talep edilen tutarda olmadığını, yapılan ödemelere dair hesaplamaların hatalı olduğunu, daha önce ihtiyati haciz talebi reddedilmişken itiraz etmek yerine mahkeme yanıltılarak yeniden talepte bulunulduğunu, alacak ipotekle teminat altına alındığı halde bu hususun mahkemeden gizlendiğini belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin 21/11/2019 tarihli ek kararı ile, hesap kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edildiği ve bununla alacağın muaccel hale geldiği, ihtiyati hacze itiraz edenin kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermediği, genel kredi sözleşmesinin 6.2 maddesinde "İhtilaf Halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı.." nın yazılı olduğu, İstanbul kelimesinin sözleşmeye el yazısı ile yazıldığı, alacaklının daha önce İstanbul 9 ATM'nin 2019/1332 D.iş sayılı dosyasına aynı sözleşmeyi ibraz ettiği, sözleşmenin 6.2 maddesindeki yetkili mahkemenin "..." şeklinde boş bırakılmış olduğu anlaşıldığından genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle taraflarca yetki sözleşmesi yapılmamış olduğu sonucuna varıldığı, ancak kredi verenin alacaklı bankanın Harbiye Şubesi olduğu, Harbiye Şubesinin Mahkemenin yargı alanı içerisinde bulunduğu, TBK.nun 89/1 maddesi uyarınca alacaklı bankanın şubesinin bulunduğu yerin de yetkili olduğu olması nedeniyle yetki itirazının haklı görülmediği, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK 265.
maddesinde sınırlı olarak sayıldığı, itiraz dilekçesinde ileri sürülen itiraz sebeplerinin bu madde kapsamında kalmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresi Bakırköy adli yargı sınırları içinde olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin ihtiyati haciz ve icra takibi öncesinde kefaletten istifa ettiğini, müvekkilinden alınan kefaletin geçersiz olduğunu, asıl borçlu şirkete müracaat edilerek temerrüt sağlanmadan müvekkili hakkında işlemlere başlandığını, kullandırılan krediler rotatif/ticari kredi olup 1 yılı aşmakla kapandığını ve yeni kredi verilirken müvekkilinden muvafakat alınmadığını,borç miktarının talep edilen tutarda olmadığını, yapılan ödemelere dair hesaplamaların hatalı olduğunu, daha önce ihtiyati haciz talebi reddedilmişken itiraz etmek yerine mahkeme yanıltılarak yeniden talepte bulunulduğunu, alacak ipotekle teminat altına alındığı halde bu hususun mahkemeden gizlendiğini belirterek ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir
GEREKÇE
Talep, İİK 265 vd. maddeleri kapsamında ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İhtiyati haciz isteyebilmek için İİK’nun 257/1. maddesine göre, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre ise ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. Öncelikle yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirse, genel kredi sözleşmesinin alacaklı bankanın Harbiye şubesi ile akdedildiği ve bu şubenin İstanbul adli yargı sınırları içerisinde bulunduğu, TBK 89.m. uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesinin de yetkili olduğu dikkate alındığında yetki itirazı haklı görülmemiştir.
Bunun yanında TBK nun 586/1. maddesi; '' Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir '' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden banka ile ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 25/11/2016 tarihli 1.000.000- TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin itiraz eden borçlu tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine düzenlenen hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu ve kefillere tebliğe çıkarıldığı görülmüştür.
Borçlu kefil alacağın rehinle teminat altına alındığını ileri sürmüş ise de bu hususta herhangi bir delile dayanmadığından bu itirazı haklı görülmediği gibi, İİK 265.m. kapsamında olmayan diğer itirazları da yerinde görülmemiştir. O halde ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin verilen ek kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile, HMK'nun 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 30/01/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171474 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi