6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 445

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16046 E. 2015/3619 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 445 yönetim kurulu üyeliği yoklukla malul karar yokluk genel kurul kararının iptali iptal davası hak düşürücü süre yönetim kurulu kararı

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': ['6102/445']}
Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 445

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacıların 05/04/2013 tarihli olağan genel kuruldan bir şekilde haberdar oldukları, 05/04/2013 tarihinde yapılan ve alınan genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin davanın 10/09/2013 tarihinde, TTK'nın 445. maddesine göre 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Davacılar, imzaları taklit edilmek suretiyle katılmış gibi gösterildikleri genel kurul toplantısında davalı şirketteki hisselerinin davalı ...'na devredildiğini, anılan davalının yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini ve bu davalı tarafından azilname tanzim edildiğini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, genel kurul toplantısına dayanak olan işlemlerin, genel kurulda alınan tüm kararların ve bu kararlara istinaden yapılan işlemlerin yoklukla malul olduğunun tespitini ve pay durumunun eski hale iadesini talep etmiş olup, mahkemece dava iptal davası olarak nitelendirilerek, 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar, davalı şirketteki hisselerinin sahte işlemlerle davalı ...'na devredildiğini iddia etmiş olup, herhangi bir zaman aşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmayan mülkiyet hakkına dayalı bu iddianın değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi, diğer iddiaların da yokluk ve iptal yaptırımlarından hangisine tabi olduğu irdelenmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddi de doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2505 E. 2014/5813 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/16046 E.  ,  2015/3619 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/06/2014 tarih ve 2013/246-2014/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinden ...'in davalı şirketin 5000 adet hissesinden 4000'ine sahip ve münferiden şirketi temsile yetkili müdür, ...'ın ise 250 adet hissesine sahip olduğunu, 15/09/2004 tarihli genel kurul toplantısından sonra bir daha genel kurul toplantısı yapılmadığını, sonrasında müvekkillerinin kendilerinden habersiz 2001 yılından 2012 yılına kadar olan toplamda 12 yıllık süre için genel kurul yapıldığını öğrendiklerini, 05/04/2013 tarihinde sahte imzalar ile bir genel kurul toplantısı yapıldığını ve bu toplantıda alınan karara göre davalı ...'nun 3 yıl süreyle yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, hazirun cetveline göre de şirket hisselerinin 4750 adetinin bu davalıya devredildiğini ileri sürerek, şirket hisselerinin sahte ve taklit imzalar ile devrine imkan sağlayan yönetim kurulu, genel kurul kararlarının, hazirun cetvelinin, genel kurul toplantı tutanağının, iç yönergenin, 19/08/2013 tarihli azilnamenin yokluk ile malul olduğunun tespitine karar verilmesini, davalı ...'nun TTK'nın 562.

maddesine göre cezalandırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davacıların 05/04/2013 tarihli olağan genel kuruldan bir şekilde haberdar oldukları, 05/04/2013 tarihinde yapılan ve alınan genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin davanın 10/09/2013 tarihinde, TTK'nın 445. maddesine göre 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Davacılar, imzaları taklit edilmek suretiyle katılmış gibi gösterildikleri genel kurul toplantısında davalı şirketteki hisselerinin davalı ...'na devredildiğini, anılan davalının yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini ve bu davalı tarafından azilname tanzim edildiğini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, genel kurul toplantısına dayanak olan işlemlerin, genel kurulda alınan tüm kararların ve bu kararlara istinaden yapılan işlemlerin yoklukla malul olduğunun tespitini ve pay durumunun eski hale iadesini talep etmiş olup, mahkemece dava iptal davası olarak nitelendirilerek, 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar, davalı şirketteki hisselerinin sahte işlemlerle davalı ...'na devredildiğini iddia etmiş olup, herhangi bir zaman aşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmayan mülkiyet hakkına dayalı bu iddianın değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi, diğer iddiaların da yokluk ve iptal yaptırımlarından hangisine tabi olduğu irdelenmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddi de doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılar iadesine, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171326600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.