6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi ve tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2197 E. 2015/3596 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 376 bilanço esası borca batıklık ttk 531 yedek akçe şirketin feshi fesih cy/cy kaydı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 376TTK 531

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların 2010 yılı bilançosuna dayalı olarak işbu davayı açtıkları, 31.12.2010 tarihi itibarı ile kaydi değerlere göre davalı şirketin öz varlığının (-) 4.510.666,68 TL olmakla borca batık durumda bulunduğu, aynı tarih itibariyle rayiç değerlere göre hazırlanan bilançoya göre ise öz varlık toplamı 730.438,24 TL olduğundan borca batıklıktan söz edilemeyeceği, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceği, davanın açıldığı tarih itibariyle de davaya 6102 sayılı TTK'nın uygulanacağı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Kanunda yer alan "son yıllık bilanço" hükmü gözetilerek 2011 yılı bilançosu esas alınması gerektiği, buna göre de davalı şirketin 31.12.2012 tarihi itibariyle borca batık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacılar vekili dava dilekçesinde ve yargılama esnasında, davalı şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin tamamını yitirdiği halde şirket yönetiminin 6102 sayılı TTK'nın 376'ncı maddesindeki gereklilikleri yerine getirmediği iddiasının yanında davalı şirketin işletme konusunun imkansız hale geldiğini, şirket yöneticilerinin davalı şirketin bir kısım demirbaş ve makinelerini kendilerine ait şirketlere aktarararak davalı şirketi gayri faal hale getirdiklerini, makine ve techizatın bu şekilde başka şirketlere aktarıldığı hususunda tespit raporu bulunduğunu, TTK'nın 531/1'inci maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin feshine karar verileceğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bu iddialar hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın salt şirket bilançolarına göre davalı şirketin borca batık olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin fesih ve tasfiyesi | Sözleşmenin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1169 E. 2010/7133 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/2197 E.  ,  2015/3596 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2012/498-2013/447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket ortağı olduklarını, davalının 16.02.2012 tarihli genel kuruluna sunulan 2010 yılı ayrıntılı bilançosunda öz sermayenin -4.510.666,68 TL olarak belirtildiğini, böylece davalı şirketin sermayesinin ve kanuni yedek akçelerinin tamamını yitirdiğini, borca batık olduğunu, yöneticilerin, şirket fiilen iflas etmiş ve borca batık bir durumda olmasına rağmen, Kanunun ilgili maddelerini ısrarla tatbik etmeyerek bu konuda genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmadıklarını, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarmadıklarını, mahkemeden şirketin iflasını istemediklerini, davalı şirkete ait makine ve tesisatın diğer ortaklar tarafından satış gibi gösterilmek suretiyle kendi şirketlerine aktarıldığını, TTK'ya göre anonim şirketin işletme konusunun imkansız hale gelmesinin sona erme sebebi olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 6102 sayılı TTK'nın 531/1 maddesi uyarınca feshini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 2010 yılındaki bilançoya dayanılarak 2 yıl sonra bu davanın açılamayacağını, öz sermayenin korunduğunu, şirketin mali durumunun kuvvetli olduğunu, uygun fırsatlar bulunduğunda ticari faaliyetin devam edeceğini, bir süre faaliyete ara vermenin feshi gerektirmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların 2010 yılı bilançosuna dayalı olarak işbu davayı açtıkları, 31.12.2010 tarihi itibarı ile kaydi değerlere göre davalı şirketin öz varlığının (-) 4.510.666,68 TL olmakla borca batık durumda bulunduğu, aynı tarih itibariyle rayiç değerlere göre hazırlanan bilançoya göre ise öz varlık toplamı 730.438,24 TL olduğundan borca batıklıktan söz edilemeyeceği, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceği, davanın açıldığı tarih itibariyle de davaya 6102 sayılı TTK'nın uygulanacağı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Kanunda yer alan "son yıllık bilanço" hükmü gözetilerek 2011 yılı bilançosu esas alınması gerektiği, buna göre de davalı şirketin 31.12.2012 tarihi itibariyle borca batık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacılar vekili dava dilekçesinde ve yargılama esnasında, davalı şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin tamamını yitirdiği halde şirket yönetiminin 6102 sayılı TTK'nın 376'ncı maddesindeki gereklilikleri yerine getirmediği iddiasının yanında davalı şirketin işletme konusunun imkansız hale geldiğini, şirket yöneticilerinin davalı şirketin bir kısım demirbaş ve makinelerini kendilerine ait şirketlere aktarararak davalı şirketi gayri faal hale getirdiklerini, makine ve techizatın bu şekilde başka şirketlere aktarıldığı hususunda tespit raporu bulunduğunu, TTK'nın 531/1'inci maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin feshine karar verileceğini ileri sürmüştür.

Mahkemece, bu iddialar hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın salt şirket bilançolarına göre davalı şirketin borca batık olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171219300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.