İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15769 E. 2015/2282 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı↗ muacceliyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ ticari defter↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin 9. maddesinde, 30.04.2009 tarihinden önce şirketçe düzenlenmiş faturalara ilişkin yapılacak ödemelerin yarısının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle 2.272,22 EURO ve 748 USD alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar takip tarihinden sonra dava dışı şirkete yapılan bir kısım ödemeler var ise de bu ödemelerin, takip tarihi itibariyle muaccel olmadığından hüküm altına alınamayacağı, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.272,22 Euro ve 748,00 USD yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca ödenmesi gerektiği iddia olunan bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, davacı taraflar arasında dava dışı limited şirketin hisselerinin devrine ilişkin 17.11.2009 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca dava dışı şirketin 30.04.2009 tarihine kadar kestiği faturalardan 05.10.2009 tarihine kadar ödenmemiş olanlarının; sözleşmenin imzalanmasından sonra ödenmesi halinde ödenen meblağın yarısının kendisine ait olduğunu ileri sürmüş olup sözleşme ekinde de ödenmemiş faturalar gösterilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, dava dışı şirketin ticari kayıtları ve banka hesapları incelenmeksizin yalnızca davalı tarafından dosyaya sunulan belgelere dayalı kanaat bildirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 221. maddesi de göz önüne alınarak dava dışı şirketin ticari defterleri ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu suretle taraflar arasındaki sözleşmede sayılan faturaların şirkete ödenip ödenmediğinin tespiti ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olmasına ve mahkemece de itirazın kısmen iptal edilmesine rağmen davalının kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi icra inkar tazminatına TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden tazminata hükmolunması da doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13664 E. 2016/9773 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir sözleşmesinin» 9. maddesinde, 30.04.2009 tarihinden önce şirketçe düzenlenmiş faturalara ilişkin yapılacak ödemelerin yarısının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle 2.272,22 EURO ve 748 USD alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar takip tarihinden sonra dava dışı şirkete yapılan bir kısım ödemeler var ise de bu ödemelerin, takip tarihi itibariyle «muaccel» olmadığından hüküm altına alınamayacağı, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.272,22 Euro ve 748,00 USD yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %40'ı tutarında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Ayrıca davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, «kötüniyet tazminatı» talebinde bulunmuş olmasına ve mahkemece de itirazın kısmen iptal edilmesine rağmen davalının kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi «icra inkar tazminatına» TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden tazminata hükmolunması da doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.272,22 Euro ve 748,00 USD yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %40'ı tutarında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2452 E. 2015/9415 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, 307.272,84 TL'nin 11.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faiz» oranı ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13481 E. 2014/3093 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir sözleşmesinin» 9. maddesinde, 30.04.2009 tarihinden önce şirketçe düzenlenmiş faturalara ilişkin yapılacak ödemelerin yarısının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle 2.272,22 EURO ve 748 USD alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar takip tarihinden sonra dava dışı şirkete yapılan bir kısım ödemeler var ise de bu ödemelerin, takip tarihi itibariyle «muaccel» olmadığından hüküm altına alınamayacağı, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.272,22 Euro ve 748,00 USD yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %40'ı tutarında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Ayrıca davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, «kötüniyet tazminatı» talebinde bulunmuş olmasına ve mahkemece de itirazın kısmen iptal edilmesine rağmen davalının kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi «icra inkar tazminatına» TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden tazminata hükmolunması da doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına …
Benzer bu kararda… , benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisi yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, davalının inkar etmediği ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · yetki · asıl alacak · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAncak, davalı tarafça davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığı belirtilerek süresinde «yetki itirazında» bulunulmuş ise de mahkemece yetki itirazı konusunda herhangi bir karar verilmeden ve bu husus tartışılmadan işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
… , benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisi yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, davalının inkar etmediği ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, öncelikle davalının itirazları ve taraflar arasında düzenlenen 27.06.2006 tarihli sözleşme de değerlendirilerek, «yetki itirazı» konusunda bir karar verilmek üzere hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15769 E. , 2015/2282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2012/235-2014/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı limited şirketin ortakları olduklarını, müvekkilinin dava dışı şirketteki hisselerini 17.11.2009 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiğini, bu sözleşme uyarınca 30.04.2009 tarihine kadar söz konusu şirket tarafından düzenlenmiş olup sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle karşılıkları tahsil edilmemiş faturaların, sözleşmenin imzalanmasından sonra ödenmesi halinde yapılan ödemelerin yarısının davalı tarafından davacıya ödeneceğini, sözleşmede öngörülen ödemelerin davalı tarafça yerine getirilmediğini, bu nedenle aleyhine başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle alacağın belli olmaması nedeniyle icra takibine itirazda bulunulduğunu, davacının halen ortağı olduğu hukuk bürosunun da dava dışı şirkete borcunun olduğunu, borcunu ödememiş olan davacı tarafın ödemediği fatura ile ilgili olarak icra takibi başlatmasının kötüniyet taşıdığını, davacının hissesine düşen miktarları mahkeme kasasına teslim etmeye hazır olduklarını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin 9. maddesinde, 30.04.2009 tarihinden önce şirketçe düzenlenmiş faturalara ilişkin yapılacak ödemelerin yarısının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle 2.272,22 EURO ve 748 USD alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar takip tarihinden sonra dava dışı şirkete yapılan bir kısım ödemeler var ise de bu ödemelerin, takip tarihi itibariyle muaccel olmadığından hüküm altına alınamayacağı, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.272,22 Euro ve 748,00 USD yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca ödenmesi gerektiği iddia olunan bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, davacı taraflar arasında dava dışı limited şirketin hisselerinin devrine ilişkin 17.11.2009 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca dava dışı şirketin 30.04.2009 tarihine kadar kestiği faturalardan 05.10.2009 tarihine kadar ödenmemiş olanlarının; sözleşmenin imzalanmasından sonra ödenmesi halinde ödenen meblağın yarısının kendisine ait olduğunu ileri sürmüş olup sözleşme ekinde de ödenmemiş faturalar gösterilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, dava dışı şirketin ticari kayıtları ve banka hesapları incelenmeksizin yalnızca davalı tarafından dosyaya sunulan belgelere dayalı kanaat bildirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 221. maddesi de göz önüne alınarak dava dışı şirketin ticari defterleri ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu suretle taraflar arasındaki sözleşmede sayılan faturaların şirkete ödenip ödenmediğinin tespiti ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olmasına ve mahkemece de itirazın kısmen iptal edilmesine rağmen davalının kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi icra inkar tazminatına TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden tazminata hükmolunması da doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171095100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz