6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15769 E. 2015/2282 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı muacceliyet hisse devir sözleşmesi olumsuz oy bilirkişi incelemesi limited şirket ticari defter kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 221

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin 9. maddesinde, 30.04.2009 tarihinden önce şirketçe düzenlenmiş faturalara ilişkin yapılacak ödemelerin yarısının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle 2.272,22 EURO ve 748 USD alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar takip tarihinden sonra dava dışı şirkete yapılan bir kısım ödemeler var ise de bu ödemelerin, takip tarihi itibariyle muaccel olmadığından hüküm altına alınamayacağı, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.272,22 Euro ve 748,00 USD yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca ödenmesi gerektiği iddia olunan bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, davacı taraflar arasında dava dışı limited şirketin hisselerinin devrine ilişkin 17.11.2009 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca dava dışı şirketin 30.04.2009 tarihine kadar kestiği faturalardan 05.10.2009 tarihine kadar ödenmemiş olanlarının; sözleşmenin imzalanmasından sonra ödenmesi halinde ödenen meblağın yarısının kendisine ait olduğunu ileri sürmüş olup sözleşme ekinde de ödenmemiş faturalar gösterilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, dava dışı şirketin ticari kayıtları ve banka hesapları incelenmeksizin yalnızca davalı tarafından dosyaya sunulan belgelere dayalı kanaat bildirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 221. maddesi de göz önüne alınarak dava dışı şirketin ticari defterleri ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu suretle taraflar arasındaki sözleşmede sayılan faturaların şirkete ödenip ödenmediğinin tespiti ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olmasına ve mahkemece de itirazın kısmen iptal edilmesine rağmen davalının kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi icra inkar tazminatına TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden tazminata hükmolunması da doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13664 E. 2016/9773 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sözleşmenin Feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2452 E. 2015/9415 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13481 E. 2014/3093 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/15769 E.  ,  2015/2282 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2012/235-2014/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı limited şirketin ortakları olduklarını, müvekkilinin dava dışı şirketteki hisselerini 17.11.2009 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiğini, bu sözleşme uyarınca 30.04.2009 tarihine kadar söz konusu şirket tarafından düzenlenmiş olup sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle karşılıkları tahsil edilmemiş faturaların, sözleşmenin imzalanmasından sonra ödenmesi halinde yapılan ödemelerin yarısının davalı tarafından davacıya ödeneceğini, sözleşmede öngörülen ödemelerin davalı tarafça yerine getirilmediğini, bu nedenle aleyhine başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle alacağın belli olmaması nedeniyle icra takibine itirazda bulunulduğunu, davacının halen ortağı olduğu hukuk bürosunun da dava dışı şirkete borcunun olduğunu, borcunu ödememiş olan davacı tarafın ödemediği fatura ile ilgili olarak icra takibi başlatmasının kötüniyet taşıdığını, davacının hissesine düşen miktarları mahkeme kasasına teslim etmeye hazır olduklarını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin 9. maddesinde, 30.04.2009 tarihinden önce şirketçe düzenlenmiş faturalara ilişkin yapılacak ödemelerin yarısının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle 2.272,22 EURO ve 748 USD alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar takip tarihinden sonra dava dışı şirkete yapılan bir kısım ödemeler var ise de bu ödemelerin, takip tarihi itibariyle muaccel olmadığından hüküm altına alınamayacağı, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.272,22 Euro ve 748,00 USD yönünden iptaline, hüküm altına alınan alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca ödenmesi gerektiği iddia olunan bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, davacı taraflar arasında dava dışı limited şirketin hisselerinin devrine ilişkin 17.11.2009 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca dava dışı şirketin 30.04.2009 tarihine kadar kestiği faturalardan 05.10.2009 tarihine kadar ödenmemiş olanlarının; sözleşmenin imzalanmasından sonra ödenmesi halinde ödenen meblağın yarısının kendisine ait olduğunu ileri sürmüş olup sözleşme ekinde de ödenmemiş faturalar gösterilmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, dava dışı şirketin ticari kayıtları ve banka hesapları incelenmeksizin yalnızca davalı tarafından dosyaya sunulan belgelere dayalı kanaat bildirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 221. maddesi de göz önüne alınarak dava dışı şirketin ticari defterleri ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu suretle taraflar arasındaki sözleşmede sayılan faturaların şirkete ödenip ödenmediğinin tespiti ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olmasına ve mahkemece de itirazın kısmen iptal edilmesine rağmen davalının kötüniyet tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi icra inkar tazminatına TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden tazminata hükmolunması da doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171095100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.