Uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/430 E. 2020/526 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Bir davada nihai hükümle elde edilebilecek sonucu önceden sağlayan, yani uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte talepler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez; tedbir talebinin davanın esasıyla örtüşmesi ve tarafların hak sahipliği konusunda bu aşamada kesin bir belirleme yapılamaması hâlinde talebin reddi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Şirket defter, belge ve aracın tedbiren teslimi talebinin ana davanın esasını çözer nitelikte olup olmadığı → ret
İddia: İhtiyati tedbir isteyen vekili, HMK 389 ve TTK 64-82 maddeleri uyarınca müvekkili şirketin defter tutma ve saklama yükümlülüğünün davalılar tarafından engellendiğini, şirket merkezine ve defterlere erişimin sağlanması gerektiğini, ara kararda tedbir koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin gerekçe bulunmadığını ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ve teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 389/2 uyarınca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hâle geleceği veya ciddi bir zararın doğacağı endişesi gerekir; HMK 390 uyarınca talep eden taraf tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Hakim, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini her somut olayda dikkatle incelemeli ve verilecek tedbir kararı uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmamalıdır; bir davada hükümle elde edilebilecek hususta ihtiyati tedbir kararı verilemez. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür; yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Somut olayda davalı şirket uyuşmazlığa taraf olmadığını ve işyerini kiraladığını, diğer davalı ise şirketin faaliyetine son verildiğinden merkezin davalı şirkete devredildiğini ileri sürmüş olup, şirket merkez adresinde faaliyet gösteren şirketin kullanımının bu aşamada haksız olduğu belirlenememektedir. Davacının talebinin, şirket yetkilisinin merkeze girişinin sağlanarak defter, belge, eşya ve aracın kendisine teslimi noktasında olması, bu talebin aynı zamanda ana davadaki uyuşmazlığın esasını oluşturması nedeniyle, esası çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın taşıyıcı gerekçesi, talep edilen ihtiyati tedbirin davanın esasıyla örtüştüğü hallerde tedbir kararı verilemeyeceği ilkesini somutlaştırmaktadır; bölgesel ve ikna edici nitelikte, benzer defter/belge teslimi taleplerine ilişkin tedbir uyuşmazlıklarında emsal alınabilecek bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ geçici hukuki koruma↗ uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte tedbir yasağı↗ ticari defter ve belgelerin teslimi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/430
KARAR NO 2020/526
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/01/2020 (Ara Karar)
NUMARASI 2019/1009 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/05/2020
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; vekil olarak müvekkili şirket adına yetkili olan ...’in vekalet görevini kötüye kullandığını ve vekillikten azline rağmen hukuka aykırı müvekkili şirketin şirket merkezine ve şirket merkezinde bulunan ticari defter ve kayıtlarına erişimi engellenmiş olduğunu, müvekkili şirket açısından telafisi güç zararların doğmasının önüne geçilmesi adına “... Mah. ... Plaza No: ... Kat: ... Zeytinburnu/İstanbul” adresinde bulunan ve şu anda de facto/fiili olarak ... Ltd. Şti. tarafından şube olarak kullanıldığını ve sonrada işbu adrese işyeri nakli gerçekleştirdiği tespit edilen şirket merkezinde bulunan tüm şirket defterlerinin ve belgelerinin müvekkili şirkete iadesi ve 2016 model ...
marka ... plakalı aracın yakalanarak müvekkil şirkete teslimini talep ettiklerini, müvekkili şirketin ticari merkezi olan ve halihazırda ... Ltd. Şti tarafından işgal edilen adrese girişinin sağlanarak müvekkil şirkete ait tüm belgeler, defterler ve kayıtlar ile her türlü bilgi, belgenin müvekkili şirkete teslimi için karşı taraf dinlenilmeksizin ve teminatsız olarak tedbiren müvekkili şirket yetkilisi ...’e teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ihtiyati tedbir uyuşmazlık konusu hakkında verilecek olsa da davacının ihtiyati tedbire konu talebinin söz konusu şirkete ait defterlerin kendisine teslimi noktasında olduğu, bu talebin aynı zamanda ana davadaki uyuşmazlığın esasını oluşturduğu, bu haliyle ana davada esası çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; HMK'nın 389 ve müvekkili şirketin ticari faaliyetine devam etmesi ve TTK'nın 64 ve 82 maddeleri uyarınca tutmakla yükümlü olduğu defterleri ve kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesinin davalılar tarafından engellendiğini,ara kararında ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini,davalı ...'in eylemleri nedeniyle defter tutma ve saklama yükümlülüklerini hukuka aykırı olarak engellediğini, müvekkili şirkete ait defter ve ticari kayıtların şirket merkezi olan Zeytinburnu adresinde bulunduğundan ötürü davalı ...'in vekalet görevine kötüye kullanması ve ...'in de facto şekilde müvekkili şirket merkezini şube ve işyeri merkezi olarak kullanmasından ötürü müvekkili şirketin defterler ve belgeler üzerindeki mülkiyet hakkı ve teşebbüs özgürlüğünün ihlal edildiğini,ara kararının kaldırılmasına, müvekkili şirketin ticari merkezine girişinin sağlanarak müvekkili şirkete ait tüm belgeler, defterler ve kayıtlar ile her türlü bilgi, belge ve eşyanın müvekkili şirkete teslimi için teminatsız olarak ihtiyati tedbiren müvekkili şirket yetkilisine teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık; davalı şirket tarafından işgal edildiği ileri sürülen şirket merkezine şirket ortağı ...'in girişinin sağlanarak şirket ticari defterlerinin,belgelerinin ve şirkete ait aracın davacıya iadesine ilişkin davada, ticari defter ve kayıtlar ile aracın davalılardan alınarak tedbiren davacıya teslimi yönünde ihtiyati tebdir kararı verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK 389/(2) Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
" Aynı yasanın 390 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlığa benzer bir konuda; Yargıtay 19 HD 2019/2981 esas 2019/4812 karar sayılı ve 17.10.2019 tarihli ilamı ile: Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir.
İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.Açıklanan hukuki değerlendirme çerçevesinde bir davada hükümle elde edilebilecek hususta ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğine, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Davalı şirket taraflar arasında ki uyuşmazlığa taraf olmadığını, kiraladığı işyeri olduğunu ileri sürerken ,davalı ... ise şirketin faaliyetine son verildiğinden merkezin davalı şirkete devredildiği beyan edilmiştir.Şirket merkez adresinde faaliyet gösteren şirketin kullanımının bulunulan aşama itibariyle haksız olduğu belirlenememektedir.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Davacının ihtiyati tedbire konu talebinin şirket yetkilisinin şirket merkezine girişinin sağlanarak şirkete ait defterlerin,belgelerin ,eşyaların ve aracın kendisine teslimi noktasında olduğu, bu talebin aynı zamanda ana davadaki uyuşmazlığın esasını oluşturduğunu, bu haliyle ana davada esası çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden talebin reddine karar verilmesinden isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.22/05/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170936 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi