Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11759 E. 2015/3693 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçici depolama↗ borcun ifası↗ ifa imkansızlığı↗ mücbir sebep↗ rücuan tazminat↗ butlan↗ tanıma↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ifa↗ taahhütname↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının geçici depolama yeri işleticisi olduğu, 818 sayılı BK'nın 474. maddesi uyarınca ardiye sahibini eşyayı ihtimam ile muhafaza etme yükümlülüğü bulunduğu, sorumluluğun depolama yerinden emtianın çıkışına kadar devam edeceği, antreponun dere yatağının üst kotundan iki metre aşağıya yapıldığı, yapı ruhsatı ve iskan belgesinin olmadığı, davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak mücbir sebep bulunmadığı, böyle bir zararın gerçekleşebileceğinin davalı tarafından öngörülebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigortalıya ait emtiasının davalı tarafından işletilen antrepoda bulunduğu sırada meydana gelen sel baskını nedeniyle hasarlandığı iddiasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, Hasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmü uyarınca karşılıklı taahhütleri içeren sözleşmelerde borçluya yüklenemeyen nedenler dolayısıyla borcun ifası mümkün olmazsa borç ortadan kalkar.
Buna göre; "Borçluya isnat olunamayan haller münasebeti nedeniyle borcun ifası mümkün olmazsa borç sakıt olur" yasa maddesine göre imkansızlıktan söz edebilmek için imkansızlığın sözleşmeden sonra meydana gelmesi gerekir. Şayet imkansızlık sözleşmenin yapıldığı sırada veya bundan önce mevcutsa sözleşmenin butlanına neden olur. ( BK, m. 20 ).
Doktrin ve Yargıtay uygulamasında imkansızlık, ortaya çıkış nedenine göre bazı ayrımlara tabi tutulmaktadır. Eğer ifa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise buna "objektif imkansızlık", yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da "sübjektif imkansızlık" denilmektedir. İmkansızlık sözleşmeden sonra ve taraflardan birinin kusurundan kaynaklanmışsa bu durum "kusurlu imkansızlık" ve fakat tarafların kusuru olmadan meydana gelmişse "kusursuz imkansızlık" olarak adlandırılır. İmkansızlık borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Borcun ifasının imkansız hale gelmesi, mücbir sebepten, bir başka ifade ile önlenemez nedenden kaynaklanabilir. Genelde dış kuvvetlerin sonucu olan, borçlunun işletmesiyle bağlantılı bulunmayan, önceden görülemeyen, kaçınılmaz ve mutlak bir şekilde borcun ifasını engelleyen olay olarak doktrinde tanımını bulan mücbir sebebin varlığı, borçlu yönünden borcu ortadan kaldıran nedenler arasındadır.
Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olunursa, davaya konu sel felaketinin 09.09.2009 tarihinde meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, dairemize intikal eden emsal mahiyetteki dosyalar itibari ile dava konusu felaket, Dairemiz kararlarında borcu sona erdiren bir mücbir sebep hali olarak kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkemece davaya konu sel felaketinin davalı antrepo işletmecisi yönünden mücbir sebep oluşturduğundan hareketle sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3197 E. 2015/11946 K.
Ortak:borcun ifası · ifa imkansızlığı · mücbir sebep · butlan · tanıma · ifa · taahhütname · kusur
İncelediğiniz kararda1-Dava, sigortalıya ait emtiasının davalı tarafından işletilen antrepoda bulunduğu sırada meydana gelen sel baskını nedeniyle hasarlandığı iddiasına dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, Hasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmü uyarınca karşılıklı «taahhütleri» içeren sözleşmelerde borçluya yüklenemeyen nedenler dolayısıyla «borcun ifası» mümkün olmazsa borç ortadan kalkar.
Eğer «ifa imkansızlığı» sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise buna "objektif imkansızlık", yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da "sübjektif imkansızlık" denilmektedir.
Genelde dış kuvvetlerin sonucu olan, borçlunun işletmesiyle bağlantılı bulunmayan, önceden görülemeyen, kaçınılmaz ve mutlak bir şekilde «borcun ifasını» engelleyen olay olarak doktrinde «tanımını» bulan mücbir «sebebin» varlığı, borçlu yönünden borcu ortadan kaldıran nedenler arasındadır.
Benzer bu karardaHasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmü uyarınca karşılıklı «taahhütleri» içeren sözleşmelerde borçluya yüklenemeyen nedenler dolayısıyla «borcun ifası» mümkün olmazsa borç ortadan kalkar.
Eğer «ifa imkansızlığı» sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise buna "objektif imkansızlık", yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da "sübjektif imkansızlık" denilmektedir.
Genelde dış kuvvetlerin sonucu olan, borçlunun işletmesiyle bağlantılı bulunmayan, önceden görülemeyen, kaçınılmaz ve mutlak bir şekilde «borcun ifasını» engelleyen olay olarak doktrinde «tanımını» bulan mücbir «sebebin» varlığı, borçlu yönünden borcu ortadan kaldıran nedenler arasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · ifa yardımcısı · taşıma sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek bir antrepoculuk faaliyetini yürüttüğünü söylemenin mümkün olmadığı, davalı şirketin «tacir» olduğu ve bu yönüyle basiretli olarak hareket etmesi gerektiği, davalının «taşıma sözleşmesinin» devamı olarak sözleşme gereğince «ifa yardımcısı» olarak sorumluluğunun bulunduğu, davacı taşıma edimini ifa etmiş olsa da, antrepo işleticisi olarak sorumluluğunun söz konusu olduğu, ardiye sahibinin bir «özen borcu» söz konusu olup, ihmal ve özensizlik nedeniyle meydana gelen zarardan da sorumluluğunun bulunduğu, olayda mücbir «sebebin» bulunmadığı, zararın miktarının 15.974,40 Euro olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2 …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14388 E. 2014/17129 K.
Ortak:borcun ifası · ifa imkansızlığı · mücbir sebep · butlan · tanıma · ifa · taahhütname · kusur
İncelediğiniz kararda1-Dava, sigortalıya ait emtiasının davalı tarafından işletilen antrepoda bulunduğu sırada meydana gelen sel baskını nedeniyle hasarlandığı iddiasına dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, Hasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmü uyarınca karşılıklı «taahhütleri» içeren sözleşmelerde borçluya yüklenemeyen nedenler dolayısıyla «borcun ifası» mümkün olmazsa borç ortadan kalkar.
Eğer «ifa imkansızlığı» sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise buna "objektif imkansızlık", yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da "sübjektif imkansızlık" denilmektedir.
Genelde dış kuvvetlerin sonucu olan, borçlunun işletmesiyle bağlantılı bulunmayan, önceden görülemeyen, kaçınılmaz ve mutlak bir şekilde «borcun ifasını» engelleyen olay olarak doktrinde «tanımını» bulan mücbir «sebebin» varlığı, borçlu yönünden borcu ortadan kaldıran nedenler arasındadır.
Benzer bu karardaHasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmü uyarınca karşılıklı «taahhütleri» içeren sözleşmelerde borçluya yüklenemeyen nedenler dolayısıyla «borcun ifası» mümkün olmazsa borç ortadan kalkar.
Eğer «ifa imkansızlığı» sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise buna "objektif imkansızlık", yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da "sübjektif imkansızlık" denilmektedir.
Genelde dış kuvvetlerin sonucu olan, borçlunun işletmesiyle bağlantılı bulunmayan, önceden görülemeyen, kaçınılmaz ve mutlak bir şekilde «borcun ifasını» engelleyen olay olarak doktrinde «tanımını» bulan mücbir «sebebin» varlığı, borçlu yönünden borcu ortadan kaldıran nedenler arasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenzili muafiyet · gümrük müşavirliği · abonman sigorta poliçesi · saklama yükümlülüğü · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · muafiyet · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaA.Ş'nin antreposunda bulunan malları «saklama yükümlülüğü» bulunması nedeniyle oluşan zarardan antrepo sahibi olarak sorumlu olduğu, diğer davalı sigorta şirketinin 31/07/2009-31/07/2010 vadeli iş yeri «abonman sigorta poliçeleri» doğrultusunda, sel ve su baskını «teminatı» nedeniyle her bir «hasarda» sigorta bedelinin %2'si oranında «tenzili muafiyeti» kapsamında zarardan sorumlu bulunduğu, 09/09/2009 tarihinde meydana gelen yoğun yağışın, zararın meydana gelmesinde etkisi var ise de, olay tarihinde dere yatağında bulunan iş yerlerinin selden zarar görmesi nedeniyle meydana gelen sel olayının önceden sezilemeyen ve öngörülemeyen bir sebepten yani mücbir sebepten kaynaklandığından söz edilemeyeceği, davalıların oluşan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı...
A.Ş'nin gümrüklü antreposunda bulunduğu sırada olayın meydana geldiği, durumun gümrük muayene memuru, gözetim memuru, «gümrük müşavir» yardımcısı ve davalı firma yetkilisi tarafından düzenlenen tarihsiz tutanakla tespit edildiği, davalı...
… devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağın % 40'ı oranında 45.984,80 TL (davalı Anadolu Sigorta A.Ş'nin 45.065,22 TL den sorumlu olmak üzere) «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Havayolları Taşımacılık A.Ş'ye ait gümrüklü antrepoda iken 09/09/2009 tarihinde meydana gelen sel felaketinde 7 kabının kaybolduğunu, 1 kabının ıslak ve kullanılamaz hale geldiğini, kayıp ve «hasarın» muayene memuru, gözetim memuru, «gümrük müşavir» yardımcısı ve davalı... yetkilisinin birlikte tutanakla tespit edildiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1670 E. 2019/8284 K.
Ortak:mücbir sebep · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «geçici depolama» yeri işleticisi olduğu, 818 sayılı BK'nın 474. maddesi uyarınca ardiye sahibini eşyayı ihtimam ile muhafaza etme yükümlülüğü bulunduğu, sorumluluğun depolama yerinden emtianın çıkışına kadar devam edeceği, antreponun dere yatağının üst kotundan iki metre aşağıya yapıldığı, yapı ruhsatı ve iskan belgesinin olmadığı, davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak «mücbir sebep» bulunmadığı, böyle bir zararın gerçekleşebileceğinin davalı tarafından öngörülebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olunursa, davaya konu sel felaketinin 09.09.2009 tarihinde meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, dairemize intikal eden emsal mahiyetteki dosyalar itibari ile dava konusu felaket, Dairemiz kararlarında borcu sona erdiren bir «mücbir sebep» hali olarak kabul edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davaya konu sel felaketinin davalı antrepo işletmecisi yönünden «mücbir sebep» oluşturduğundan hareketle sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… avacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 17/05/2018 tarih, 2016/11323 Esas, 2018/3669 Karar sayılı ilamı ile “...Dairemiz bozma ilamında ilke olarak «hasara» sebebiyet veren sel baskınının «mücbir sebep» oluşturduğunun belirtilmiş bulunmasına, öte yandan mahkemece bozma ilamına uyulduğu takdirde davacının iddiası doğrultusunda davalının «sebepsiz zenginleşmesinin» söz konusu olup olmadığının ayrıca inceleneceğinin tabi bulunmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine” karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davaya konu tazminat talebine dayanak teşkil eden 09/09/2009 tarihli sel felaketinin davalı tarafın tazminat sorumluğunu ortadan kaldıran «mücbir sebep» niteliği taşıdığı gerekçesiyle davalı Ulusal Lojistik Antrepo Hizmetleri Dış Tic.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 28/04/2016 tarih 2015/10768 Esas, 2016/4782 Karar sayılı ilamı ile “… davaya konu sel felaketinin davalı antrepo işletmecisi yönünden «mücbir sebep» oluşturduğunun ilke olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda… avacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 17/05/2018 tarih, 2016/11323 Esas, 2018/3669 Karar sayılı ilamı ile “...Dairemiz bozma ilamında ilke olarak «hasara» sebebiyet veren sel baskınının «mücbir sebep» oluşturduğunun belirtilmiş bulunmasına, öte yandan mahkemece bozma ilamına uyulduğu takdirde davacının iddiası doğrultusunda davalının «sebepsiz zenginleşmesinin» söz konusu olup olmadığının ayrıca inceleneceğinin tabi bulunmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine” karar verilmiştir.
Ltd’nin kendi sigortacısından hasarlanan mal bedelini tahsil ettiği ve dolayısıyla davalının «sebepsiz zenginleşmesinin» söz konusu olup olmadığı hususuyla ilgili mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11759 E. , 2015/3693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 tarih ve 2011/188-2013/161 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.03.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı emtiaların davalının antreposunda bulunduğu sırada 09.09.2009 tarihinde meydana gelen yağışlar nedeniyle hasar gördüğünü, sigortalının zararının karşılandığını ileri sürerek, 410.161,08 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, zararın mücbir sebepten kaynaklandığını, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının geçici depolama yeri işleticisi olduğu, 818 sayılı BK'nın 474. maddesi uyarınca ardiye sahibini eşyayı ihtimam ile muhafaza etme yükümlülüğü bulunduğu, sorumluluğun depolama yerinden emtianın çıkışına kadar devam edeceği, antreponun dere yatağının üst kotundan iki metre aşağıya yapıldığı, yapı ruhsatı ve iskan belgesinin olmadığı, davalının sorumluluğunu ortadan kaldıracak mücbir sebep bulunmadığı, böyle bir zararın gerçekleşebileceğinin davalı tarafından öngörülebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigortalıya ait emtiasının davalı tarafından işletilen antrepoda bulunduğu sırada meydana gelen sel baskını nedeniyle hasarlandığı iddiasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, Hasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmü uyarınca karşılıklı taahhütleri içeren sözleşmelerde borçluya yüklenemeyen nedenler dolayısıyla borcun ifası mümkün olmazsa borç ortadan kalkar.
Buna göre; "Borçluya isnat olunamayan haller münasebeti nedeniyle borcun ifası mümkün olmazsa borç sakıt olur" yasa maddesine göre imkansızlıktan söz edebilmek için imkansızlığın sözleşmeden sonra meydana gelmesi gerekir. Şayet imkansızlık sözleşmenin yapıldığı sırada veya bundan önce mevcutsa sözleşmenin butlanına neden olur. ( BK, m.
20 ) .
Doktrin ve Yargıtay uygulamasında imkansızlık, ortaya çıkış nedenine göre bazı ayrımlara tabi tutulmaktadır. Eğer ifa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise buna "objektif imkansızlık", yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da "sübjektif imkansızlık" denilmektedir. İmkansızlık sözleşmeden sonra ve taraflardan birinin kusurundan kaynaklanmışsa bu durum "kusurlu imkansızlık" ve fakat tarafların kusuru olmadan meydana gelmişse "kusursuz imkansızlık" olarak adlandırılır. İmkansızlık borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Borcun ifasının imkansız hale gelmesi, mücbir sebepten, bir başka ifade ile önlenemez nedenden kaynaklanabilir.
Genelde dış kuvvetlerin sonucu olan, borçlunun işletmesiyle bağlantılı bulunmayan, önceden görülemeyen, kaçınılmaz ve mutlak bir şekilde borcun ifasını engelleyen olay olarak doktrinde tanımını bulan mücbir sebebin varlığı, borçlu yönünden borcu ortadan kaldıran nedenler arasındadır.
Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olunursa, davaya konu sel felaketinin 09.09.2009 tarihinde meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, dairemize intikal eden emsal mahiyetteki dosyalar itibari ile dava konusu felaket, Dairemiz kararlarında borcu sona erdiren bir mücbir sebep hali olarak kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkemece davaya konu sel felaketinin davalı antrepo işletmecisi yönünden mücbir sebep oluşturduğundan hareketle sonuca gidilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170724700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz