İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13054 E. 2015/12394 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kollektif şirket↗ ihtiyati haciz↗ tüzel kişilik↗ haciz↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TTK 237. maddesine göre, kollektif şirkette borç ve taahhütlerden dolayı birinci derecede şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğu, ortağa karşı takip yapmanın şirkete karşı yapılan takibin semeresiz kalması ve şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi şartına bağlı olduğundan kollektif şirket ortağı ... hakkındaki talebin reddine; diğerleri yönünden ihtiyati haciz isteminin ise alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre kanuna uygun görüldüğünden kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, 15.09.2015 tarihli dilekçesiyle mahkemeye kısmen redde itiraz etmiş, mahkemece 16.09.2015 tarihli kararla talebin temyizle mümkün olduğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ... ortağı bulunan ... yönünden 6102 sayılı TTK'nın 237/1 maddesi gereğince talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, bu madde gereğince, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya sona ermiş ise ancak ortak aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir ise de; aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, bu hüküm ortakların kişisel mallarına ihtiyati haciz konulmasına mani değildir. Bu nedenle mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati haczin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3328 E. 2022/7064 K.
Ortak:kollektif şirket · tüzel kişilik · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK 237. maddesine göre, «kollektif şirkette» borç ve «taahhütlerden» dolayı birinci derecede şirket «tüzel kişiliğinin» sorumlu olduğu, ortağa karşı takip yapmanın şirkete karşı yapılan takibin semeresiz kalması ve şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi şartına bağlı olduğundan kollektif şirket ortağı ... hakkındaki talebin reddine; diğerleri yönünden «ihtiyati haciz» isteminin ise alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre kanuna uygun görüldüğünden kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabına göre Halil İbrahim Kuşçu ve ortakları «kollektif şirketinin» faal olduğu, TTK'nın 237. maddesine göre kollektif şirketin borç ve «taahhütlerinden» dolayı 1. derece şirketin sorumlu olduğu, ancak, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise yalnız ortak veya ortak ile birlikte şirket aleyhine dava açılabileceği veya takip yapılabileceği, ortaklıktan çıkartılan davacının «payının» ödenmesi için «tüzel kişiliği» bulunan şirkete karşı dava açmadan doğrudan şirket ortaklarına karşı dava açıldığı, TTK'nın 237/1-2 maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı, şirket borçlarından dolayı şirket ortaklarının 2. derecede sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «kollektif şirketten» çıkarılan ortağın «çıkma payının» diğer ortaklardan tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar çıkarılan ortağın pay bedelinin ödenmesinden «kollektif şirket» sorumlu ise de somut olayda şirketin bütün ortakları davada «temsil» edildiği için davanın «pasif husumet» nedeniyle reddi doğru olmamış bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunu reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · resen terkin · ortaklıktan çıkarılma · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · terkin
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabına göre Halil İbrahim Kuşçu ve ortakları «kollektif şirketinin» faal olduğu, TTK'nın 237. maddesine göre kollektif şirketin borç ve «taahhütlerinden» dolayı 1. derece şirketin sorumlu olduğu, ancak, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise yalnız ortak veya ortak ile birlikte şirket aleyhine dava açılabileceği veya takip yapılabileceği, ortaklıktan çıkartılan davacının «payının» ödenmesi için «tüzel kişiliği» bulunan şirkete karşı dava açmadan doğrudan şirket ortaklarına karşı dava açıldığı, TTK'nın 237/1-2 maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı, şirket borçlarından dolayı şirket ortaklarının 2. derecede sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, vergi dairesine yazılan yazıya verilen cevapta şirketin vergi yükümlülüklerini yerine getirmediği/adresinde bulunmadığından «resen terkin» ettirildiğinin belirtildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta ise şirketin durumunun faal olduğunun belirtildiği, TTK'nın 237. maddesinin ortakların sorumluluk derecesini düzenleyen ilkesel nitelikte hükümler içerdiği, bu madde uyarınca şirkete karşı yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması halinde ortaklara karşı dava açılabileceği, «ortaklıktan çıkarılan» davacının şirkete karşı yaptığı herhangi bir icra takibinin bulunmadığı, bunun yanı sıra şirketin halen faal olduğu, bu durumda şirketin sorumluluğuna gidilmeden o …
Dava, «kollektif şirketten» çıkarılan ortağın «çıkma payının» diğer ortaklardan tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar çıkarılan ortağın pay bedelinin ödenmesinden «kollektif şirket» sorumlu ise de somut olayda şirketin bütün ortakları davada «temsil» edildiği için davanın «pasif husumet» nedeniyle reddi doğru olmamış bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunu reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13054 E. , 2015/12394 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2015 tarih ve 2015/1445-2015/1449 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkiline verilen 09.09.2015 vade tarihli 20.000.000,00 TL bedelli çekin vadesinde ödenmediğini, haricen yapılan girişimlerin de başarısız olduğunu, borcun muacceliyeti ve borçluların mal kaçırma ihtimaline binaen 8.463.941,23 TL asıl alacağın tahsili için borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, TTK 237. maddesine göre, kollektif şirkette borç ve taahhütlerden dolayı birinci derecede şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğu, ortağa karşı takip yapmanın şirkete karşı yapılan takibin semeresiz kalması ve şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi şartına bağlı olduğundan kollektif şirket ortağı ... hakkındaki talebin reddine; diğerleri yönünden ihtiyati haciz isteminin ise alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre kanuna uygun görüldüğünden kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, 15.09.2015 tarihli dilekçesiyle mahkemeye kısmen redde itiraz etmiş, mahkemece 16.09.2015 tarihli kararla talebin temyizle mümkün olduğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ... ortağı bulunan ... yönünden 6102 sayılı TTK'nın 237/1 maddesi gereğince talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, bu madde gereğince, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya sona ermiş ise ancak ortak aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir ise de; aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, bu hüküm ortakların kişisel mallarına ihtiyati haciz konulmasına mani değildir. Bu nedenle mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati haczin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulüyle mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170649700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz