İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4564 E. 2015/2111 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak↗ protokol↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının 82.507,76 TL ve 39.700 USD alacaklı olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, anılan bedeller üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak davaya konu 39.700 USD alacağın protokolde yer aldığı ve bu nedenle belirlenebilir, bilinebilir ve hesap edilebilir olduğu, dolayısıyla likit alacak niteliğini taşıdığı, bu durumda davalı aleyhine icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği” gerekçesi ile davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın 82.507,76 TL ve 39.700 USD yönünden kısmen iptali ile anılan bedeller üzerinden takibin devamına ve 39.700 USD alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12939 E. 2018/6972 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 14.700 TL'nin 20.09.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil ... vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce faiz yönünden bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10994 E. 2018/5846 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 700.000 TL «cezai şartın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4564 E. , 2015/2111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.12.2013 tarih ve 2013/433 - 2013/447 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.02.2015 günü hazır bulunan davacı asil ..., davacı vekilleri Av. ... ile Av. .... ile davalı asil ..., davalı vekilleri Av. .... ile Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların kardeş olup dava dışı ...'ni kurduklarını, davacının şahsen yürüttüğü .... ile olan acentelik ilişkisini tasfiye edip, şirketi sona erdirdiğini ve kendi şahsi acenteliğindeki müşteri portföyünü anılan şirkete aktardığını, bu şirketteki ortaklığın 30.06.2005 tarihine kadar devam ettiğini, taraflar arasında 30.06.2005 tarihinde imzalanan "... ile ... Hisse Devir Sözleşmesi Şartlarına ait Feragatname ve Protokol" başlıklı 5 sayfadan ibaret sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ile anılan şirketlerdeki %50 ortaklık hissesinin davacı tarafından davalıya devredildiğini, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespit edildiğini, sözleşme şartları incelendiğinde görüleceği üzere iki ortak arasında mal varlığı ve müşteri portföyü dağıtımının açıkça düzenlendiğini, anılan protokolün 8.maddesinin ayrıntılı bir şekilde mal varlığının paylaşılmasını düzenlediğini, 30.06.2005 tarihi itibariyle yapılan muhasebeleştirme sonucunda ise davacının her kaleme ilişkin fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 91.627 YTL ve 39.700 ABD doları alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davacının bu alacağın tahsili için başlatılanicra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.11.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 39.700 USD ve 210.007,76 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davalının borçlu olmayıp bilakis alacaklı olduğunu, taraflar arasında 30.06.2005 tarihli protokolün imzalandığını, protokol uyarınca şirketlerin müşteri portföyünde iken bir kısım poliçelerle ilgili prim bedellerinin tahsilinin sağlanması için davacıya prim tahsilat makbuz asıllarının imzalı ve boş olarak teslim edildiğini, davacının başlangıçta tahsil ettiği miktarları şirkete iade ettiğini, bir süre sonra bilgi akışının kesildiğini ve tahsil edilen paraların şirkete aktarılmadığını, bu konuda davacıya 02.10.2006 tarihli mektup yazılarak borç tahsilat makbuz koçanlarının iadesini istendiğini, davacının, davalı tarafından 04.07.2005 tarihinde banka havalesiyle ödenen 101.865 USD'lik ödemesinden hiç söz etmediğini, davacının çelişkili taleplerde bulunduğunu, davacının bu kapsamda 18.11.2005 tarihinde davalıya gönderdiği ek protokol başlıklı belgede imzasının bulunduğunu ve bu yazıdaki izahına göre 34.413 TL ve 39.772 ABD doları alacağının olduğunu iddia ettiğini, davadaki ve takipteki taleplerinin de farklı ve çelişkili olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığından 18.11.2005 tarihli ek protokolü imzalamadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının 82.507,76 TL ve 39.700 USD alacaklı olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, anılan bedeller üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak davaya konu 39.700 USD alacağın protokolde yer aldığı ve bu nedenle belirlenebilir, bilinebilir ve hesap edilebilir olduğu, dolayısıyla likit alacak niteliğini taşıdığı, bu durumda davalı aleyhine icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği” gerekçesi ile davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın 82.507,76 TL ve 39.700 USD yönünden kısmen iptali ile anılan bedeller üzerinden takibin devamına ve 39.700 USD alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.093,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170371200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz