Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17099 E. 2015/1960 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri↗ özen yükümlülüğü↗ teamül↗ kişilik hakları↗ kusur oranı↗ ipotek↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ maddi tazminat↗ kusur↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre; dava konusu konut kredisi işlemlerinde tapu işlemleri sonrasında kullandırılan kredinin blokeli çek olarak satıcıya
teslimi ya da kredi müşterisi tarafından verilecek talimat uyarınca konut satış bedelinin satıcının bildireceği hesaba transfer edildiği, somut olayda bu uygulama şekline aykırt davranıldığı, Davacıya aldığını kabul ettiği 9.000,00 TL dışında ödeme yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan dekont üzerinde davacının imzasının bulunmasının davacıya ödeme yapıldığı anlamına gelmediği, banka müfettişlerince yapılan soruşturma neticesinde dava konusu kredinin diğer müşterilerce alınan kredilerin tahsilinde kullanıldığının öğrenildiğini, adam çalıştıran konumundaki davalı bankanın somut olayda sorumluluğunun bulunduğu ancak tapudaki satış işlemleri sırasında parasını tahsil etmediği halde tahsil ettiğine dair beyanda bulunan, para almamasına karşın ödeme dekontunu imzalayan, parasını tahsil edememesine karşın izleyen günlerde itiraz etmeyen davacının da zararın oluşumunda kusurunun bulunduğu, davacının kusur oranın %15 olarak değerlendirildiği, dava tarihi öncesinde davalının temerrüte düşürülmemesi nedeniyle dava tarihinde faize hükmedilmesinin gerektiği, davacının kişilik haklarına saldığı hususunun kanıtlanamaması nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle 43.350,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı ...'e kullandırılan konut kredisi nedeniyle kredi bedelinin taşınmazın satıcısı olan davacıya ödenmemesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacıya ait taşınmazın dava dışı ...'e satıldığı, satım işlemi sırasında dava dışı ...'in davalı bankadan konut kredisi kullandığı, kullanılan kredi nedeniyle taşınmaz üzerine davalı banka yararına ipotek tesis edildiği hususlarında ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık; kredi bedelinin kime ve ne suretle ödendiği veya ödenmesi gerektiği hususlarında toplanmaktadır. Mahkemece; uyuşmazlığın çözümüne yönelik yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayıp, davalı bankanın kayıtları üzerinde araştırma yapılarak ibraz edilen dekont tarihinde kasadan fiilen çıkışı yapılmış bir paranın bulunup bulunmadığı, kredi bedeli ile üçüncü kişilere ait kredi hesaplarının kapatılıp kapatılmadığı hususları da irdelenerek bu hususlarla birlikte konut kredisi uygulamasında kredi kullananlara ödemenin nasıl yapılacağına dair Merkez Bankası veya Bankalar Birliği’nin bankalara yönelik bir talimatının bulunup bulunmadığı, buna ilişkin bankacılık uygulamasının hangi yönde olduğu, davalı banka tarafından Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi hükmünde yazılı olan özen yükümlülüğüne, bankacılık teamüllerine ve kredi sözleşmesi hükümlerine uygun davranılıp davranılmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2065 E. 2019/1187 K.
Ortak:bankacılık teamülleri · özen yükümlülüğü · teamül · ipotek · kredi sözleşmesi · maddi tazminat · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz kararda… n çözümüne yönelik yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayıp, davalı bankanın kayıtları üzerinde araştırma yapılarak «ibraz» edilen dekont tarihinde kasadan fiilen çıkışı yapılmış bir paranın bulunup bulunmadığı, kredi bedeli ile üçüncü kişilere ait kredi hesaplarının kapatılıp kapatılmadığı hususları da irdelenerek bu hususlarla birlikte konut kredisi uygulamasında kredi kullananlara ödemenin nasıl yapılacağına dair Merkez Bankası veya Bankalar Birliği’nin bankalara yönelik bir talimatının bulunup bulunmadığı, buna ilişkin bankacılık uygulamasının hangi yönde olduğu, davalı banka tarafından Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi hükmünde yazılı olan «özen yükümlülüğüne», «bankacılık teamüllerine» ve «kredi sözleşmesi» hükümlerine uygun davranılıp davranılmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre; dava konusu konut kredisi işlemlerinde tapu işlemleri sonrasında kullandırılan kredinin blokeli «çek» olarak satıcıya «teslimi» ya da kredi müşterisi tarafından verilecek talimat uyarınca konut satış bedelinin satıcının bildireceği hesaba transfer edildiği, somut olayda bu uygulama şekline aykırt davranıldığı, Davacıya aldığını kabul ettiği 9.000,00 TL dışında ödeme yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan dekont üzerinde davacının imzasının bulunmasının davacıya ödeme yapıldığı anlamına gelmediği, banka müfettişlerince yapılan soruşturma neticesinde dava konusu kredinin diğer müşterilerce alınan kredilerin tahsilinde kullanıldığının öğrenildiğini, adam çalıştıran konumundaki davalı bankanın somut olayda sorumluluğunun bulunduğu ancak tapudaki satış işlemleri sırasında parasını tahsil etmediği halde tahsil ettiğine dair beyanda bulunan, para almamasına karşın ödeme dekontunu imzalayan, parasını tahsil edememesine karşın izleyen günlerde itiraz etmeyen davacının da zararın oluşumunda kusurunun bulunduğu, davacının «kusur oranın» %15 olarak değerlendirildiği, dava tarihi öncesinde davalının «temerrüte» düşürülmemesi nedeniyle dava tarihinde faize hükmedilmesinin gerektiği, davacının «kişilik haklarına» saldığı hususunun kanıtlanamaması nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle 43.350,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacıya ait taşınmazın dava dışı ...'e satıldığı, satım işlemi sırasında dava dışı ...'in davalı bankadan konut kredisi kullandığı, kullanılan kredi nedeniyle taşınmaz üzerine davalı banka yararına «ipotek» tesis edildiği hususlarında ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık; kredi bedelinin kime ve ne suretle ödendiği veya ödenmesi gerektiği hususlarında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… ...'e satıldığı, satım işlemi sırasında dava dışı ...'in davalı bankadan konut kredisi kullandığı, kullanılan kredi nedeniyle taşınmaz üzerine davalı banka yararına «ipotek» tesis edildiği, uyuşmazlığın; kredi bedelinin kime ve ne suretle ödendiği veya ödenmesi gerektiği hususlarında toplandığı, mahkemece; uyuşmazlığın çözümüne yönelik yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayıp, davalı bankanın kayıtları üzerinde araştırma yapılarak «ibraz» edilen dekont tarihinde kasadan fiilen çıkışı yapılmış bir paranın bulunup bulunmadığı, kredi bedeli ile üçüncü kişilere ait kredi hesaplarının kapatılıp kapatılmadığı hususları da irdelenerek davalı banka tarafından 818 sayılı BK’nın 99. maddesi hükmünde yazılı olan «özen yükümlülüğüne», «bankacılık teamüllerine» ve «kredi sözleşmesi» hükümlerine uygun davranılıp davranılmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonu …
… soruşturma ve müfettiş raporları tam olarak dosya arasına celp edilip davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak davalı banka tarafından dosyaya «ibraz» edilen ... adet ödeme dekontu ile yapılan ödemelerin ne surette kimlere yapıldığı, ödeme tarihlerinde kasadan fiilen çıkışı yapılmış bir paranın bulunup bulunmadığı, kredi bedeli ile üçüncü kişilere ait kredi hesaplarının kapatılıp kapatılmadığı hususlarında değerlendirme yapılıp davacının imzası bulunan dekont bakımından «ispat yükü» de nazara alınmak suretiyle bozma gereğine uygun, «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… şlerince yapılan soruşturma gereği mevcut kredinin dava dışı banka müşterisi... tarafından kullanılan dolaylı kredilere ilişkin borçların tahsili için kullanıldığı, «haksız fiil» nedeniyle doğan bu zararda hukuka aykırı fiil ile zarar arasında doğrudan doğruya «illiyet bağının» mevcut olduğu, bankanın sorumluluğunun TBK’nın 66. maddesinde düzenlenen özen sorumluluğu başlığı altında «adam çalıştıranın sorumluluğu» olduğu, zararın oluşmasında davalı bankanın %85 oranında, davacının ise tapudaki satış işlemleri aşamasında parasını almamasına rağmen imzalamış olduğu satışa ilişkin akit tablosunda parayı aldığını belirtmiş olması, parayı almamasına rağmen ödeme dekontunu imzalamış olması ve paranın alınmasını izleyen günlerde itiraz etmeyerek zararın oluşmasında kendisinin de etkili olmasına göre %... oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 43.350 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adam çalıştıranın sorumluluğu · denetime elverişli bilirkişi raporu · illiyet bağı · denetime elverişlilik · ispat yükü · haksız fiil
Benzer bu kararda… şlerince yapılan soruşturma gereği mevcut kredinin dava dışı banka müşterisi... tarafından kullanılan dolaylı kredilere ilişkin borçların tahsili için kullanıldığı, «haksız fiil» nedeniyle doğan bu zararda hukuka aykırı fiil ile zarar arasında doğrudan doğruya «illiyet bağının» mevcut olduğu, bankanın sorumluluğunun TBK’nın 66. maddesinde düzenlenen özen sorumluluğu başlığı altında «adam çalıştıranın sorumluluğu» olduğu, zararın oluşmasında davalı bankanın %85 oranında, davacının ise tapudaki satış işlemleri aşamasında parasını almamasına rağmen imzalamış olduğu satışa ilişkin akit tablosunda parayı aldığını belirtmiş olması, parayı almamasına rağmen ödeme dekontunu imzalamış olması ve paranın alınmasını izleyen günlerde itiraz etmeyerek zararın oluşmasında kendisinin de etkili olmasına göre %... oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 43.350 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… soruşturma ve müfettiş raporları tam olarak dosya arasına celp edilip davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak davalı banka tarafından dosyaya «ibraz» edilen ... adet ödeme dekontu ile yapılan ödemelerin ne surette kimlere yapıldığı, ödeme tarihlerinde kasadan fiilen çıkışı yapılmış bir paranın bulunup bulunmadığı, kredi bedeli ile üçüncü kişilere ait kredi hesaplarının kapatılıp kapatılmadığı hususlarında değerlendirme yapılıp davacının imzası bulunan dekont bakımından «ispat yükü» de nazara alınmak suretiyle bozma gereğine uygun, «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17099 E. , 2015/1960 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/05/2014 tarih ve 2010/230-2014/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin paraya ihtiyacı olması nedeniyle sahibi olduğu dairesini satmak istediğini, bu hususta dava dışı ... ile 60.000.00 TL bedel karşılığı anlaştıklarını, ...'in dairenin alımı sırasında kredi kullanmak amacıyla davalı bankanın .... Şubesi’ne müracaat ettiğini, kredi işlemleri sırasında davalı banka çalışanı ...'in yardımcı olduğunu, kredinin onaylanması sonrasında tapuda işlemlerin yapıldığını, işlemler öncesinde müvekkilinin ...'in talimatı uyarınca davalı bankanın Beylikdüzü Şubesi'nde adına hesap açtığını, tapudaki işlemler sonrasında tarafların bankaya geldiğini, müvekkilinin parasını talep etmesi üzerine ...’in işlemlerin yetişmeyeceğini, bir sonraki gün paranın aktarılacağını bildirdiğini, müvekkilinin acil ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine 15.000,00 TL çıkartıp bunun 9.000.00 TL’sini müvekkiline 6.000,00 TL'sini ...'e verdiğini, ertesi gün hesabına parasını yatmadığını gören müvekkilinin ...'i aradığını, O’nun kendisini bir yanlışlık olmuş diyerek oyaladığını, sonrasında paranın müvekkiline ödenmediğini, müvekkilince yapılan araştırmalar neticesinde paranın ...
ve müvekkilini davalı banka şubesine yönlendiren .... ve onun yakınlarınca kullanılan kredilerin kapatılmasında kullanıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu görüşmelerden bir sonuç alamadığını, konu hakkında halen derdest ceza davasının bulunduğunu, müvekkilinin bu olay nedeniyle manevi anlamda çöküntü yaşadığını ileri sürerek 51000,00 TL maddi. 5000,00 TL manevi tazminatın 30.10.2009 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ... adına tahsis edilen kredinin adına açılmış hesaba aktarıldığı, 30.10.2009 tarihli makbuzla bu paranın masraf ve kesintiler haricinde kalan kısmını ... ve davacı tarafından imzalı dekontla çekildiğini, her iki şahsın dekont üzerinde imzasının bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre; dava konusu konut kredisi işlemlerinde tapu işlemleri sonrasında kullandırılan kredinin blokeli çek olarak satıcıya
teslimi ya da kredi müşterisi tarafından verilecek talimat uyarınca konut satış bedelinin satıcının bildireceği hesaba transfer edildiği, somut olayda bu uygulama şekline aykırt davranıldığı, Davacıya aldığını kabul ettiği 9.000,00 TL dışında ödeme yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan dekont üzerinde davacının imzasının bulunmasının davacıya ödeme yapıldığı anlamına gelmediği, banka müfettişlerince yapılan soruşturma neticesinde dava konusu kredinin diğer müşterilerce alınan kredilerin tahsilinde kullanıldığının öğrenildiğini, adam çalıştıran konumundaki davalı bankanın somut olayda sorumluluğunun bulunduğu ancak tapudaki satış işlemleri sırasında parasını tahsil etmediği halde tahsil ettiğine dair beyanda bulunan, para almamasına karşın ödeme dekontunu imzalayan, parasını tahsil edememesine karşın izleyen günlerde itiraz etmeyen davacının da zararın oluşumunda kusurunun bulunduğu, davacının kusur oranın %15 olarak değerlendirildiği, dava tarihi öncesinde davalının temerrüte düşürülmemesi nedeniyle dava tarihinde faize hükmedilmesinin gerektiği, davacının kişilik haklarına saldığı hususunun kanıtlanamaması nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle 43.350,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı ...'e kullandırılan konut kredisi nedeniyle kredi bedelinin taşınmazın satıcısı olan davacıya ödenmemesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacıya ait taşınmazın dava dışı ...'e satıldığı, satım işlemi sırasında dava dışı ...'in davalı bankadan konut kredisi kullandığı, kullanılan kredi nedeniyle taşınmaz üzerine davalı banka yararına ipotek tesis edildiği hususlarında ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık; kredi bedelinin kime ve ne suretle ödendiği veya ödenmesi gerektiği hususlarında toplanmaktadır. Mahkemece; uyuşmazlığın çözümüne yönelik yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayıp, davalı bankanın kayıtları üzerinde araştırma yapılarak ibraz edilen dekont tarihinde kasadan fiilen çıkışı yapılmış bir paranın bulunup bulunmadığı, kredi bedeli ile üçüncü kişilere ait kredi hesaplarının kapatılıp kapatılmadığı hususları da irdelenerek bu hususlarla birlikte konut kredisi uygulamasında kredi kullananlara ödemenin nasıl yapılacağına dair Merkez Bankası veya Bankalar Birliği’nin bankalara yönelik bir talimatının bulunup bulunmadığı, buna ilişkin bankacılık uygulamasının hangi yönde olduğu, davalı banka tarafından Borçlar Kanunu'nun 99.
maddesi hükmünde yazılı olan özen yükümlülüğüne, bankacılık teamüllerine ve kredi sözleşmesi hükümlerine uygun davranılıp davranılmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169880000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz