Şirkete kayıtlı araçların trafikten men'i tedbirine itirazın reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/419 E. 2020/434 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati tedbir talebinde, talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi yeterlidir; bu ölçü ispatın tamamen aranmayacağı anlamına gelmez, hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin de mümkün olduğunu gözardı etmez. Benzer nitelikte başka bir dosyada tedbir talebinin reddedilmiş olması, eldeki dosyada tedbire itirazın kabulüne gerekçe yapılamaz; her ihtiyati tedbir talebi kendi dosyasındaki deliller ve yaklaşık ispat ölçüsü çerçevesinde bağımsız olarak değerlendirilir.
Ele alınan sorunlar
Araçların trafikten men'i yönündeki ihtiyati tedbire itirazın reddinin yerinde olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, araçların trafikten men edilmesinin davanın esasını çözer nitelikte olduğunu, ihtiyati tedbirin yasal şartlarının oluşmadığını, kararın geçici hukuki koruma olmaktan çıkıp müvekkiline zarar verdiğini, davacının dava sonundaki talebinin şimdiden karşılanması anlamına geldiğini, dava dışı kardeşi aleyhine açılan benzer bir davada aynı talep hakkında tedbir talebinin reddedildiğini ve eşit işlem ilkesine aykırılık bulunduğunu ileri sürerek tedbire itirazın reddi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK 389/2 uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390 uyarınca talep eden, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür; yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda dava konusu araçlar davacı şirketler adına kayıtlı olup, davalının araçları haklı nedenle yedinde bulundurduğu yönündeki savunmasının haklılığı yapılacak yargılama sonunda belirlenecektir; araçların davalıya iadesi koşullarının mevcut olup olmadığı da bu kapsamda incelenecektir. Benzer bir başka dosyada ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olması, eldeki dosyada tedbire itirazın kabulüne gerekçe yapılamaz; ihtiyati tedbir isteminde delillerin ve yaklaşık ispat ölçüsünün değerlendirilmesi her dosyada bağımsız olarak yapılır. Araçların davacılar adına kayıtlı olması nedeniyle teminat alınmamasında ve itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İhtiyati tedbir taleplerinde yaklaşık ispat ölçüsünün ne anlama geldiği ve başka bir dosyada verilen benzer tedbir reddinin emsal teşkil etmeyeceği, her dosyanın kendi delilleri çerçevesinde bağımsız değerlendirileceği hususunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ geçici hukuki koruma↗ trafikten men↗ teminat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/419
KARAR NO 2020/434
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2019
NUMARASI 2019/9 Esas
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/04/2020
İlk derece mahkemesince 24/12/2019 tarihli duruşmada verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacılar vekili İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/200 Esas sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde; ... plakalı ve ... plakalı araçların müvekkili şirketler adına kayıtlı olduğunu ve davalının yedinde bulunduğunu, ihtarlara rağmen teslim edilmediğini, ihtarname cevabında mirasçı olduğunu beyan ettiğini, aksine müteveffa ...'ın müvekkili şirketlerde bir hissesinin bulunmadığını, araçlar üzerinde hiçbir hak iddia etmesinin imkanının bulunmadığını, bu nedenlerle araçların müvekkili şirketlere iadelerine, hasar ve üçüncü kişilere zarar verme ihtimalinden dolayı müvekkili şirket için telafisi imkansız zararlar oluşmasına sebebiyet verilmesi ihtimali nedeniyle, yargılama sonuna kadar, araçların trafikten men'ine, araçların kaydına şerh olarak düşülmesine ve ilgili trafik birimlerine bildirilmesine, teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/200 Esas sayılı dosyasında tensip tutanağının 18 nolu maddesiyle; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... ve ... plakalı araçların HMK 389 ve müteakip maddeleri gereği ihtiyati tedbiren trafikten men edilmesine, bu hususta Trafik Tescil Müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, davanın mahiyeti itiberi ile teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İTİRAZ
Davalı vekili, davacı şirketlerin tek hissedarı ... A.Ş. olup, müvekkilinin ve dava dışı kardeşinin ... A.Ş.'de 1/3 pay sahipliğinin söz konusu olduğunu, şirket ortağı ve yakını sıfatı ile tahsis edilen otomobillerin iadesi talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK 494/2 maddesindeki düzenleme ile, şirket paylarının miras yoluyla iktisap edilmeleri halinde, bunların mülkiyetinin ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin hakların derhal devralan mirasçılara geçeceğinin belirtildiğini, talebin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenlerle araçların trafikten men edilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; İhtiyati tedbir yoluyla trafikten men edilen, yediemin otoparkında (-... Otoparkı-) bulunan ... ve ... plaka sayılı araçlar üzerinde ki iş bu yargılama nedeniyle oluşturulan tedbir ve takyidatların kaldırılması yönünde ki davalı taraf isteminin, araçların davacılara ait olması, davalının araçları haklı nedenle yedinde bulundurduğu iddialarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, davacılar vekilinin 14/06/2019 tarihli araçların davacılara tedbiren teslimi isteminin, Hukuk Muhakemeleri Yasasının 389 ve devamı maddeleri gereğince davanın esasını çözer mahiyete karar verilemeyecek olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın esasını çözer nitelikte araçların trafikten men edilmesi yönünden teminatsız bir şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararının yasal şartlarının oluşmadığını, kararın geçici bir hukuki koruma önlemi olmaktan çok, müvekkiline zarar verecek bir durum olduğunu, araçların trafikten men edilmesinin açık bir şekilde davanın sonucuna etki ettiğini, davacı yanın dava neticesindeki talebinin şimdiden karşılanması anlamına geldiğini, müvekkilinin dava dışı kardeşi aleyhine aynı talepli bir başka otomobil için açılan davada aracın trafikten men edilmesine yönelik tedbir kararının reddine karar verildiğini, ... A.Ş. Ve ...'in sahibi olduğu davacı şirketlerde diğer ortaklara da araç tahsis edildiğinden müvekkilinden araçların iadesi talebinin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenlerle tedbire itirazın reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 Sayılı HMK 389(2) Maddesi :"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390 Maddesi :"... davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; dava konusu araçların davacı şirketler adına kayıtlı bulunduğu , davalının araçları haklı nedenle yedinde bulunduğu savunmasının haklılığının yapılacak yargılama sonunda belirleneceği,mevcut durumda şirkete ait olup trafikden men edilmiş araçların davalıya iadesi koşullarının mevcut olup olmadığının incelenecektir. Benzer durumda ki bir başka dosyada ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş olması elde ki dosyada ihtiyati tedbire itirazın kabulune gerekçe yapılamayacaktır.İhtiyati tedbir isteminde delillerin ve yaklaşık ispat ölçüsünün değerlendirilmesi her bir dosya da bağımsız olarak yapılacaktır.
Araçların davacılar adına kayıtlı olması nedeniyle teminat alınmamasında ve itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/04/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169707 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi