6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pos Hesabına Konulan Blokede Yaklaşık İspat Koşulunun Oluşmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/685 E. 2020/640 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Üye İşyeri Sözleşmesinden Kaynaklanan Blokaj İşlemi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sözleşmeyle tanınan rehin hakkına dayalı bloke/hapis işleminin sözleşme ve risk durumuna uygun kullanılıp kullanılmadığının yargılama yapılmadan belirlenemediği durumlarda, ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulu henüz oluşmamış sayılır ve tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Pos hesabına konulan blokenin kaldırılması için ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalı bankanın herhangi bir sözleşmeye aykırılık bulunmadığı halde charge back kurallarını ileri sürerek haksız ve keyfi şekilde blokaj işlemi tesis ettiğini, bu durumun yargılamaya muhtaç olmadığını ve kendi parasını kullanamaması nedeniyle mali olarak zarara uğrayacağını, ticari itibarının zedeleneceğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: HMK 389/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağı endişesinin bulunması gerekir. Hakim, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini her somut olayda dikkatlice incelemeli ve verilecek tedbir kararı uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmamalıdır. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür; yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda hakim, iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalle de aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmeyle tanınan rehin hakkı uygulamasının koşullarının oluşup oluşmadığı ve bloke işleminin sözleşmeye ve risk durumuna uygun kullanılıp kullanılmadığı, yapılacak yargılamadaki incelemeler sonucunda belirlenecektir. Davanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulu mevcut olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Banka ile üye işyeri arasındaki sözleşmeye dayalı rehin/hapis hakkı uygulamasının koşullarının oluşup oluşmadığının esas yargılamaya muhtaç olduğu ve bu nedenle ihtiyati tedbirde yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı yönündeki değerlendirme, benzer pos hesabı bloke uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat rehin hakkı hapis hakkı chargeback üye işyeri sözleşmesi geçici hukuki koruma

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/(2)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/685

KARAR NO 2020/640

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/02/2020 (Ara Karar)

NUMARASI 2020/108

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/07/2020

İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; müvekkili firma ile davalı banka arasında 27/11/2018 tarihli üye iş yeri sözleşmesi kapsamında mobil pos hesabı açtırarak ticari faaliyetlerinde kullandığı, bu sözleşmeye göre; müvekkilinin müşterisi olan kart hamillerinden isteyenin,ödemelerini ilgili pos hesabına komisyon kesintisi olmayacak bir şekilde yapabilecekleri yönünde olmasına rağmen sözleşmeden bir yıl sonra ödemelernden komisyon kesintisi yaptığının fark edildiğini,komisyon kesintilerinin kontrolleri dışında alındığı belirtilerek hali hazırdaki 7.6 milyon olan hesap vasatinin desteklenmesi talep edildiğini, davacı taraf hesap vasatinin 5 milyon lira seviyesine sabitlenmesini ister iken, davalı bankanın hesap vasatini 12 milyon lira seviyesine çıkardığını, davalının bu yaklaşımı üzerine 26 Kasım 2019 tarihinde davalı firmaya hitaben pos hesabı sözleşmesinin sonlandırılması talebinin yazılı olarak iletildiğini, pos hesabındaki 12 milyon lira üzerine, hiçbir müşteri itirazı bulunmadığı halde charge back kurallarını ileri sürerek müvekili hesabına blokaj işlemini uygulandığını ve işlemin haksız olduğunu beyan ederek hesap üzerine konulan blokenin kaldırılması doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;tasarrufa dayalı gayrimenkul/araç finansmanı sağlayan davacı şirektin, taahhüt ettiği gibi malı/hizmeti hiç sunmaması ya da tarif ettiği gibi sunmaması durumunda bu gerekçelerle yapılacak itirazlarda, aksini ispatlamakla üye işyeri olan davacının sorumlu olduğu,itiraza konu tutarın işyerinden tahsil edilememesi halinde ise, kart hamilleri tarafından chargeback kurallarının uygulanması talebinde bulunulabilecek, bu itirazlar ise müvekkil Banka açısından risk doğuracağını ,banka bu risk altında iken ve henüz davacı tarafın müşterileri tarafından yapılan harcama işlem tarihleri üzerinden 540 gün geçmemiş iken, risk altında olduğu bu mevcut durumda müvekkil Banka'nın kart hamillerini koruyucu şekilde rehin hakkında dayalı hapis (bloke) hakkını kullanması,sözleşmelere ve bankacılık mevzuatına, uygun olduğunu ,rehin sözleşmesi kapsamında, davacı tarafın POS hesabına,sözleşme hükümlerine uygun olarak, davacın tarafın doğmuş/doğacak/ doğması muhtemel tüm borçları için bloke tesis edildiğini beyanla davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, mevcut bilgi ve belgelere göre tedbir talebi konusu yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulu henüz gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; davalı bankanın müvekkilinden kaynaklı yükümlülüklerde herhangi bir aykırılık oluşmadığı halde charge back kurallarını ileri sürerek haksız ve keyfi bir şekilde blokaj işleminin tatbik edilmesi nedeniyle oldukça mağdur olduğunu ve kendi hesabındaki parayı dahi kullanamamasıyla mali olarak da büyük zararlara uğramasının muhtemel olduğunu, davalı bankanın hesap üzerinde tesis ettiği blokaj işleminin yargılamaya muhtaç olmadığı ve davadaki asli taleplerinin değil yalnızca tedbir taleplerinin olmasına rağmen yargılama boyunca devam etmesinin müvekkilinin ticari itibarını zedeleyeceğini belirterek müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması için ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılması ile teminatsız olarak aksi kanaatte olunması durumunda bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık;banka tarafından üye işyeri sözleşmesi gereğince davacının pos hesabına konulan bloke işleminin , haksız olduğundan bahisle davacının uğradığı zararından şimdilik 10.000-TL'nin ödenmesi istemine ilişkindir. HMK 389/(2) maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir.

Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.

Somut olayda; taraflar arasında imzalanan sözleşme de tanınan rehin hakkı uygulamasının koşullarının oluşup oluşmadığı ,bloke etme işleminin sözleşmeye ve risk durumuna uygun kullanılıp kullanılmadığı yapılacak yargılama da incelemeler neticesinde belirlenecektir.Davanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı nedeniyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 03/07/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169387 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.