Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17302 E. 2015/2741 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambar tesellüm fişi↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ tasdik kararı↗ ticari defter kayıtları↗ ziya↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ fatura↗ taşıyan↗ dava sebebi↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alıcı firmanın bildirilen adresinde faaliyette bulunmadığı, ayrıca davacı şirketin Kayseri'de faaliyet merkezi olmadığı gibi, Ankara adresinde de faaliyetinin bulunmadığı, davacının davalı kargo şirketine teslim ettiği iddia edilen malları ihtiva eden faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak faturaların kayıtlı olduğu 2011 yılına ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmamış olması sebebi ile davacı lehine delil sayılamayacağı, davacının faturaya konu ürünleri davalı taşıyıcı kargo şirketine gerçekten teslim ettiğine ilişkin yeterli ve inandırıcı kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma için davalıya teslim edilen kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
6762 sayılı TTK'nın 781. maddesi gereğince taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderinin teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı ziya ve hasarlardan mesuldür. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise taşıyıcının hangi hallerde mesuliyetten kurtulacağı hususu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı taşınacak koliyi 23.12.2011 tarihinde davalı taşıyana teslim ettiğini, taşıyanın antetli kağıdının basılı olduğu ambar tesellüm fişinin düzenlenerek kendisine verildiğini ancak teslim edilen kargonun
alıcısına ulaşmadığı gibi kendisine de iade edilmediğini iddia etmiştir. Davalı da kargonun kendisi tarafından alınmadığına dair bir savunmada bulunmamış, teslim edilen koli içinde medikal malzeme olduğu hususunun kontrolü yapılarak tespit edilmediğini, davacının maddi çıkar sağlamak için gerçeğe aykırı fatura düzenlediğini, alıcı firmanın belirtilen adreste bulunmadığını savunmuş, fakat buna dair herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Alıcının gösterilen adreste bulunmaması tek başına taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran ve yukarıda anılan TTK'nın 781/2. maddesindeki hallerden değildir. Bu durumda, mahkemece bu hususlar gözetilerek davacının zararının 6762 sayılı TTK'nın 785. maddesi de dikkate alınmak suretiyle tespit edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yetersiz gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1211 E. 2023/4214 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · ticari defter kayıtları · taşıyıcı · ticari defter · fatura · taşıyan · ibraz · teslim
İncelediğiniz kararda… iyette bulunmadığı, ayrıca davacı şirketin Kayseri'de faaliyet merkezi olmadığı gibi, Ankara adresinde de faaliyetinin bulunmadığı, davacının davalı kargo şirketine «teslim» ettiği iddia edilen malları ihtiva eden faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ancak faturaların kayıtlı olduğu 2011 yılına ait ticari defterlerin kapanış «tasdiklerinin» yapılmamış olması «sebebi» ile davacı lehine delil sayılamayacağı, davacının faturaya konu ürünleri davalı «taşıyıcı» kargo şirketine gerçekten teslim ettiğine ilişkin yeterli ve inandırıcı kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı da kargonun kendisi tarafından alınmadığına dair bir savunmada bulunmamış, «teslim» edilen koli içinde medikal malzeme olduğu hususunun kontrolü yapılarak tespit edilmediğini, davacının maddi çıkar sağlamak için gerçeğe aykırı «fatura» düzenlediğini, alıcı firmanın belirtilen adreste bulunmadığını savunmuş, fakat buna dair herhangi bir delil «ibraz» etmemiştir.
6762 sayılı TTK'nın 781. maddesi gereğince «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderinin teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı «ziya» ve hasarlardan mesuldür.
Benzer bu karardaDava, taşıma için davalıya «teslim» edilen kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık davacının zararının ne kadar olduğu noktasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1611 E. 2013/17732 K.
Ortak:ambar tesellüm fişi · ticari defter · teslim · e-defter
İncelediğiniz kararda… iyette bulunmadığı, ayrıca davacı şirketin Kayseri'de faaliyet merkezi olmadığı gibi, Ankara adresinde de faaliyetinin bulunmadığı, davacının davalı kargo şirketine «teslim» ettiği iddia edilen malları ihtiva eden faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ancak faturaların kayıtlı olduğu 2011 yılına ait ticari defterlerin kapanış «tasdiklerinin» yapılmamış olması «sebebi» ile davacı lehine delil sayılamayacağı, davacının faturaya konu ürünleri davalı «taşıyıcı» kargo şirketine gerçekten teslim ettiğine ilişkin yeterli ve inandırıcı kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı taşınacak koliyi 23.12.2011 tarihinde davalı «taşıyana» «teslim» ettiğini, taşıyanın antetli kağıdının basılı olduğu «ambar tesellüm fişinin» düzenlenerek kendisine verildiğini ancak teslim edilen kargonun alıcısına ulaşmadığı gibi kendisine de iade edilmediğini iddia etmiştir.
Dava, taşıma için davalıya «teslim» edilen kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda12.06.2012 tarihli ön «inceleme duruşma» tutanağında davacı vekili tarafından, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarının celbi ile incelenmesi talep edilmiş, mahkemece davalı şirkete müzekkere yazılarak dava konusu senet bedelinin davacı bankaya veya senet alacaklısı...
Bu durumda, davacı vekili davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarına delil olarak dayandığına göre, mahkemece sadece davalı şirkete müzekkere yazılması ile yetinilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davacının senedin kargo şirketine «teslim» edildiğini ve bu kargo şirketi tarafından borçlu şirkete sehven verildiğine dair iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme duruşması · kambiyo senedi · istirdat
Benzer bu kararda… ilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece dava dışı kargo şirketine yazılan 17.10.2011 tarihli müzekkereye davacı vekili tarafından sunulan «ambar tesellüm fişi» suretinin eklenmiş ve dava dışı kargo şirketi tarafından da Karayolu Taşıma Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince evrak ve kayıtların 1 yıl süre ile muhafaza edilmesi sebebiyle, davaya konu taşımaya ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılamadığının belirtilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «kambiyo senedinin» «istirdatı» veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
12.06.2012 tarihli ön «inceleme duruşma» tutanağında davacı vekili tarafından, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarının celbi ile incelenmesi talep edilmiş, mahkemece davalı şirkete müzekkere yazılarak dava konusu senet bedelinin davacı bankaya veya senet alacaklısı...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17302 E. , 2015/2741 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2012/66-2014/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın davalıya teslim ettiği içinde medikal malzeme bulunan kargonun alıcısına teslim edilmediğini, malların Kayseri'de kaybolduğunu, müvekkili firmanın davalının kusuru nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek, teslim edilen malların bedeli olan 115.986,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teslim edildiği iddia edilen ürünün koli içinde medikal malzeme olduğu hususunun kontrolü yapılarak tespit edilmediğini, davacının maddi çıkar sağlamak için gerçeğe aykırı fatura düzenlediğini, alıcı firmanın belirtilen adreste bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alıcı firmanın bildirilen adresinde faaliyette bulunmadığı, ayrıca davacı şirketin Kayseri'de faaliyet merkezi olmadığı gibi, Ankara adresinde de faaliyetinin bulunmadığı, davacının davalı kargo şirketine teslim ettiği iddia edilen malları ihtiva eden faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak faturaların kayıtlı olduğu 2011 yılına ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmamış olması sebebi ile davacı lehine delil sayılamayacağı, davacının faturaya konu ürünleri davalı taşıyıcı kargo şirketine gerçekten teslim ettiğine ilişkin yeterli ve inandırıcı kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma için davalıya teslim edilen kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
6762 sayılı TTK'nın 781. maddesi gereğince taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderinin teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı ziya ve hasarlardan mesuldür. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise taşıyıcının hangi hallerde mesuliyetten kurtulacağı hususu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı taşınacak koliyi 23.12.2011 tarihinde davalı taşıyana teslim ettiğini, taşıyanın antetli kağıdının basılı olduğu ambar tesellüm fişinin düzenlenerek kendisine verildiğini ancak teslim edilen kargonun
alıcısına ulaşmadığı gibi kendisine de iade edilmediğini iddia etmiştir. Davalı da kargonun kendisi tarafından alınmadığına dair bir savunmada bulunmamış, teslim edilen koli içinde medikal malzeme olduğu hususunun kontrolü yapılarak tespit edilmediğini, davacının maddi çıkar sağlamak için gerçeğe aykırı fatura düzenlediğini, alıcı firmanın belirtilen adreste bulunmadığını savunmuş, fakat buna dair herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Alıcının gösterilen adreste bulunmaması tek başına taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran ve yukarıda anılan TTK'nın 781/2. maddesindeki hallerden değildir. Bu durumda, mahkemece bu hususlar gözetilerek davacının zararının 6762 sayılı TTK'nın 785. maddesi de dikkate alınmak suretiyle tespit edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yetersiz gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169304100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz