Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1712 E. 2015/974 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenzili muafiyet↗ kasa açığı↗ zimmet↗ sorumluluk sigortası↗ gerçek zarar↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ mahsup↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigortacının gerçekleşen zararın tenzili muafiyet tutarını aşan kısmından ve bu tutar için temerrüde düşürülmesi halinde kendi temerrüdünden itibaren işleyen faizden sorumlu olduğu, bu nedenle davacının geç ödemesinden kaynaklanan faizin zimmet tutarına eklenemeyeceği,
davacının olay nedeniyle gerçekleşen zararının, zarar verenin (zimmet eylemini gerçekleştirenin) yahut onun adına hareket edenlerin zararı azaltmak adına yaptığı ödemelerin tutarı kadar azalacağı, bu nedenle yapılan kısmi ödemelerin zarar tutarından mahsubunun gerektiği, dava konusu olayda gerçekleşen zarar 271.679,14 ABD Doları olup, bu miktardan zarar veren adına bankaya yapılan ödemeler toplamı olan 59.381,03 ABD Doları mahsup edildiğinde söz konusu olay nedeniyle davacının gerçek zararının 212.298,11 ABD Doları olarak hesaplandığı, bu durumda davacının uğradığı zarar, 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarı kapsamında olduğundan davalıdan bir talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kombine sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı Bankanın ....Şubesi yönetmeni...'in kasa açığı ve zimmet eylemleri sebebiyle davacı bankanın zarara uğradığı, bu zararın davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kombine sorumluluk sigortası kapsamında bulunduğu hususlarında taraflar arasında bir çekişme mevcut değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zararın 250.000 ABD Doları poliçe muafiyetinin altında kalıp kalmadığı noktasında olup, davacı poliçe kapsamındaki olay nedeniyle uğradığı zararın müşterilere ödediği faiz de dahil toplam 295.429,05 ABD Doları olduğunu, bu miktardan poliçede belirtilen 250.000 ABD Doları muafiyet dışındaki tutara tekabül eden zararın 45.429,05 ABD Doları olduğunu ileri sürerek, bu miktarın tazminini isterken; davalı sigorta şirketi ise müşterilere ödenen faizin teminat kapsamında olmadığını, davacının çalışanının zimmetine geçirdiği miktarın 271.679,14 ABD Doları olduğunu, bunun da 59.544,00 ABD Doları kısmının zarar verenden tahsil edildiğini, bu durumda davacının olay nedeniyle uğradığı nihai gerçek zararın 212.135,14 ABD Doları olup, bu miktarın da poliçede öngörülen 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarının altında kaldığından davacı tarafa herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davada çözümü gereken yön, davacının uğradığı zararın kapsamı ile poliçede belirtilen muafiyet miktarının uygulanacağı zarar miktarının belirlenmesine ilişkindir.Mahkemece, davacının zarar görenlere ödediği faizin zimmet tutarına eklenemeyeceği ve zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından zararı azaltmak adına yapılan ödemelerin tutarı kadar da zararın azalacağı belirtilerek, varılan bu sonuca göre yapılan hesaplama uyarınca bulunan miktar, davacının gerçek zararı kabul edilmiş ve bu miktarın da poliçedeki tenzili muafiyet miktarı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan poliçenin “..” başlığını taşıyan kısmında her bir hasarda 250.000 USD muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir.Bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan uygulama sonucu davacının uğradığı zararın, zarar ortaya çıktıktan sonra zararı tazmin etmek amacıyla zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra kalan miktar olarak kabulü ile bu miktar üzerinden muafiyet hükmünün uygulanmasının yerinde olup olmadığının tüm poliçe hükümleri bir arada değerlendirilmek ve muafiyet hükmüne ilişkin olarak poliçede yazılı “her bir hasarda” ifadesi ile kastedilenin ne olduğu ile muafiyet hükmünün hangi miktara uygulanması gerektiği hususlarının açıklığa kavuşturulması ile anlaşılacak olması nedeniyle hem bu hususta hem de davacı bankanın, çalışanının yaptığı
usulsüzlükler ortaya çıktıktan sonra müşterilere ödediği faizin de poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının yine poliçe hükümleri değerlendirilmek suretiyle belirlenecek olması karşısında mahkemece oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan, anılan hususlarda davaya konu poliçe ile davalının savunmasını dayandırdığı poliçe hükümlerini bir arada değerlendiren bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1956 E. 2018/7548 K.
Ortak:tenzili muafiyet · zimmet · sorumluluk sigortası · gerçek zarar · muafiyet · sigorta poliçesi · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigortacının «gerçekleşen zararın» «tenzili muafiyet» tutarını aşan kısmından ve bu tutar için «temerrüde» düşürülmesi halinde kendi temerrüdünden itibaren işleyen faizden sorumlu olduğu, bu nedenle davacının geç ödemesinden kaynaklanan faizin «zimmet» tutarına eklenemeyeceği, davacının olay nedeniyle gerçekleşen zararının, zarar verenin (zimmet eylemini gerçekleştirenin) yahut onun adına hareket edenlerin zararı azaltmak adına yaptığı ödemelerin tutarı kadar azalacağı, bu nedenle yapılan kısmi ödemelerin zarar tutarından mahsubunun gerektiği, dava konusu olayda gerçekleşen zarar 271.679,14 ABD Doları olup, bu miktardan zarar veren adına bankaya yapılan ödemeler toplamı olan 59.381,03 ABD Doları «mahsup» edildiğinde söz konusu olay nedeniyle davacının gerçek zararının 212.298,11 ABD Doları olarak hesaplandığı, bu durumda davacının uğradığı zarar, 250.000 ABD Doları …
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zararın 250.000 ABD Doları poliçe «muafiyetinin» altında kalıp kalmadığı noktasında olup, davacı poliçe kapsamındaki olay nedeniyle uğradığı zararın müşterilere ödediği faiz de «dahil» toplam 295.429,05 ABD Doları olduğunu, bu miktardan poliçede belirtilen 250.000 ABD Doları muafiyet dışındaki tutara tekabül eden zararın 45.429,05 ABD Doları olduğunu ileri sürerek, bu miktarın tazminini isterken; davalı sigorta şirketi ise müşterilere ödenen faizin «teminat kapsamında» olmadığını, davacının çalışanının «zimmetine» geçirdiği miktarın 271.679,14 ABD Doları olduğunu, bunun da 59.544,00 ABD Doları kısmının zarar verenden tahsil edildiğini, bu durumda davacının olay nedeniyle uğradığı nihai «gerçek zararın» 212.135,14 ABD Doları olup, bu miktarın da poliçede öngörülen 250.000 ABD Doları «tenzili muafiyet» miktarının altında kaldığından davacı tarafa herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile …
Davada çözümü gereken yön, davacının uğradığı zararın kapsamı ile poliçede belirtilen «muafiyet» miktarının uygulanacağı zarar miktarının belirlenmesine ilişkindir.Mahkemece, davacının zarar görenlere ödediği faizin «zimmet» tutarına eklenemeyeceği ve zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından zararı azaltmak adına yapılan ödemelerin tutarı kadar da zararın azalacağı belirtilerek, varılan bu sonuca göre yapılan hesaplama uyarınca bulunan miktar, davacının «gerçek zararı» kabul edilmiş ve bu miktarın da poliçedeki «tenzili muafiyet» miktarı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞubesi yönetmeni ...'in «zimmet» eylemi «sebebi» anapara 271.679,14 USD ve «işlemiş faiz» ....749,91 USD olmak üzere toplam zararının 295.429,05 USD olduğu, toplam 102.000 TL kısmi tahsilat sağlandığı, poliçede her bir «hasarda» 250.000 USD «muafiyet» uygulanacağının öngörüldüğü, davacı bankanın usulsüz işlemler sonucunda .... kişi hesap sahiplerine zimmete geçirilen paralar ile birlikte olay tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz de ödediği, toplam 295.429,05 USD’den «tenzili muafiyet» tutarı 250.000 USD düşüldüğünde bakiye tazminat tutarının 45.429,05 USD’nin sigortalıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 45.429,05 USD'nin 04/02/ …
1- Dava, «sorumluluk sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta: Çalışan Arzu Erisken tarafından, müşteri hesaplarında ve banka kasasındaki toplam 271.679.14 USD'nin «zimmete» geçirildiği, zimmete geçen paranın ....08.2011, faizi olan ....719.91 USD'nin ise ....08.2011 tarihinde müşteri hesaplarına iade edildiği, banka zararının 295.429.05 USD olarak gerçekleştiği, zarardan 59.544.00 USD'lik kısmının zarar veren ve yakınları tarafından bankaya tazmin edildiği, 250.000.00 USD «muafiyet» dışındaki zararın taraflar arasında düzenlenen "Kombine Sorumluluk Sigorta" poliçesi hükümleri kapsamında kaldığı iddiasıyla 45.429.05 USD'nin zarar tarihinden iti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolaylı zarar · sigorta tazminatı · tahkikat · emredici hüküm · riziko · işlemiş faiz · komisyon · geçersizlik
Benzer bu kararda… rel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporuna dayanılarak "... (1) no'lu kontratın Wording şartlarının ... no'lu klozunda yer alan «sigorta tazminatının» ödenmesi ile ilgili nihai net zarar düzenlemesinin mülga 6762 sayılı ...'nın koruyucu hükümlerinden olan 1264 maddesi delaletiyle 1299 maddesi karşısınnda «geçersiz» olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… olan ... (1) no'lu kontratın Wording şartlarının ... numaralı " ultimate net loss (nihai net zarar)" başlıklı klozunda, " bir sınırlama getirmeksizin anapara, faiz, «komisyon» ödemeleri ve kurtarılan tutar gibi tüm geri alınan tutarlar/tazminatlar düşüldükten sonra sigortalının fiili net zararı anlamına gelecektir ve sigortacı tarafından aksi özellikle kabul edilmedikçe sigortalının maaşlı personelinin, taleplerin veya davaların «tahkikat» veya ayarlanması sırasında katlanılan giderleri içermeyecektir " hükmü taraflarca kararlaştırılmıştır.
Şubesi yönetmeni ...'in «zimmet» eylemi «sebebi» anapara 271.679,14 USD ve «işlemiş faiz» ....749,91 USD olmak üzere toplam zararının 295.429,05 USD olduğu, toplam 102.000 TL kısmi tahsilat sağlandığı, poliçede her bir «hasarda» 250.000 USD «muafiyet» uygulanacağının öngörüldüğü, davacı bankanın usulsüz işlemler sonucunda .... kişi hesap sahiplerine zimmete geçirilen paralar ile birlikte olay tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz de ödediği, toplam 295.429,05 USD’den «tenzili muafiyet» tutarı 250.000 USD düşüldüğünde bakiye tazminat tutarının 45.429,05 USD’nin sigortalıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 45.429,05 USD'nin 04/02/ …
… loss (nihai net zarar) başlıklı klozu hükümlerine göre hesaplanması gerektiğini, toplam zarardan yapılan kısmi iadenin mahsubu sonucu kalan miktarın 250.000.00 USD «muafiyet» sınırının altında kaldığını, poliçedeki muafiyet hükmü gereğince sorumluluklarının bulunmadığını, kaldı ki, davacı banka tarafından müşterilere ödenen ....749.91 USD faizin de «dolaylı zarar» niteliğinde olup Contract ... (1) no'lu Wording şartı gereğince poliçe kapsamında bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13360 E. 2012/19798 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavanın dayanağını oluşturan poliçenin “..” başlığını «taşıyan» kısmında her bir «hasarda» 250.000 USD «muafiyet» uygulanacağı belirtilmiştir.Bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan uygulama sonucu davacının uğradığı zararın, zarar ortaya çıktıktan sonra zararı tazmin etmek amacıyla zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından yapılan kısmi ödemeler «mahsup» edildikten sonra kalan miktar olarak kabulü ile bu miktar üzerinden muafiyet hükmünün uygulanmasının yerinde olup olmadığının tüm poliçe hükümleri bir arada değerlendirilmek ve muafiyet hükmüne ilişkin olarak poliçede yazılı “her bir hasarda” ifadesi ile kastedilenin ne olduğu ile muafiyet hükmünün hangi miktara uygulanması gerektiği hususlarının açıklığa kavuşturulması ile anlaşılacak olması nedeniyle hem bu hususta hem de davacı bankanın, çalışanının yaptığı usulsüzlükler ortaya çıktıktan sonra müşterilere ödediği faizin de poliçe «teminatı kapsamında» olup olmadığının yine poliçe hükümleri değerlendirilmek suretiyle belirlenecek olması karşısında mahkemece oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan, anılan hususlarda davaya konu poliçe ile davalının savunmasını dayandırdığı poliçe hükümlerini bir arada değerlendiren bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosyada mevcut dava dışı davalı banka «görevlisinin» hakkında yürütülen yolsuzluk iddiasına ilişkin ifadesinde, davacı ...'in imzaladığı boş dekont ile hesabındaki paraların çekildiğini beyan ettiğine göre, davalı banka görevlisinin yargılandığı ağır ceza mahkemesi dosyası getirtilmesi ve varsa bu konuda davalı bankanın teftiş kurulu raporunun celbi ile değerlendirilmesi, gerekirse ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevli mahkeme
Benzer bu karardaAncak, dosyada mevcut dava dışı davalı banka «görevlisinin» hakkında yürütülen yolsuzluk iddiasına ilişkin ifadesinde, davacı ...'in imzaladığı boş dekont ile hesabındaki paraların çekildiğini beyan ettiğine göre, davalı banka görevlisinin yargılandığı ağır ceza mahkemesi dosyası getirtilmesi ve varsa bu konuda davalı bankanın teftiş kurulu raporunun celbi ile değerlendirilmesi, gerekirse ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1712 E. , 2015/974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2013 tarih ve 2013/31-2013/265 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.01.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Banka ile davalı arasında Kombine Sorumluluk Sigortası Sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili bankanın Taksim Şubesi yönetmeni...'in zimmet eylemi sebebiyle sigorta kapsamında olan banka zararının sigorta şirketince karşılanması zımnında davalıya ihbarda bulunulduğunu ancak davalı şirketin sigorta tazminatı taleplerini, tazminat talebinin 250.000 ABD Doları poliçe muafiyetinin altında kaldığı gerekçesiyle reddettiğini, oysaki müvekkilinin sigortaya konu zararının toplam 295.429,05 ABD Doları olup, 250.000 ABD Doları muafiyet dışındaki tutara tekabül eden Banka zararının 45.429,05 ABD Doları olduğunu, bu nedenle söz konusu tutarın davalı tarafından müvekkili Bankaya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, poliçe muafiyetinin üzerinde oluşan 45.429,05 ABD Doları sigorta tazminat alacağının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçedeki muafiyet şartı ile istisnalar nedeniyle müvekkilinin davaya konu talep edilen zararı karşılama sorumluluğunun bulunmadığını, müşterilere ödenen faizin teminat kapsamında olmadığını, davacının çalışanının zimmetine geçirdiği miktarın 271.679,14 ABD Doları olup, bunun da 59.544,00 ABD Doları kısmının zarar verenden tahsil edildiğini, bu durumda davacının olay nedeniyle uğradığı nihai gerçek zararının 212.135,14 ABD Doları olup, bu miktarın da poliçede öngörülen 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarının altında kaldığından müvekkilinin, poliçe ve dava konusu zarar nedeniyle davacı tarafa herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigortacının gerçekleşen zararın tenzili muafiyet tutarını aşan kısmından ve bu tutar için temerrüde düşürülmesi halinde kendi temerrüdünden itibaren işleyen faizden sorumlu olduğu, bu nedenle davacının geç ödemesinden kaynaklanan faizin zimmet tutarına eklenemeyeceği,
davacının olay nedeniyle gerçekleşen zararının, zarar verenin (zimmet eylemini gerçekleştirenin) yahut onun adına hareket edenlerin zararı azaltmak adına yaptığı ödemelerin tutarı kadar azalacağı, bu nedenle yapılan kısmi ödemelerin zarar tutarından mahsubunun gerektiği, dava konusu olayda gerçekleşen zarar 271.679,14 ABD Doları olup, bu miktardan zarar veren adına bankaya yapılan ödemeler toplamı olan 59.381,03 ABD Doları mahsup edildiğinde söz konusu olay nedeniyle davacının gerçek zararının 212.298,11 ABD Doları olarak hesaplandığı, bu durumda davacının uğradığı zarar, 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarı kapsamında olduğundan davalıdan bir talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kombine sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı Bankanın ....Şubesi yönetmeni...'in kasa açığı ve zimmet eylemleri sebebiyle davacı bankanın zarara uğradığı, bu zararın davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kombine sorumluluk sigortası kapsamında bulunduğu hususlarında taraflar arasında bir çekişme mevcut değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zararın 250.000 ABD Doları poliçe muafiyetinin altında kalıp kalmadığı noktasında olup, davacı poliçe kapsamındaki olay nedeniyle uğradığı zararın müşterilere ödediği faiz de dahil toplam 295.429,05 ABD Doları olduğunu, bu miktardan poliçede belirtilen 250.000 ABD Doları muafiyet dışındaki tutara tekabül eden zararın 45.429,05 ABD Doları olduğunu ileri sürerek, bu miktarın tazminini isterken;
davalı sigorta şirketi ise müşterilere ödenen faizin teminat kapsamında olmadığını, davacının çalışanının zimmetine geçirdiği miktarın 271.679,14 ABD Doları olduğunu, bunun da 59.544,00 ABD Doları kısmının zarar verenden tahsil edildiğini, bu durumda davacının olay nedeniyle uğradığı nihai gerçek zararın 212.135,14 ABD Doları olup, bu miktarın da poliçede öngörülen 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarının altında kaldığından davacı tarafa herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davada çözümü gereken yön, davacının uğradığı zararın kapsamı ile poliçede belirtilen muafiyet miktarının uygulanacağı zarar miktarının belirlenmesine ilişkindir.Mahkemece, davacının zarar görenlere ödediği faizin zimmet tutarına eklenemeyeceği ve zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından zararı azaltmak adına yapılan ödemelerin tutarı kadar da zararın azalacağı belirtilerek, varılan bu sonuca göre yapılan hesaplama uyarınca bulunan miktar, davacının gerçek zararı kabul edilmiş ve bu miktarın da poliçedeki tenzili muafiyet miktarı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan poliçenin “..” başlığını taşıyan kısmında her bir hasarda 250.000 USD muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir.Bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan uygulama sonucu davacının uğradığı zararın, zarar ortaya çıktıktan sonra zararı tazmin etmek amacıyla zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra kalan miktar olarak kabulü ile bu miktar üzerinden muafiyet hükmünün uygulanmasının yerinde olup olmadığının tüm poliçe hükümleri bir arada değerlendirilmek ve muafiyet hükmüne ilişkin olarak poliçede yazılı “her bir hasarda” ifadesi ile kastedilenin ne olduğu ile muafiyet hükmünün hangi miktara uygulanması gerektiği hususlarının açıklığa kavuşturulması ile anlaşılacak olması nedeniyle hem bu hususta hem de davacı bankanın, çalışanının yaptığı
usulsüzlükler ortaya çıktıktan sonra müşterilere ödediği faizin de poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının yine poliçe hükümleri değerlendirilmek suretiyle belirlenecek olması karşısında mahkemece oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan, anılan hususlarda davaya konu poliçe ile davalının savunmasını dayandırdığı poliçe hükümlerini bir arada değerlendiren bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168922200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz