6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temlik alacaklısının sözleşmede imzası olmayan kefiller aleyhine takibi ve kötü niyet tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/794 E. 2020/741 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Alacağı temlik yoluyla devralan varlık yönetim şirketinin, sözleşmede imzası bulunmayan kişiler aleyhine icra takibi başlatmış olması, tek başına kötü niyetli takip yapıldığını kabule yeterli değildir; kötü niyet iddiasının kanıtlanması gerekir. Ayrıca kötü niyet tazminatı talebinin cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülmesi, davacının açık muvafakati bulunmadıkça savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamındadır ve bu yönde hükmedilemez. Kesin süreye rağmen istinaf başvuru ve karar harcının yatırılmaması halinde, katılma yoluyla yapılan istinaf başvurusu yapılmamış sayılır.

Ele alınan sorunlar

Kredi sözleşmelerinin celbi talebinin reddi → ret

İddia: Davacı vekili, borçlu ve kefillerle ilgili tüm kredi sözleşmelerinin bankadan celp edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kredi kullandıran taraf olmayıp alacağı sonradan temlik aldığını, imzalar konusunda bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takibe ve dava dayanağı kredi sözleşmelerinin davacı tarafça dava dilekçesiyle birlikte ibrazı gerekir; başkaca bir kredi sözleşmesinin varlığı yargılama sırasında da ileri sürülmemiştir. Bu nedenle sözleşmelerin celbedilmediği yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmede imzası olmayan davalılar lehine kötü niyet tazminatı → kabul

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin kredi kullandıran taraf olmayıp alacağı sonradan temlik alan varlık yönetim şirketi olduğunu, sözleşmedeki imzalar konusunda bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı vekilince davaya cevap verilmemiş olup, kötü niyet tazminatı talebi bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle ileri sürülmüştür. İİK 67 uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için talep şarttır; davalı vekilinin cevap süresinden sonra bu talebi ileri sürmesi, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup davacının açık muvafakati bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı takipte haksız olsa da, temlik alan varlık yönetim şirketi olduğu hususu dikkate alındığında, sözleşmede imzaları bulunmayan davalılar aleyhine takip başlatılması başlı başına kötü niyetli olduğunu kabule yeterli değildir; davalı tarafın kötü niyet iddiası kanıtlanamamıştır. Bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden, davalılar ..., ... ve ...'in kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Katılma yoluyla istinafta harç yatırılmamasının sonucu → ret

Gerekçe: Davalı vekilince katılma yoluyla karar istinaf edilmiş ise de, verilen kesin süreye rağmen istinaf başvuru ve karar harçlarının yatırılmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, kötü niyet tazminatı talebinin cevap süresinden sonra ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu ve temlik alan varlık yönetim şirketinin sözleşmede imzası olmayan kişiler aleyhine takip başlatmasının başlı başına kötü niyet göstergesi sayılamayacağı yönündeki tespitleri, benzer bankacılık alacağı temliki uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali kötü niyet tazminatı pasif husumet yokluğu savunmanın genişletilmesi yasağı temlik katılma yoluyla istinaf istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması tahsilde tekerrür

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 344/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/794

KARAR NO 2020/741

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/01/2018

NUMARASI 2013/562 Esas 2018/57 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2020

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'in davalı borçludan olan kredi alacaklarının 30.11.2010 tarihli temlik sözleşmesi gereğince müvekkiline devir ve temlik edildiğini, ... ile borçlu ... - ... Ticaret arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca ...'e müşterek borçlu müteselsil kefilleri ..., ... ve ... kefaleti ile kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle alacaklı banka tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 28.11.2008 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile kullandırılan kredi hesaplarının kat edildiğini, ihtara rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, borçluların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini, alacak muacccl olup bankanın defter ve kayıtlarıyla sabit olduğunu, temlik eden banka ile borçlular arasındaki mevcut kredi sözleşmesi hükümlerine göre, talep edilen temerrüt faizinin yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu belirterek, borçluların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalılarca davaya cevap verilmemiş, davalılar vekili duruşmada, kefil olan müvekkillerinin kredi sözleşmesinde imzalarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; sözleşme üzerinde yapılan incelemede davalılardan ... dışındaki diğer davalıların isimlerinin yada imzalarının bulunmadığından kredi sözleşmesinin tarafı olmayan davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, bu davalılara yönelik kötü niyetli takip yapılması nedeniyle lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; diğer davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 47.255,32 TL. asıl alacak, 96.369,00 TL. işlemiş faiz yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %57,50 TL faiz yürütülmesine, davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece ...'e müzekkere yazılarak ... ile aralarında akdedilen tüm ticari kredi sözleşmelerinin celp edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kredi kullandıran taraf olmayıp alacağı sonradan temlik aldığını, sözleşmelerdeki imzalar konusunda bilgi sahibi olmasının da beklenemeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması ve yeniden inceleme yapılmak üzere mahkemeye iadesini talep etmiştir. Davalılar vekili; davacının istinaf dilekçesine cevap dilekçesiyle davanın reddini istemek suretiyle katılma yoluyla kararı istinaf etmiş ise de, verilen kesin süreye rağmen istinaf başvuru ve karar harçlarını yatırmadığı görülmüştür.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; alacağı temlik eden banka ile davalı ... arasında 18/03/2008 tarihli ve 200.000-TL miktarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu kredi sözleşmesinde herhangi bir kefil bulunmadığı, dolayısıyla diğer davalıların isim ve imzasının bulunmadığı, kredi sözleşmesinin temerrüt faizini düzenleyen 41. maddesine göre borçlu hesaplara uygulanacak faiz oranı %46 olup, borcun ödenmemesi halinde bu oranın %25 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağının kabul edildiği, genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı ...'e 19/03/2008 tarihinde 50.000-TL tutarlı nakdi kredi kullandırıldığı, davalı tarafından bankaya toplam 6.785,35 TL.

geri ödeme yapıldığı, bakiye 43.214,65 TL alacak yönünden hesabın 28/11/2008 tarihinde kat edildiği, hesap kat ihtarının davalılardan ...'e 16/12/2008 tarihinde tebliğ edildiği, 24 saatlik süre verilmesi nedeniyle davalının 18/12/2008 tarihinde temerrüde düştüğü, kat tarihi itibariyle 3.699,65 TL işlemiş faiz ve 1.104,37 TL kat ile temerrüt arası işlemiş faiz ile birlikte alacağın 48.018,67 TL olduğu, takip tarihine kadar olan dönemdeki temerrüt faizi ise 103.026,44 TL olduğu, ancak davacının takipteki talebiyle bağlı kalınması gerekmekle, davacının 47.255,32 TL asıl alacak ve 96.369,00 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili ... den davalılar ile ilgili bütün kredi sözleşmelerinin getirtilmediğini ileri sürmüş ise de takibe ve dava dayanağı kredi sözleşmelerini davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte ibrazı gerektiği ,başkaca bir kredi sözleşmesinin varlığı da yargılama sırasında ileri sürülmediğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.

Öte yandan davalı vekilince davaya cevap verilmemiş olup, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle kötü niyet tazminatı talep edilmiştir. İİK.nın 67. maddesine göre kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için talep şarttır. Dolayısıyla davalı vekilinin cevap süresinden sonra talepte bulunması, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup, davacının açık muvafakatı bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı takipte haksız olsa da, temlik alan varlık yönetim şirketi olduğu hususu da dikkate alındığında, sözleşmede imzaları bulunmayan davalılar aleyhine takip başlatması, başlı başına kötü niyetli olduğunu kabule yeterli olmayıp, davalı tarafın kötü niyet iddiası kanıtlanamamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, haklarındaki dava reddedilen davalılar lehine kötü niyet tazminatına hükmetmesi yerinde değildir.Ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü ile, koşulları oluşmadığından davalılar ..., ...

ve ...'in kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği üzere, hakkında dava kısmen kabul edilen ... vekilince katılma yoluyla karar istinaf edilmiş ise de, verilen kesin süreye rağmen istinaf başvuru ve karar harçlarının yatırılmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- HMK 344/1 maddesi uyarınca davalı ... vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN YAPILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2018 Tarih 2013/562 Esas 2018/57 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan takibe konu kredi sözleşmesi ile bu davaya konu kredi sözleşmesi aynı olduğundan ve ilgili dosyada tahsilat yapıldığından tahsilde tekerrür oluşmayacak şekilde davanın ... yönünden kabulü ile İstanbul Anadolu ( Kadıköy )... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 47.255,32-TL asıl alacak ve 96.369,00-TL işlemiş faiz yönünden devamına, takip masrafları talebinin icra müdürlüğünde nazara alınmasına, asıl alacağa takipten itibaren %57,50-TL faiz yürütülmesine, Alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ..., ...

ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, Davalılar ..., ... ve ... yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gerekli 9.810,98- TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından sarf olunan ve hakkında ki dava reddedilen davalılar için yapılan giderler ayrık tutularak hesaplanan 1.000- TL bilirkişi ücreti, 270- TL tebligat ve müzekkere ücreti toplamı 1.257- TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine AAÜT göre hükmolunan 14.239,95 -TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak, davacıya verilmesine, Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı ...

lehine AAÜT göre hükmolunan 2.180-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... lehine AAÜT göre hükmolunan 2.180- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.01/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167512 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.