Faturaya Dayalı Alacakta BA Formu ile Mal Teslimin İspatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/688 E. 2020/764 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticari ilişkiye dayalı fatura alacağında, davalının mal teslimini ve akdi ilişkiyi inkar etmesi halinde ispat külfeti davacıdadır; ancak davalının dayanak faturaya ilişkin vergi dairesine BA (Büyük Alış) beyannamesi vermiş olması, malların teslim alındığının kabulü için yeterli bir delil oluşturur ve bu durumda davalının mal teslimi olmadığı yönündeki savunmasının aksi ispatlanmış sayılır.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu malın teslim edilip edilmediğinin ispatı → kabul
İddia: Davacı vekili; sevk irsaliyesindeki imzaların aidiyeti hususunda araştırma yapılmadığını, faturanın ticari defterlere usulüne uygun işlendiğini, davalının defter inceleme günü defterlerini hazır bulundurmadığını, mahkemenin ilgili vergi dairesinden Ba-Bs formlarını talep etmediğini, eksik araştırma ve aydınlatma yükümlülüğü ihlali ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı, davacı ile arasındaki akdi ilişkiyi ve mal teslimini inkar ettiğinden ispat külfeti davacıdadır. Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve dayanak faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ise defterlerini ibraz etmediği belirlenmiştir. Sevk irsaliyesindeki teslim alan imzasının aidiyeti hususunda yeterli inceleme yapılmadığı gibi, fatura tutarının miktarı itibariyle vergi dairesine bildirilmesi gerektiğinden davalının bu faturaya ilişkin BA (Büyük Alış) beyannamesi verip vermediği de ilk derece mahkemesince araştırılmamıştır. Dairece resen getirtilen davalının 2015/09 dönemine ait BA formunda, davacıdan 1 adet belge ile mal aldığını beyan ettiği görülmüştür. Emsal Yargıtay kararında da açıklandığı üzere, davalının dayanak faturaya ilişkin beyanname vermesi, malları teslim almış sayılmasını gerektirir. Buna göre davalının malları teslim aldığı ve bedelini ödemekle yükümlü olduğu kabul edilmelidir; davalının mal teslimi yapılmadığı yönündeki savunmasının aksi kanıtlanmıştır. İlk derece mahkemesinin eksik tahkikat sonucunda mal teslimi kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatı talebi → kabul
Gerekçe: Alacak likit olduğundan, itirazın iptaline karar verilen kısım üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt tarihi ve faiz başlangıcı → kısmi kabul
Gerekçe: Takipten evvel temerrüt sabit olmadığından, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının kötüniyet tazminatı talebi → ret
Gerekçe: Reddedilen kısım yönünden davacının takipte kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın taşıyıcı gerekçesi, faturaya dayalı alacak davalarında mal tesliminin ispatı bakımından davalının ilgili faturaya ilişkin vergi dairesine BA (Büyük Alış) beyannamesi vermiş olmasının, teslim olgusunun kanıtı olarak kabul edilebileceğini ortaya koymaktadır; bu değerlendirme kararda anılan bir Yargıtay ilamına da dayandırılmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti↗ ticari defter↗ sevk irsaliyesi↗ BA formu (Büyük Alış beyannamesi)↗ icra inkar tazminatı↗ kötüniyet tazminatı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/688
KARAR NO 2020/764
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2019
NUMARASI 2017/963 2019/993
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/09/2020
İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yandan 07.09.2015 tarihli bir adet faturadan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsil edilememesi sebebiyle giriştikleri icra takibine borçlu-davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazmnatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından belirtilen nitelikte faturanın teslim alınmadığı gibi fatura konusu emtianın da teslim alınmadığını, faturanın ticari defterlerde yer almadığını belirterek, sevk irsaliyesinde bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ,akdi ilişkinin ispatlanması gerektiğini ,davacının ... üyesi olduğu ve malın ... adlı kişiye teslim edildiğini ve bedelinin çek ile tahsil ettiğini ileri sürerek davanın reddi ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın, icra takibine dayanak bir adet fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği, edildi ise bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, bu kapsamda dosya üzerinde yapılan incelemede, davaya konu faturanın açık fatura olduğu, teslim olgusunun davalı tarafça inkar edildiği, bu haliyle davacının davasını ispatla yükümlü olduğu, davacının alacağını dayandırdığı faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, sevk irsaliyesinin ise, "teslim eden" ve "teslim alan" kısımlarının imzalanmış olduğu,yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacının alacağını dayandırdığı fatura konusu malın davalı yana teslim edildiğine ilişkin tesvik edici herhangi bir belgenin tespit edilemediği, sevk irsaliyesinin, "teslim eden" ve "teslim alan" kısımlarında yer alan imzaların ise kime ait olduğunun anlaşılmaması nedeniyle, bunun tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı ve davacı tarafça da başkaca bir delil sunulmadığından ve ayrıca açıkça yemin deliline de dayanılmadığından, kesin delillerle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sevk irsaliyesinin "teslim eden" ve "teslim alan" kısımlarında yer alan imzaların kime ait olduğunun anlaşılamadığı hususunun hatalı olup, imzaların aidiyeti hususunda hiçbir araştırma yapılmadığını,faturanın; müvekkil tarafından usulüne uygun şekilde tutulmuş olan ticari defterlerine yine usulüne uygun şekilde işlendiğini, davalının verdiği cevap dilekçesinde; "müvekkilimin ticari defterlerinde anılan fatura yer almamaktadır" ifadeleri ile tek dayanak olarak müvekkilinin ticari defterlerini göstermiş olmasına rağmen defter inceleme günü ticari defterlerini hazır bulundurmadığını,mahkemenin somut olayı aydınlatmak için ilgili vergi dairesinden Ba-Bs formlarını dahi talep etmediğini, eksik araştırma yaptığını, davanın aydınlatma yükümlülüğü ihlal edilerek verilmiş olan kararın usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,dosyanın yeniden görülmek üzere üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; bir adet faturaya dayalı alacak nedeni ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, 26.182,84-TL asıl alacak ve 4.647,10-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam, 30.829,94-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/borçlunun süresi içerisinde, borca itiraz ettiğinden takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili; müvekkilinin, davacı/alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili tarafından belirtilen nitelikte fatura teslim alınmadığı gibi fatura konusu emtianın da teslim alınmadığı ve ayrıca faturanın müvekkilinin ticari defterlerde yer almadığı beyan ederek davacı ile müvekkili arasındaki akdi ilişki inkar etmiş olup, bu haliyle somut olayda, ispat külfeti davacıdadır.
HMK 222(1).madde gereğince Mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.İlk derece mahkemesince ;tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ,incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğu,sahibi lehine delil vasfında olduğu ve eylül 2015 tarihli dayanak faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ,davalının da ticari defterlerini ibraz etmediği ,davacının kdv dahil 26.182,84-TL faturasının usulune uygun biçimde ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Sevk irsaliyesindeki teslim alan kişi tarafından atılan imzanın aidiyeti hususunda yeterli inceleme yapılmamıştır.Ancak takip dayanağı fatura tutarının miktarı itibariyle Vergi Dairesine bildirilmesi gerektiğinden davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği de mahkemece araştırılmamıştır.Davalının 2015 takvim yılı BA formu dairemiz tarafından Hocapaşa vegi Dairesinden getirtilmiş, davalının 2015/09 dönemine ait bildiriminde davacı ...'den (24.243-TL kdv hariç ) 1 adet belge ile mal aldığını beyan ettiği görülmüştür.
Somut olaya emsal olan Yargıtay 19 HD nin 2018/2293 esas ,20194962 karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir.Buna göre davalının malları teslim aldığı,teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir.Davalının savunması ise mal teslimi yapılmadığı yönünde olduğu ve aksinin kanıtlandığının kabulü gerektiğinden icra takibine vaki itirazının asıl alacak yönünden iptali gerekmektedir.İlk derece mahkemesince eksik tahkikat sonucunda,mal teslimi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ,davanın reddine ilişkin hükmün kaldırılmasına ,takipten evvel temerrüt sabit olmadığından itirazın asıl alacak bakımından iptaline, fazlaya dair istemin reddine ,alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen kısım üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine,reddedilen kısım yönünden davacının takipte kötüniyeti kanıtlanamadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/963 Esas - 2019/993 Karar sayılı 17/12/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İtirazın KISMEN İPTALİNE;
26. 182,84-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin REDDİNE, %20 oranında hesaplanan (5.236,56-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine " Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 1.788,54- TL karar harcından, mahkeme ve icra veznesine yatan harçlar toplamı 526,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.262,04- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar toplamı 557,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı gideri 700-TL bilirkişi ücreti ve 65,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 765,50,-TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 650- TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 3.927,43 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili için takdir olunan 3.400- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 117- TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 99-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/09/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167490 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi