6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taleple bağlılık ilkesi ihlali: alacak davasının itirazın iptali davası olarak hükme bağlanması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1189 E. 2020/1026 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Davacının açtığı bir alacak davası, ilk derece mahkemesince yanlışlıkla itirazın iptali davası olarak nitelendirilip karara bağlanmışsa, bu durum HMK 26/1'de düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturur; ancak alacağın varlığı ve tutarı ispatlanmış ve kesinleşmişse, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden istinaf mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp davayı doğrudan alacak davası olarak kabul edebilir. Ayrıca, icra takibine dayalı alacaklarda temerrüt faizi, takip tarihinden değil, ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresinin sonundan itibaren işletilir.

Ele alınan sorunlar

Davanın niteliğinin yanlış belirlenmesi - taleple bağlılık ilkesi → kabul

İddia: Ticari nitelikte hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının sehven itirazın iptali davası olarak değerlendirildiği ve bu yönde gerekçeli karar oluşturulduğu belirtilmiştir.

Gerekçe: Toplanan tüm delillere, incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarının lehte delil niteliğinde bulunduğuna, davalının getirtilen BA formlarına göre davacı faturalarının davalı tarafından vergi dairesine beyan edildiğine göre, davalının eldeki alacak davasından evvel başlatılan takip tarihi itibariyle davacıya belirtilen tutarda borcu olduğu belirlenmiştir. Davalı hükmü istinaf etmediğinden davacının alacağının varlığı ve tutarı kesinleşmiştir. Davanın alacak davası olmasına rağmen ilk derece mahkemesince itirazın iptali davası olarak nitelendirilip karara bağlanması, yargılamaya hakim olan ilkeler arasında yer alan HMK 26/1 maddesinde yazılı taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın alacak davası olarak, doğrudan kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt faizinin başlangıç tarihinin belirlenmesi → kısmi kabul

İddia: Davacı, icra takip tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek takip tarihinden itibaren faiz talep etmiştir.

Gerekçe: Takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde davalı temerrüde düşmüş olur. Bu sebeple tebliğden itibaren ödeme süresi ilavesi suretiyle davalının belirtilen tarihte temerrüde düştüğü anlaşılmakla, bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, davanın yanlış nitelendirilmesi durumunda (alacak davasının itirazın iptali davası olarak hükme bağlanması) taleple bağlılık ilkesine aykırılığın, yeniden yargılamayı gerektirmediği hallerde ilk derece kararının kaldırılıp doğrudan esas hakkında hüküm kurularak düzeltilebileceği ve icra takibine dayalı alacaklarda temerrüt faizi başlangıcının ödeme emri tebliğini izleyen ödeme süresinin sonu olduğu yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi itirazın iptali alacak davası temerrüt faizi ticari defter BA formu

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 26/1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1189

KARAR NO 2020/1026

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/03/2020

NUMARASI 2018/1142 Esas-2020/245 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/10/2020

Davanın kabulüne yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalının borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, müvekkili şirket tarafından malların gönderildiğini, defalarca istenilmesine rağmen borcunu ödemediğini, davalının haksız yere icra takibine itiraz etmesinden dolayı icra takibinin durduğunu ve bu nedenle bu davanın açıldığını beyanla davalıdan alacakları olan 23.253,91-TL'nin icra takip tarihi olan 20.06.2018 tarihinden başlamak üzere reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, davalının defterlerini ibraz etmediği, bu kez davacı yanın defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yapıldığı, takip konusu 23.253,91-TL bedelli satış faturasının davalının kayıtlarında yer aldığı, aynı zamanda davalının getirtilerek incelenen 2017 yılı BA formundan, bu alım işleminin davalı tarafından Vergi Dairesine beyan edildiğinin anlaşıldığı, böylece davacının fatura konusu emtiayı davalıya teslim ettiğini ispat ettiği, davalının ise fatura bedelini ödediğini yazılı delil ile ispat edemediği ve yemin deliline de dayanmadığı, böylece davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 23.253,91-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline, alacak likit olduğundan davalının %20 oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ticari nitelikte hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının sehven itirazın iptali davası olarak değerlendirildiğini ve bu yönde gerekçeli karar oluşturduğunu belirterek, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararında olduğu gibi davaya sebebiyet veren davalı yana yükletilmesini, istinaf konun yolu için yapılacak olan yargılama giderlerinin ise istinafa başvurma gerekliliğinin Mahkemenin sehven yapmış olduğu hatadan ileri geliyor olmasından dolayı hazineye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Toplanan tüm delillere;incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarının lehinde delil niteliğinde bulunduğu , davalının getirtilen 2017 yılı BA formlarına göre davacı faturalarının davalı tarafından vergi dairesine beyan edildiği,buna göre davalının eldeki alacak davasından evvel başlatılan takip tarihi itibariyle davacıya 23.351,91-TL borcunun olduğu belirlenerek bu miktar alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmiştir. Davalı verilen hükmü istinaf etmemiştir. Davacının alacağının varlığı ve tutarı kesinleşmiştir. Dava;alacak davası olmasına rağmen ilk derece mahkemesince itirazın iptali davası olarak nitelendirilip ,karara bağlanması yargılamaya hakim olan ilkeler arasında yer alan HMK'nın 26/1.

Maddesinde yazılı taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Davacı;icra takip tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek 20.6.2018 tarihinden itibaren alacağa temerrüt faizi işletilmesini talep etmiştir.20.6.2018 tarihinde yapılan takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde davalı temerrüte düşmüş olur. Bu sebeble tebliğden itibaren ödeme süresi ilavesi suretiyle davalının 5.7.2018 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerekmiştir.(Yargıtay 19.HD nin 2018/2332 esas,2018/6301 karar sayılı ve 4.12.2018 tarihli emsal ilamı) O halde ilk derece mahkemesince davanın alacak davası olarak hükme bağlanması gerekirken , itirazın iptaline hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2020 Tarih 2018/1142 Esas 2020/245 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

1- Davanın KABULÜNE, 23.253,91-TL nin 5.7.2018 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.588,47-TL karar ve ilam harcından ; davacı tarafından peşin yatırılan 397,12-TL nin mahsubu ile bakiye 1.191,35‬- TL'nin davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 438,22-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı vekili için takdir edilen 3.488,09- TL nispi vekalet ücretinin ve davacı tarafından yapılan 1.400-TL bilirkişi ücreti, 198,98-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.598,98-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine, Hükümden sonra davacı yan tarafından yapılan 80,50- TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

15/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167273 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.