Sosyal medya paylaşımıyla ticari itibara saldırı ve haksız rekabet
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1065 E. 2020/904 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sosyal medyada bir kişi hesabından yapılan paylaşımın, hesabın sahibine bağlantılı sosyal medya hesapları üzerinden ait olduğu tespit edilebiliyorsa, hesap sahibinin bu hesabın kendisine ait olmadığı yönündeki savunması, buna ilişkin resmi bir başvurusu bulunmaması hâlinde yerinde görülmez. Bir ticari işletmeyi, toplumda infial yaratan ve işletmeyle doğrudan ilişkisi bulunmayan bir olayla ilişkilendirerek ağır ve rencide edici ifadelerle nitelemek, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırları içinde kalmaz; TTK 55/1-a uyarınca faaliyetleri veya ticari işleri yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme niteliğinde olup haksız rekabet teşkil eder ve TTK 56 ile TBK 58 uyarınca manevi tazminat koşullarını doğurur.
Ele alınan sorunlar
Hesabın davalıya ait olmadığı savunması → ret
İddia: Davalı vekili, dava konusu twitter hesabının müvekkiline ait olmadığını, hesabın sahte olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı hesabın sahte olduğunu ileri sürmüş ise de bu nedenle herhangi bir makama başvurusunun olmadığı, ayrıca davalının facebook hesabı ile dava konusu twitter hesabının birbirine bağlantılı olduğunun tespit edildiği; bu durumda davalının hesabın kendisine ait olmadığı yönündeki savunmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Paylaşımın ifade özgürlüğü/eleştiri sınırları içinde kalıp kalmadığı ve haksız rekabet teşkil edip etmediği → ret
İddia: Davalı vekili, paylaşımların kamuyu ilgilendiren genel nitelikteki sorunlara ilişkin olduğunu, rahatsız edici üslupta olsa bile ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri sınırında değerlendirilmesi gerektiğini, bu yönde emsal kararlar bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: AİHS 10. madde ve Anayasa 26. madde ifade özgürlüğü ve sınırlarına ilişkin düzenlemeler içermekte olup, bu hak başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının korunması amacıyla sınırlanabilir. TTK 55/1-a uyarınca başkalarını veya onların faaliyetlerini/ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet teşkil eden hallerden sayılmıştır; TTK 56. madde uyarınca haksız rekabet nedeniyle meslekî itibarı veya menfaatleri zarar gören kimse TBK 58. maddedeki şartlarla manevi tazminat isteyebilir. Somut olayda davalı davacıyı pedofilik tecavüz destekçisi olarak nitelemiş, ancak toplumda infial yaratan adli olaya destek bursu sağlayan davacı şirket bu olayla doğrudan ilişkilendirilemez; kullanılan ifadeler ağır ve rencide edici olup eleştiri sınırlarında kaldığı kabul edilemez. Bu nitelikteki açıklamalar davacının faaliyetlerini veya ticari işlerini sosyal medya ortamında yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici biçimde kötüleme niteliğinde olup haksız rekabet teşkil etmekte, manevi tazminat koşulları oluşmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olaya uygunluğu → ret
Gerekçe: Haksız rekabet teşkil eden eylem nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığından, hükmedilen 1.000-TL manevi tazminat miktarının somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sosyal medya paylaşımları yoluyla bir ticari işletmenin toplumda infial yaratan bir olayla haksız yere ilişkilendirilmesinin ifade özgürlüğü/eleştiri sınırlarını aştığı ve TTK 55/1-a kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin özgün değerlendirme içermesi nedeniyle, benzer sosyal medya kaynaklı ticari itibar saldırısı uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ manevi tazminat↗ ifade özgürlüğü↗ eleştiri sınırı↗ kişilik haklarına saldırı↗ ticari itibar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1065
KARAR NO 2020/904
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/02/2019
NUMARASI 2018/544 Esas 2019/234 Karar
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/09/2020
Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... A.Ş.'nin imtiyaz sözleşmesi kapsamında abonelerine mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmakta olduğunu, isim ve logosu ile birçok ürünün TPE nezdinde marka olarak tescilli olup, markası "tanınmış marka" statüsünde olduğunu, davalının ... kişisel Twitter hesabından yapmış olduğu, “...” paylaşımlarıyla şirketin kişilik haklarına ağır saldırıda bulunduğundan, TMK 25 maddesi ve TBK 49 ve 58. Maddeleri gereğince, müvekkilini, tecavüz skandalı nedeniyle gündemde yer alan bir vakıfla ilişkilendirerek ticari itibarını zedelediğinden ve mali olarak zarara uğratıp müvekkilinin rakiplerini rekabette öne çıkarma amacıyla hareket ederek haksız rekabet eylemi gerçekleştirdiğinden bahisle toplam 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, söz konusu paylaşımla ilgili dava ile haberdar olduğunu, hesabın davalı ile ilgisinin olmadığını, hesabın sahte olduğunu, söz konusu olay nedeniyle mağdur olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı tarafça söz konusu hesabın kendisine ait olmadığı iddia olunmuş ise de davacı tarafça dosyaya sunulan ekran görüntülerinden davalının facebook hesabı ile dava konusu twitter hesabının birbiri ile bağlantılı olduğu, aynı kullanıcı adının kullanıldığı, her iki sosyal medya hesaplarında yer alan fotoğrafların davacıya ait olduğu,twitter nezdinde yapılan şikayetin herkes tarafından yapılabileceği; davalının sosyal medyada yer alan beyanının davacı bakımından ağır ve incitici nitelikte olduğu, eleştiri dahilinde kabul edilemeyeceği, bu hali ile davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle 1000-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin adı ve bilgileri kullanılarak sahte hesap açıldığını, müvekkilinin hesaptan işbu dava ile haberdar olduğunu ,davacı şirketin ...'nın sponsoru olduğunu, tecavüz skandalının ardından ,davacının vakfa desteğinin devam edeceğini açıklaması üzerine abonelerin hat iptali kampanyası başlattığını ,başka mahkemelerce "yapılan paylaşımların özellikle kamuyu ilgilendiren genel nitelikle sorunlara ilişkin vatandaşın beyanının rahatsız edici üslupta olsa bile eleştiri sınırında kabulü gerektiği belirtilerek ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirildiğini ,ancak mahkemece bu kararların aksine hüküm verildiğini , kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davalı vekili hesabın sahte olduğunu ileri sürmüş ise de;bu nedenle makamlara bir başvurusunun olmadığının açıklandığı, facebook ile twitter hesabının birbirine bağlantılı olduğu tesbit edilmekle davalının hesabın kendisine ait olmadığı savunmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmakla ,davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Dava, haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. AİHS’nin 10.maddesi ile T.C. Anayasası’nın 26.maddesi ifade özgürlüğü ve sınırlarına ilişkin düzenlemeler içermektedir. İfade özgürlüğü hakkı, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının korunması amaçlarıyla da sınırlanabilir. Bunun yanında 6102 sayılı TTK’nun 55/1-a maddesinde ‘başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek’ haksız rekabet teşkil eden haller arasında sayılmıştır.
Aynı yasanın 56.maddesi uyarınca ise, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse, TBK’nun 58.maddesinde öngörülen şartlarda manevi tazminat verilmesini isteyebilir. Somut olayda uyuşmazlığın, davalı tarafından sosyal medya ortamında paylaşılan yazıdaki ifadenin, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırları içinde kalıp kalmadığı, davacının ticari saygınlığına saldırı niteliğinde olup olmadığı, haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplandığı, davalının davacıyı pedofilik tecavüz destekçisi olarak nitelediği, ancak kamuoyuna yansıyan adli olayın gerçekleştiği vakıf kapsamında bazı öğrencilere destek bursu sağladığını belirten davacı şirketin olayla doğrudan ilişkilendirilemeyeceği, toplumda infial yaratan olayla bağlantılı olarak davacı hakkında kullanılan ifadelerin ağır ve rencide edici olduğu, eleştiri sınırlarında kaldığının kabul edilemeyeceği,davacının faaliyetlerini veya ticari işlerini sosyal medya ortamında yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme niteliğinde olup haksız rekabet teşkil ettiği,manevi tazminat koşullarının oluştuğu sonucuna varılmaktadır.
Davalı vekilinin paylaşımın eleştiri sınırları içinde kaldığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Buna göre hükmedilen 1.000-TL manevi tazminat miktarı somut olaya ve dosya kapsamına uygundur. Bu itibarla, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.İstinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 68,31- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 13,91- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 34,-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
29/09/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166661 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi