6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İki ayrı genel kurul toplantısında şirket merkezinde yapılana değer verilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/607 E. 2020/912 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Aynı gün ve saatte biri şirket merkezinde, diğeri şirket merkezi olmayan başka bir yerde yapılan iki ayrı genel kurul toplantısından, çağrı ilanında belirtilen şirket merkezi adresinde yapılan toplantıda alınan ve nisaba uygunluğu tespit edilen karara değer verilir; şirket merkezi dışında yapılan toplantıda alınan karar geçersiz sayılır.

Ele alınan sorunlar

Aynı gün iki ayrı yerde yapılan genel kurul toplantısından hangisine değer verileceği → ret

İddia: Davacı, diğer ortağın çağrıya uygun olarak şirket merkezinde toplantı yapmadığını, kendisinin şirket merkezinde toplantı yaparak aldığı kararın tescil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirket ortaklarının 01/04/2015 tarih saat 14.00'te şirket merkezi adresinde olağanüstü genel kurulun yapılması konusunda alınan müdürler kurulu kararı uyarınca, genel kurulun yapılacağı şirket merkezine ortaklardan biri gelip hazır bulunmuş, diğer ortak ise şirket merkezine gelmeyip aynı adreste bulunan ancak şirket merkezi olmayan başka bir yerde toplantı yapmıştır; böylece aynı gün içinde iki ayrı genel kurul toplantısı yapılmıştır. TTK'nın 409/3. maddesi nazara alındığında, çağrı ilanında belirtilen ve şirket merkezi olan adreste yapılan genel kurul kararına değer vermek gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 620. maddesi uyarınca kanun ve esas sözleşmede daha ağır bir nisap öngörülmediği takdirde seçim kararları da dahil tüm genel kurul kararları toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla alınır; şirket merkezinde yapılan genel kurul toplantısında nisabın gerçekleştiği, dosya kapsamı ve genel kurul toplantı tutanağı karşısında bunun aksinin kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle şirket ortağının müdür seçimine ilişkin alınan ve tescil edilen karara değer verilmesi gerekir; ilk derece kararı bu gerekçeyle kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Aynı gün birbirine yakın iki farklı adreste yapılan genel kurul toplantılarında, çağrı ilanında belirtilen ve şirket merkezi olan yerde yapılan toplantıya değer verileceğine ilişkin tespiti içermesi bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul toplantısı toplantı yeri (şirket merkezi) nisap salt çoğunluk kararın geçersizliği tescil

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 409/3TTK 620 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/607

KARAR NO 2020/912

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/10/2016

NUMARASI 2015/881 Esas-2016/728 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2020

Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin %50 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin son genel kurul toplantısının 06/04/2012 tarihinde yapıldığını, müvekkili ile birlikte ... ve ...'in 1 yıl süre ile şirket müdürlüklerine seçildiğini, 06/04/2013 tarihinde görev sürelerinin dolduğunu ve şirketin yönetimsiz kaldığını, bu nedenle müvekkili tarafından şirket diğer ortağı ...'e 26/06/2014 tarihli ihtarname göndererek şirket genel kurul toplantısı gündeminin hazırlanarak 16/07/2014 tarihinde saat 14:00 itibariyle şirket merkezinde hazır olmasının istendiğini, ... tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile 11-15 Ağustos tarihleri arasında toplantı için uygun olacağını bildirdiğini, bu kez 12/08/2014 günü şirket merkezinde yapılacak toplantıya davet ettiğini, ancak ...'in belirlenen gün ve saatte gelmediğini, İst.Anadolu 5.

ATM'nin 2014/1598 esas sayılı dosyası ile şirketin feshi davası açıldığını,...'in 01/04/2015 günü saat 14:00'de şirket merkezinde olağanüstü genel kurul toplantısı kararı aldığını, müvekkilinin belirlenen gün ve saatte şirket merkezinde yanında avukatı, şirket muhasebecisi, arkadaşı ve ... sakinlerinden ... ile birlikte hazır olduklarını, ...'in toplantının yapılacağı şirket merkezine geldiğini, müvekkili ile yanındaki kişileri gördükten sonra geri dönerek uzaklaştığını, bir müddet daha bekledikten sonra müvekkilinin toplantıyı açarak gündem maddelerini görüşerek karar aldığını, alınan kararları tescil ettirmek için sicil müdürlüğüne gidildiğinde, şirketin vergi kaydının aktif olmaması nedeniyle tescil yapamadıklarını,vergi kayıtlarının aktif hale getirildiğini, 10/04/2015 tarihinde evrakların sicile teslim edildiğini, yapılan incelemede ...'in karar defterine 01/04/2015 tarihinde şirket merkezinde genel kurul toplantısı yapılmış gibi karar alındığını, oysa ki müvekkilinin belirlenen gün ve saatte şirket merkezinde hazır bulunduğunu, ...'in şirket merkezi dışında yasaya aykırı olarak toplantı tutanağı hazırladığını ve kendisini 5 yıllığına şirket müdürü atadığını, ...'in müvekkilinden önce toplantı tutanağını götürüp tescil ettirdiğini anladığını, müvekkilinin aldığı kararın tescil edilmediğini, İst.Anadolu 5.

ATM'nin 2014/1598 esas sayılı dosyasında davalı vekilinin yetki belgesi ibraz ederek davanın konusuz kaldığını beyan ettiğini,...'in tanzim ettiği sahte toplantı tutanağı ve alınan 01/04/2015 tarih 2015/2 nolu karar ile alınan 10/04/2015 tarihinde Ticaret sicilinde tescil edilip 16/04/2015 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan (1) nolu kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, şirkete kayyım atanmasına, müvekkilinin aldığı 01/04/2015 tarih 2015/2 nolu kararın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafça dosyaya sunulan ve el yazısı ile üzerine "şirket merkezi"ibaresi yazılan resimlerdeki yerin şirket merkezi olmayıp satış ofisi olarak kullanılan ... villası olduğunu, dolayısıyla ortak ...'in orada olmamasının doğal olduğunu, şirket merkezinin ... no.lu villa olup, ...'in toplantı gün ve saatinde şirket merkezinde hazır olduğunu, bu husus ile birlikte davacının şirket merkezindeki toplantıya katılmadığının noter onaylı tutanak ile sabit olduğunu,kararın yazıldığı GK Toplantı ve Müzakere Defterinin 01/04/2015 günü Üsküdar ...Noterliğine onaylatıldığını, şirketin zaten bir karar defterinin mevcut olup bu defterin bitmesi ve kaybı dışında yeni bir defter onaylatılmasının mümkün olmadığını,davacının şirket ve ortakları aleyhine zararına davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkemece; davacının 01/04/2015 günü toplantı saati olan 14:00 itibariyle şirket ortağı ...'in şirket merkezinde toplantı yapılmış gibi karar alarak kararı sicile tescil ettirdiğini iddia ederek alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile kendisi tarafından şirket merkezinde yapılan genel kurul sonucu alınan kararın siciline tescilini talep ettiği,davalının ise toplantı gün ve saatinde şirket merkezinde olduğunu savunduğu,davacının dosyaya sunduğu fotoğraflarda diğer ortağı beklediğini ileri sürdüğü yerin ... no.lu villa olup, şirket merkezi olmadığını toplanan delillere göre davalının şirket merkezinde toplantı yapmadığı iddiasının davacı tarafça kanıtlanması gerektiği,bu hususun dosya kapsamında ispatlanamadığı, 01/04/2015 tarihli genel kurul toplantısının şirket merkezinde yapılmadığını gösteren başkaca bir delil de sunulmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2017/596 Esas-2018/1537 Karar sayılı ve 06/12/2018 tarihli hüküm ile; toplantıya katılması gereken diğer ortağın şirket merkezi bitişi villa önünde bulunduğunu gördüğü halde fiziken biraraya gelmeden karar almaya çalıştıkları gerçeği karşısında alınan kararın, iyiniyet kurallarına aykırı ve karar alma çoğunluğu olmadığı halde tek başına karar alabilme arzusu içinde bulunduğunun ve kararın da ... nolu villada alınmadığının kanıtı olduğu, her iki tarafın dayandığı HTS kayıtları ile davacıya ait cep telefonunun toplantı saati itibariyle ve devamında ... villası yönündeki baz istasyonundan sinyal aldığı, davalının HTS kayıtlarında ise toplantı saati ve takip eden 14:04 saatine kadar ...

villasının yönündeki baz istasyonundan sinyal aldığının müdahil ...'in usulüne uygun olarak şirket merkezinde bulunduğu ve usulune uygun olarak toplantıyı yaparak orada karar aldığına karine sayılamayacağı, toplantı tutanağı tanzimi gerektiği gözönüne alındığında 14.04 ten itibaren ... de olmadığı sabit olan ...'in bu kararı şirket merkezinde almadığının sabit olduğu, ticaret siciline tescil edilen kararın usulunce yapılan toplantı sonucu alındığının ispatlanamamış olması, ...'den ayrıldığı anlaşılan şirket ortağının şirket merkezinde 14.04 den itibaren olmadığının HTS kayıtlarıyla sabit olduğu ve davacı tarafından da ... villasına gittiği anlaşılmakta ise de ... villasına gitmediği her iki yanın aldığı kararların nisaba uygun olmadığından geçersiz bulunduğu, her iki ortağın birbirine bitişik villalarda diğer ortak katılmadığından bahisle aldıkları karara geçerlilik tanınamayacağından davacının aldığı kararın geçersiz olduğu, diğer ortağın aldığı kararı geçerli kabul etmesinin bir çelişki teşkil ettiği, kalabalık bir grupla toplantı saatinde ...'de bulunduğu sabit olan davacının şirket merkezinde müdahil ortak tarafından yapılmış olan toplantıya katılmadığını kabul hayatın olağan akışına uygun kabul edilemeyeceğinden davanın tecil olunan karar bakımından kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle;

davanın kısmen kabulü ile tescil edilen kararın geçersizliğinin tesbitine ,aynı şekilde davacı tarafından alınan kararın da geçersizlik nedeniyle tescili talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararının temyizi edilmesi üzerine, Yargıtay 11. HD'nin 2019/1202 Esas-2020/878 Karar sayılı ve 03/02/2020 tarihli ilamı ile;şirket ortaklarının 01/04/2015 tarih saat 14.00'te şirket merkezi Taşdelen, ... Çekmeköy/İstanbul adresinde olağanüstü genel kurulun yapılması konusunda 02/03/2015 tarihli müdürler kurulu kararı alındığı, alınan bu karar uyarınca genel kurulun yapılacağı şirket merkezine şirket ortağı ...'in geldiği ve hazır bulunduğu, diğer ortak olan davacı ...'ın ise şirket merkezine gelmediği ve aynı adreste bulunan ...

numaralı şirket merkezi olmayan yerde toplantı yaptığı, böylece aynı gün içerisinde iki ayrı genel kurul toplantısının yapıldığı, TTK'nın 409/3 maddesi nazara alındığında ..çağrı ilanında belirtilen ve şirket merkezi olan .., No:... Çekmeköy/İstanbul'da yapılan genel kurul kararına değer vermek gerekeceği, 6102 sayılı TT K'nun 620. maddesi uyarınca kanun ve şirket esas sözleşmesinde daha ağır bir nisap öngörülmediği takdirde seçim kararları da dahil tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla alınacağının düzenlendiği,öncelikle bu yönü ile somut olayda şirket merkezi olan Taşdelen, ... Mah. ... Cad., No:... Çekmeköy/İstanbul'da yapılan genel kurul toplantısında nisabın gerçekleştiği, dosya kapsamı ve genel kurul toplantı tutanağı karşısında bu hususun kabulünün mümkün görülmediği, bu nedenlerle tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken uygun olmayan ve yasal dayanağı bulunmayan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmuş, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği; davalı şirket ortağı ...'in müdür seçimine ilişkin alınan ve tescil edilen karara değer verilmesi gerektiğinden kararın HMK.'nın 353(1)b-2 madesi gereği kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/881 Esas 2016/728 Karar sayılı ve 19/10/2016 tarihli hükmün HMK 353-b/2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 54,40- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harçtan mahsubu ile bakiye 23-TL karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 19- TL yargı gideri ile davalı vekili için takdir edilen 3.400-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı yan tarafından yapılan 170,10-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacı vekili için takdir olunan 1.700-TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili için takdir olunan 1.700-TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166588 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

1. inceleme

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8202 E. 2022/1627 K. · Onandı

Aynı gün iki genel kuruldan, çağrı ilanındaki şirket merkezinde yapılana değer verilir (TTK 409/3)

Gerekçe özeti

Aynı gün iki ayrı yerde genel kurul toplantısı yapılmışsa, TTK 409/3 uyarınca çağrı ilanında gösterilen ve şirket merkezi olan adreste yapılan toplantıya değer verilir; TTK 620 uyarınca daha ağır nisap öngörülmedikçe kararlar salt çoğunlukla alınır ve nisap sağlanmışsa bu toplantıda alınan (müdür seçimi dahil) karar geçerlidir.

Emsal değeri

Aynı gün yapılan çifte genel kurulda çağrı ilanındaki şirket merkezinde yapılan toplantıya değer verilmesi ve nisap değerlendirmesi yönünden emsaldir.

Kavramlar: genel kurul kararının butlanı toplantı yeri nisap salt çoğunluk müdür seçimi bozmaya uyma

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/8202 E.  ,  2022/1627 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 30.09.2020 tarih ve 2020/607 E. - 2020/912 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 oranında payı sahibi olduğunu, şirketin son genel kurul toplantısının 06/04/2012 tarihinde yapıldığını, müvekkili ile birlikte ... ve Yaşar Güney'in 1 yıl süre ile şirket müdürlüklerine seçildiğini, 06/04/2013 tarihinde görev sürelerinin dolduğunu ve şirketin yönetimsiz kaldığını, ...'in 01/04/2015 günü saat 14:00'de şirket merkezinde olağanüstü genel kurul toplantısı kararı aldığını, müvekkilinin belirlenen gün ve saatte şirket merkezinde yanında avukatı, şirket muhasebecisi, arkadaşı ve Sample City sakinlerinden ... ile birlikte hazır olduklarını, ...'in toplantının yapılacağı şirket merkezine geldiğini, müvekkili ile yanındaki kişileri gördükten sonra geri dönerek uzaklaştığını, bir müddet daha bekledikten sonra müvekkilinin toplantıyı açarak gündem maddelerini görüşerek karar aldığını, alınan kararları tescil ettirmek için Sicil Müdürlüğüne gidildiğinde, şirketin vergi kaydının aktif olmaması nedeniyle tescil yapamadıklarını, ...'in karar defterine 01/04/2015 tarihinde şirket merkezinde genel kurul toplantısı yapılmış gibi karar aldığını, oysa ki müvekkilinin belirlenen gün ve saatte şirket merkezinde hazır bulunduğunu, ...'in şirket merkezi dışında yasaya aykırı olarak toplantı tutanağı hazırladığını ve kendisini 5 yıllığına şirket müdürü atadığını, ...'in müvekkilinden önce toplantı tutanağını götürüp tescil ettirdiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin yaptığı yasal toplantıya ait tutanağın tescil edilmediğini, ...'in tanzim ettiği sahte olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ve sonucunda alınan 01/04/2015 tarih 2015/2 nolu kararın 10/04/2015 tarihinde Ticaret sicilinde tescil edilip 16/04/2015 tarihli Sicil Gazetesinde yayınladığını belirterek bu genel kurulda alınan (1) numaralı kararın TTK 622 ve 447 maddeleri gereğince butlanına, yok hükmünde olduğunun tespitine, şirkete kayyım atanmasına, müvekkilinin aldığı 01/04/2015 tarih 2015/2 numaralı kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının şirket ortağı sıfatı ile diğer ortak ...'e gönderdiği 26/06/2014 ve 23/07/2014 tarihli çağrı yazılarının yasal olmadığını, bu nedenle ...'in toplantılara katılmadığını, davacının 01/04/2015 günü yapılan toplantıya davet edildiği, ancak davacının bu toplantıya katılmadığını, usulüne uygun çağrı ile belirtilen gün ve saatte alınan karar ile ...'in müdür olarak tayin edildiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan ve el yazısı ile üzerine "şirket merkezi" ibaresi yazılan resimlerdeki yerin şirket merkezi olmayıp satış ofisi olarak kullanılan A-4 villası olduğunu, dolayısıyla ortak ...'in orada olmamasının doğal olduğunu, şirket merkezinin B-8 numaralı villa olup, ...'in toplantı gün ve saatinde şirket merkezinde hazır bulunduğunu, buna rağmen davacının şirket merkezindeki toplantıya katılmadığının noter onaylı tutanak ile sabit olduğunu, davacının yaptığı işlemlerin usulsüz ve geçersiz olduğunu, aldığı kararın yazıldığı Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin 01/04/2015 günü Üsküdar 15.Noterliğine onaylatıldığını, şirketin zaten bir karar defterinin mevcut olup bu defterin bitmesi ve kaybı dışında yeni bir defter onaylatılmasının mümkün olmadığını, davacının kendi yaptığı toplantıda bir değil iki karar aldığını, 1 numaralı karar ile kendisini süresiz olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kıldığını, bu kararı da Üsküdar 15.Noterliğine onaylattırdığını, davacının şirket merkezi olmayan bir yerde usulüne uygun çağrı ve ilan yaptırmadan henüz noter onaylı bir defter ortada yokken yasal olmayan kararlar aldığı için söz konusu kararları tescil ve ilan ettiremediğini, 3.750.000-USD tutarındaki borcun teminatı olarak davacıya şirketten %50 oranında hisse devri yapıldığını, davacının müvekkili şirket ve ortakları aleyhine davranışlarda bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin 2019/1202-2020/878 sayılı ve 03/02/2020 tarihli ilamıyla “..şirket ortaklarının 01/04/2015 tarih saat 14.00'te şirket merkezi Taşdelen, ...B-8 Çekmeköy/İstanbul adresinde olağanüstü genel kurulun yapılması konusunda 02/03/2015 tarihli müdürler kurulu kararı alındığı, alınan bu karar uyarınca genel kurulun yapılacağı şirket merkezine şirket ortağı ...'in geldiği ve hazır bulunduğu, diğer ortak olan davacı ...'ın ise şirket merkezine gelmediği ve aynı adreste bulunan....numaralı şirket merkezi olmayan yerde toplantı yaptığı, böylece aynı gün içerisinde iki ayrı genel kurul toplantısının yapıldığı, TTK'nın 409/3 maddesi nazara alındığında ..çağrı ilanında belirtilen ve şirket merkezi olan .., No....

Çekmeköy/İstanbul'da yapılan genel kurul kararına değer vermek gerekeceği, 6102 sayılı TT K'nun 620. maddesi uyarınca kanun ve şirket esas sözleşmesinde daha ağır bir nisap öngörülmediği takdirde seçim kararları da dahil tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla alınacağının düzenlendiği, öncelikle bu yönü ile somut olayda şirket merkezi olan Taşdelen, Aydınlar Mah. Cumhuriyet Cad., No...-8 Çekmeköy/İstanbul'da yapılan genel kurul toplantısında nisabın gerçekleştiği, dosya kapsamı ve genel kurul toplantı tutanağı karşısında bu hususun kabulünün mümkün görülmediği, bu nedenlerle tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken uygun olmayan ve yasal dayanağı bulunmayan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına” karar verildiği, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davalı şirket ortağı ...'in müdür seçimine ilişkin alınan ve tescil edilen karara değer verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı ve davalı vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalılardan ayrı ayrı alınmasına,

08/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

2. inceleme

Diğer usuli işlemmaddi_hata

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4057 E. 2022/5267 K. · Diğer usuli işlem

BAM kararının temyizi üzerine verilen Yargıtay kararına karşı maddi hata yolunun kapalı olması

Gerekçe özeti

Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı maddi hata (HMK 304) yoluna başvurulamaz; dayanılan olgular maddi hata niteliğinde değilse talep reddedilir ve talebin kötüniyetle yapılması halinde HMK 368 yollamasıyla 329/2 uyarınca disiplin para cezası uygulanır.

Emsal değeri

Yargıtay onama kararına karşı maddi hata yolunun kapalılığı ve kötüniyetli talepte disiplin para cezası açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: maddi hata (tashih) HMK 304 kötüniyetli başvuru disiplin para cezası

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/4057 E.  ,  2022/5267 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.09.2020 gün ve 2020/607 - 2020/912 sayılı kararı onayan Daire'nin 08.03.2022 gün ve 2020/8202 - 2022/1627 sayılı kararı aleyhinde davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Her ne kadar Dairemizin 2020/8202 E. - 2022/1627 K. sayılı ilamına karşı maddi hataya dayalı düzeltme isteminde bulunulmuş ise de davalı ve feri müdahil vekillerinin maddi hata dilekçesi olarak sunduğu dilekçelerde dayandığı olguların maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, HMK'nın 304. maddesi uyarınca herhangi bir maddi hata bulunmadığından, davacı ve feri müdahil vekillerinin maddi hataya dayalı düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve feri müdahil vekillerinin maddi hataya dayalı düzeltme istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı maddi hata yoluna gidilmesi mümkün olmayıp maddi hata düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, HMK'nun 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 329/2. maddesi uyarınca karar düzeltme talep eden davalı ve feri müdahilin takdiren ayrı ayrı 1.000,00’er TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMALARINA, para cezasının mahal mahkemesince yerine getirilmesine, HMK 372 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

6100 sayılı HMK 304. maddesinde “hükmün tashihi”, HMK 305. maddesinde “hükmün tavzihi”, HMK 305/A maddesinde de “hükmün tamamlanması” müesseseleri düzenlenmiş olup, 07.06.1944 gün 40/22 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile de, tavzih talebinin Yargıtay kararlarına karşı da yapılabileceği kabul edilmiştir.

Davalı ve Fer’i müdahil Dairenin 08.03.2022 tarihli kesin kararına karşı tashih-tavzih talebinde bulunmuş olup, kullanılan bu hak, HMK 304 vb. maddelerinde öngörülen ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile de tanınan yasal bir haktır.

Bu hakkı kullanan kişi, sonuçta haklı çıkabildiği gibi haksız çıkması da mümkündür.

Tashih-tavzih talebinin haksız olması durumunda ilgili hakkında disiplin para cezasına hükmedilebileceğine ilişkin HMK 304 vb. maddelerinde hiçbir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

Tashih-tavzih hakkını kullanan davalı ve Fer’i müdahile disiplin para cezası tayininin yasal dayanağı olmadığı halde uygulanması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Kaldı ki, sayın çoğunluğun disiplin para cezası tayinin de uyguladığı HMK 368.maddesi hükümleri, maddede açıkça zikredildiği gibi “kötüniyetli temyiz” için öngörülmüş olan bir yoldur.

Somut uyuşmazlıkta, temyiz incelemesi yapılmadığına, talebin tavzih ve maddi hatanın düzeltilmesi isteminden ibaret bulunmasına yorum yoluyla HMK 368. maddeleri hükümlerinin HMK 304 vb. yönünden de uygulanabileceğinin düşünülemeyecek olmasına göre davalı ve Fer’i müdahil aleyhinde disiplin para cezası uygulanması usul ve yasaya aykarıdır.

Açıklanan nedenle bu yönden sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

İnceleme seyri: Onandı → Diğer usuli işlem

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.