İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18337 E. 2015/643 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu↗ şirketin tasfiyesi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ek tasfiye↗ iflas↗ taahhütname↗ harç↗ dosya masrafı↗
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 223/2. maddesinde ortak olmayanlardan tayin edilen tasfiye memurlarının ücret kararlaştırılmamış olsa bile mahkemece halin icabına göre takdir edilecek münasip bir ücret isteyebileceklerinin belirtildiği, tasfiye memurlarının tasfiye halinde bulunan şirketin bütün mal ve haklarının muhafazası için basiretli bir iş adamı gibi gerekli tedbirleri almakla ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa zamanda bitirmekle mükellef oldukları, davacının bugüne kadar her hangi bir işlem yapıldığını gösterir belge sunmadığı, şirketin bilançosunun bugüne kadar düzenlenmediği, eğer şirketin mal varlığı tasfiye için yeterliliğe sahip değil ise, İİK'nın 119. maddesine göre basit usulde tasfiye işlemlerini yapabileceği, tasfiye memurlarının şirketin sonuçlandırılmamış işlemlerine devam etmek, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmek, şirketin alacaklarını toplamak, gereğinde yargı yolu ile almaya ve varlıkları paraya çevirmeye çalışmak, net varlığı elde etmeye yönelik ve yarayan bütün iş ve işlemleri yapmak hususunda sorumluluklarının bulunduğu, şirketin tasfiyesini yönetmek haricinde, iflası için mahkemeye başvurma hakkı olmadığı, bu doğrultuda davacının şirketin iflasını istemek için gerekli olan harç ve masrafları isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye memuru ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı Bakanlığın, dava dışı ....... aleyhine açtığı fesih ve tasfiye davasında anılan şirketin fesih ve tasfiyesine, davacı ...'ın da şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Davacı, mahkeme kararı ile tasfiye memurluğuna atandığına göre mahkemece, davacının görev yaptığı süre gözetilerek davacı için uygun bir tasfiye memuru ücreti takdir edilmesi ve takdir edilecek ücret üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18338 E. 2015/672 K.
Ortak:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · iflas · harç · dosya masrafı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 223/2. maddesinde ortak olmayanlardan tayin edilen «tasfiye memurlarının» ücret kararlaştırılmamış olsa bile mahkemece halin icabına göre takdir edilecek münasip bir ücret isteyebileceklerinin belirtildiği, tasfiye memurlarının tasfiye halinde bulunan şirketin bütün mal ve haklarının muhafazası için basiretli bir iş adamı gibi gerekli tedbirleri almakla ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa zamanda bitirmekle mükellef oldukları, davacının bugüne kadar her hangi bir işlem yapıldığını gösterir belge sunmadığı, şirketin bilançosunun bugüne kadar düzenlenmediği, eğer şirketin mal varlığı tasfiye için yeterliliğe sahip değil ise, İİK'nın 119. maddesine göre basit usulde tasfiye işlemlerini yapabileceği, tasfiye memurlarının şirketin sonuçlandırılmamış işlemlerine devam etmek, şirketin borç ve «taahhütlerini» yerine getirmek, şirketin alacaklarını toplamak, gereğinde «yargı yolu» ile almaya ve varlıkları paraya çevirmeye çalışmak, net varlığı elde etmeye yönelik ve yarayan bütün iş ve işlemleri yapmak hususunda sorumluluklarının bulunduğu, «şirketin tasfiyesini» yönetmek haricinde, iflası için mahkemeye başvurma hakkı olmadığı, bu doğrultuda davacının şirketin «iflasını» istemek için gerekli olan «harç» ve «masrafları» isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı Bakanlığın, dava dışı ....... aleyhine açtığı «fesih» ve «tasfiye» davasında anılan şirketin fesih ve tasfiyesine, davacı ...'ın da şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dava, «tasfiye memuru» ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… , toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin 2007 yılında tasfiyeye girdiği, ancak bugüne kadar herhangi bir işlem yapıldığını gösteren belge «kaydının» sunulmadığı, şirketin bilançosunun bugüne kadar düzenlenmediği, davalı tarafından sadece «iflas» başvurusu için «harç» ve «masraflar» gerektiğinin bildirildiği, «tasfiye» memurunun, «şirketin tasfiyesini» yönetmek haricinde iflası için mahkemeye başvurma hakkının bulunmadığı, buna göre davacının iflas istemek için gerekli olan harç ve masrafları isteme hakkının da o …
Mahkemece davacı «tasfiye» memurunun şirketin tasfiye sürecini yönetmek dışında «iflas» için mahkemeye başvurmak ve bu hususta gerekli «harç» ve «masrafları» istemek hususunda hak ve «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, davacının talebine ve dava konusuna uygun olarak verilmiş bir karar bulunmamaktadır.
Buna göre, davacı tarafça dava dışı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin mahkeme kararına göre tahakkuk eden toplam «tasfiye memuru» ücretinin tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptalinin talep edildiği dikkate alınarak, bu kapsamda inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… , toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin 2007 yılında tasfiyeye girdiği, ancak bugüne kadar herhangi bir işlem yapıldığını gösteren belge «kaydının» sunulmadığı, şirketin bilançosunun bugüne kadar düzenlenmediği, davalı tarafından sadece «iflas» başvurusu için «harç» ve «masraflar» gerektiğinin bildirildiği, «tasfiye» memurunun, «şirketin tasfiyesini» yönetmek haricinde iflası için mahkemeye başvurma hakkının bulunmadığı, buna göre davacının iflas istemek için gerekli olan harç ve masrafları isteme hakkının da o …
1-Dava, «tasfiye» memurunun ücretinin ödenmemesi sebebiyle başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı «tasfiye» memurunun şirketin tasfiye sürecini yönetmek dışında «iflas» için mahkemeye başvurmak ve bu hususta gerekli «harç» ve «masrafları» istemek hususunda hak ve «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, davacının talebine ve dava konusuna uygun olarak verilmiş bir karar bulunmamaktadır.
Buna göre, davacı tarafça dava dışı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin mahkeme kararına göre tahakkuk eden toplam «tasfiye memuru» ücretinin tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptalinin talep edildiği dikkate alınarak, bu kapsamda inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı ger …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5927 E. 2018/460 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… zararlarının oluştuğu ve bundan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 7.982,91 TL’nin ... satış tarihi olan 05.01.2011 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18337 E. , 2015/643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2011/182-2013/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mahkeme kararı ile .......i'nin tasfiyesine, aylık 350 TL ücretle müvekkilinin şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye giderlerinin davalı Bakanlıkça ödenmesine karar verildiğini, şirketin 160.419,35 TL vergi borcu bulunduğunu, borca batık olduğundan iflasının gerektiğini, tasfiye masraflarının ödenmemesi üzerine müvekkilinin tasfiye memurluğundan istifa ettiğini, tasfiye memurluğu ücretini alamayan müvekkilinin bu alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığını, davalının, alacakları şirket tüzel kişiliğinden ve tasfiye masasından alınması gerektiğini ileri sürerek takibe itiraz ettiğini, ilamda tasfiye giderlerinin davalıdan alınacağının açıkça belirtildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tasfiye ücretini istemesinin dışında hiç bir işlem yapmadığını, dava konusu alacağın şirketin tasfiye masasından istenebileceğini, mahkemece takdir edilen ücret ve tasfiye masraflarının müvekkilince ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 223/2. maddesinde ortak olmayanlardan tayin edilen tasfiye memurlarının ücret kararlaştırılmamış olsa bile mahkemece halin icabına göre takdir edilecek münasip bir ücret isteyebileceklerinin belirtildiği, tasfiye memurlarının tasfiye halinde bulunan şirketin bütün mal ve haklarının muhafazası için basiretli bir iş adamı gibi gerekli tedbirleri almakla ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa zamanda bitirmekle mükellef oldukları, davacının bugüne kadar her hangi bir işlem yapıldığını gösterir belge sunmadığı, şirketin bilançosunun bugüne kadar düzenlenmediği, eğer şirketin mal varlığı tasfiye için yeterliliğe sahip değil ise, İİK'nın 119.
maddesine göre basit usulde tasfiye işlemlerini yapabileceği, tasfiye memurlarının şirketin sonuçlandırılmamış işlemlerine devam etmek, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmek, şirketin alacaklarını toplamak, gereğinde yargı yolu ile almaya ve varlıkları paraya çevirmeye çalışmak, net varlığı elde etmeye yönelik ve yarayan bütün iş ve işlemleri yapmak hususunda sorumluluklarının bulunduğu, şirketin tasfiyesini yönetmek haricinde, iflası için mahkemeye başvurma hakkı olmadığı, bu doğrultuda davacının şirketin iflasını istemek için gerekli olan harç ve masrafları isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye memuru ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı Bakanlığın, dava dışı ....... aleyhine açtığı fesih ve tasfiye davasında anılan şirketin fesih ve tasfiyesine, davacı ...'ın da şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Davacı, mahkeme kararı ile tasfiye memurluğuna atandığına göre mahkemece, davacının görev yaptığı süre gözetilerek davacı için uygun bir tasfiye memuru ücreti takdir edilmesi ve takdir edilecek ücret üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166389000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz