CMR'de taşıyıcının gasp/hırsızlık nedeniyle sorumsuzluk ispatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/98 E. 2020/876 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
CMR'ye tabi karayolu taşımalarında, taşınan eşyanın taşıyıcının önleyemeyeceği bir gasp/hırsızlık olayı nedeniyle kaybolduğunun ispat yükü CMR 18/1 uyarınca taşıyıcıya aittir; ancak taşıyıcı bu yükü somut delillerle karşıladığında ve olayın gerçekleştiği güzergahın seçimi ile gasp olayı arasında kusura dayalı bir nedensellik bağı kurulamadığında, taşıyıcı CMR 17/2 gereği sorumlu tutulamaz. İlk derece mahkemesinin ispat yükünü davacıya yükleyen gerekçesi hatalı olsa da, taşıyıcının sorumsuzluğunu ispatladığı sonucu değişmediğinden gerekçe düzeltilerek aynı sonuca (davanın reddi) ulaşılır.
Ele alınan sorunlar
Taşıyıcının güzergah seçiminin kusur oluşturup oluşturmadığı → ret
İddia: Davacı, davalı taşıyıcının güzergah seçiminde özensiz davrandığını, güvenli ve ücretli otoyol yerine ücretsiz yolu tercih ederek kusurlu hareket ettiğini ve bu seçimin gasp olayına sebebiyet verdiğini öne sürmüştür.
Gerekçe: Taşımanın hangi güzergah üzerinden yapılacağı konusunda gerek taşıma senedinde (CMR belgesi) gerekse başka bir belgede açıklama bulunmamaktadır. Olayın salt 16 no.lu güzergahın seçilmiş olmasından kaynaklandığı hukuken geçerli bir çıkarım sayılamaz; zira olay bu otoyolda gerçekleşmediği gibi, gerçekleşmiş olsaydı bile o yola girilmiş olması mutlaka gasp olayının olacağı ve taşıyıcının bunu bilerek girdiği şeklinde yorumlanamaz. Taşıyıcının o güzergaha gasp olacağını bile bile yahut ağır ihmal ya da kusurlu bir şekilde girmek üzere olduğunu kabul etmeye yarayacak yeterli veri dosyada bulunmamaktadır. Taraflarca hazırlama ilkesi (HMK 25) çerçevesinde tüm deliller toplanmış olup, hukuk yargısının adli gerçeğe tarafların iddia ve savunmalarının diyalektiği çerçevesinde ulaşması gerekir; fiilen gerçek olduğu anlaşılan gasp olayının seçilen güzergah nedeniyle işlendiğini kabul etmeye yarayacak yeterli ispat vasıtası bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
CMR 17/2-18/1 uyarınca ispat yükünün taşıyıcıya ait olması ve taşıyıcının bu yükü karşılaması → ret
İddia: Davacı, hırsızlık olayının davalı taşıyıcı tarafından her türlü şüpheden uzak, açık ve net şekilde ispat edilmesi gerektiğini; olayın sadece şoför beyanına dayandığını, kamu davası açılıp açılmadığının bilinmediğini ve bu durumun hırsızlık iddiası üzerinde şüphe yarattığını öne sürmüştür.
Gerekçe: CMR 17/2 maddesine göre kayıp, hasar taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumdan ileri geliyorsa taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR 18/1 maddesi uyarınca kayıp, hasar veya gecikmenin 17/2'de öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşıyıcıya aittir. İlk derece mahkemesince yazılan kararın gerekçesinde davalının savunmasının aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığının belirtilmesi, ispat yükünün taşıyıcıda bulunması nedeniyle doğru olmamıştır; bu gerekçe CMR 18/1 maddesine aykırıdır. Bununla birlikte, kaybın taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan gasp olayı nedeniyle meydana geldiği davalı taşımacı tarafından ispatlanmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının, hatalı gerekçesi düzeltilerek kaldırılmasına ve hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
CMR 17/2 ve 18/1 maddeleri kapsamında taşıyıcının gasp/hırsızlık nedeniyle sorumsuzluğunu ispat yükünün kendisine ait olduğu ve güzergah seçiminin tek başına kusur oluşturmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer CMR uyuşmazlıklarında bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR↗ rücuen tazminat↗ ispat yükü↗ gasp/hırsızlık↗ taşıyıcının sorumsuzluk hâlleri↗ güzergah seçimi↗ taraflarca hazırlama ilkesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/98
KARAR NO 2020/876
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/12/2016
NUMARASI 2014/973 Esas-2016/969 Karar
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2020
Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından kısmen bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ... Sigorta A.Ş. ile ... A.Ş. arasında nakliyat emtia sigorta sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen bu sigorta sözleşmesinin ... sayılı sigorta poliçesine bağlandığını, ... AŞ nin İtalya'da mukim ... isimli firmaya 22/01/2012 tarihli faturaya istinaden 40 palet muhteviyatı (20.272,16 kg net - 24.430,50 kg brüt elektrolotik bakır tel cinsi emtia sattığını, satışa konu emtianın 22/01/2014 tarihinde Salerno/İtalya'da mukim alıcı İtalyan firmasına gönderilmek üzere ... AŞ nin Darıca/Kocaeli'nde bulunan fabrikasında davalı taşıyıcı ... AŞ'ye ait ... (çekici)- ... (y. römork) plakalı TIR'a yüklendiğini, 27/01/2014 tarihinde emtianın yüklü olduğu aracın İtalya'nın Bari Limanı'na 10-15 km uzaklıkta iken (beyana göre) faili meçhul şekilde soyguna uğradığını ve sigortalı emtianın çalındığını, sigortalı emtianın çalınmasından sonra şoför ...'ın ifadesinin İtalya/Bari/Pugliga Jandarma Karakolu'nda alındığını, ayrıca da Jandarma Karakolu Mobil polis birliği tarafından tutanak tutulduğunu belirterek;
hırsızlık olayını yerel mevzuat uyarınca ispat edemeyen, Bari-Salerno arasında güvenli ve ücreti otobanı kullanmak yerine ücretsiz Foggia yolunu tercih eden bu hali ile özensiz davranan ve sorumluluğu altında bulunan eşyanın çalınmasına sebebiyet veren davalı taşıyıcı ... AŞ nin meydana gelen zarardan CMR md. 17 vd. hükümleri gereğince sorumlu olduğunu öne sürerek müvekkili tarafından sigorta tazminatı olarak ödenen 411.303,29-TL'nın zararın meydana gelmesine sebebiyet veren davalı ... 'ne tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, olayın gerçekleşme biçimi sebebi ile CMR 17/2. md. gereğince taşıyıcı firmaların tazminat sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kesinlikle ikrar sayılmamak kaydı ile müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülse dahi hasarda taşıyıcıya rücu edilebilecek miktarın CMR 23. md. hükümlerine göre hesaplanmadığını,Yargıtay içtihatlarına göre faizin başlangıç tarihinin davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olmayıp davanın açıldığı tarih olduğunu, ayrıca CMR 27'ye göre faiz oranının %5 olduğunu ve bu hükmün emredici olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının savunmasının aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığ, dava dışı firmaya ait olan ve davalı taşıyıcı tarafından İtalya'da karayolu ile taşınırken silahlı gasp olayına uğraması sonucu emtianın çalınmış olması nedeni ile emtianın alıcısına teslim edilememesinde taşıyıcıya atfı kabil kusur veya sorumluluğun söz konusu olmadığı, taşıyıcının dosyaya sunulan hırsızlık-gasp olayı ile ilgili kanıt ve belgelere göre önlenemeyecek bu olay sebebi ile sorumlu tutulamayacağını kabul etmek suretiyle CMR 17/2 md. hükmü karşısında davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile; "hırsızlık olayının her türlü şüpheden uzak, açık ve net olarak davalı taşıyıcı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, olayda sigortalı taşınan emtianın 22/01/2014 tarihinde ...
A.Ş'nin Darıca-Kocaeli'nde bulunan fabrikasında davalı taşıyıcıya tam olarak teslim edildiğini ancak alıcısına teslim edilmediğini, davalı taşıyıcının emtianın kimliği meçhul şahıslar tarafından çalındığını savunduğunu, oysaki meçhul kişiler tarafından yapıldığı iddia edilen hırsızlık vakıasının sadece davalı taşıyıcının temsilcisi şoför tarafından dile getirildiğini, hırsızlık olayının da yerel makamlar tarafından yerel mevzuat gereğince doğrulandığını, sadece şoförün iddiası esas alınarak yazıya döküldüğünü hırsızlık iddiası sonucu bir kamu davası açılıp açılmadığının bilinmediğini veya sonucu bugüne kadar davalı tarafından dosyaya bildirilmediğini, bu olayın hırsızlık olayı üzerinde şüphe yarattığını, ispat külfeti üzerinde olan davalı taşıyıcı tarafından sadece şoför beyanı ve tutanak uyarınca hırsızlık savunması yapılması üzerine olayın araştırıldığını, davalı taşıyıcının eşyanın taşınmasında gerekli özeni göstermediğinin anlaşıldığını öne sürerek hırsızlık olayının her türlü şüpheden uzak açık ve net olarak davalı taşıyıcı tarafından ispat edilmesinin gerektiğini, olayın taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği hal kapsamında gerçekleşmediğini, güzergah seçiminin taşıyıcının kusurlu seçimi sonucu olayın gerçekleştiğini ve olayın sonucunun davalı tarafından takip edilmediğini" öne sürerek mahkeme kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebi üzerine;
Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2017/450 Esas-2018/26 Karar sayılı ve 18/01/2018 tarihli hüküm ile; taşımanın hangi güzergah üzerinden yapılacağı konusunda gerek taşıma senedinde (CMR belgesi) gerekse başka bir belgede açıklama olmadığı, olayın salt 16 no.lu güzergahın seçilmiş olmasından kaynaklanmış olduğunun hukuken geçerli bir çıkarım sayılamayacağı olayın 16 no.lu otoyolda gerçekleşmediği gibi velev ki gerçekleşse bile o yola girilmiş olmasının mutlaka gasp olayının olacağı ve taşıyıcının bunu bilerek girdiği şeklinde yorumlanamayacağı, taşıyıcının o güzergaha gasp olacağını bile bile yahut ağır ihmal ya da kusurlu bir şekilde girmek üzere olduğunu kabul etmeye yarayacak yeterli veri dosyada bulunmadığı, tarafların tüm delilleri toplanmış olup, davanın taraflarca hazırlanması gereken bir dava olduğu, hukuk yargısının adli gerçeğe, tarafların iddia ve savunmalarının diyalektiği çerçevesinde ulaşmak durumunda olduğu, bu itibarla fiilen gerçek olduğu anlaşılan gasp olayının seçilen güzergah nedeniyle işlendiğini kabul etmeye yarayacak yeterli ispat vasıtasının da bulunmadığı gerekçesiyle;
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/1829 Esas-2019/7402 Karar sayılı ve 21/11/2019 tarihli ilamı ile; "6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.
2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken H.M.K.'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına" dair karar verilmiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmuştur. Taşımanın hangi güzergah üzerinden yapılacağı konusunda gerek taşıma senedinde (CMR belgesi) gerekse başka bir belgede açıklama yoktur.
Olayın salt 16 no.lu güzergahın seçilmiş olmasından kaynaklanmış olduğu hukuken geçerli bir çıkarım sayılamaz. Zira olay 16 no.lu otoyolda gerçekleşmediği gibi velev ki gerçekleşse bile o yola girilmiş olması mutlaka gasp olayının olacağı ve taşıyıcının bunu bilerek girdiği şeklinde yorumlanamaz. Yani taşıyıcının o güzergaha gasp olacağını bile bile yahut ağır ihmal ya da kusurlu bir şekilde girmek üzere olduğunu kabul etmeye yarayacak yeterli veri dosyada bulunmamaktadır. Tarafların tüm delilleri toplanmış olup, dava taraflarca hazırlanması gereken bir davadır. (HMK 25) Hukuk yargısı adli gerçeğe, tarafların iddia ve savunmalarının diyalektiği çerçevesinde ulaşmak durumundadır. Bu itibarla fiilen gerçek olduğu anlaşılan gasp olayının seçilen güzergah nedeniyle işlendiğini kabul etmeye yarayacak yeterli ispat vasıtasının da bulunmadığı kabul edilmelidir.
CMR 17/2 de eğer kayıp ,hasar ,...taşımacının hatasından değilde ,istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumdan ileri geliyorsa ,taşımacı sorumlu tutulamaz.CMR 18/1 .maddesinde "kayıp ,hasar ,gecikmenin madde 17 parağraf 2.de öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşıyıcıya aittir."denilmektedir. İlk derece mahkemesince yazılan kararın gerekçesinde davalının savunmasının aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı belirtildiği ,ispat yükü taşıyıcı da bulunduğu nedenle doğru olmamıştır. Kaybın taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan gasp olayı nedeniyle meydana geldiği davalı taşımacı tarafından ispatlandığından , CMR Sözleşmesi 18/1.
maddeye aykırı gerekçe nedeniyle hükmün kaldırılmasına ,hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği yerine getirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ... Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2016 Tarih 2014/973 Esas-2016/969 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE, " İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 7.024,05- TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 6.969,65- TL harcın davacıya iadesine,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 37.241,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davalı tarafından yapılan 30,-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 31,40- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166342 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi