Para alacağına ilişkin davada davalı malvarlığına ihtiyati tedbir talep edilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1057 E. 2020/1079 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: İtirazın İptali Davasına Bağlı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Konusu para alacağı olan davalarda (örneğin sözleşmeye dayalı icra takibine itirazın iptali davasında), davalının genel malvarlığı veya üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine HMK 389. madde kapsamında ihtiyati tedbir talep edilemez; ihtiyati tedbir ancak davanın uyuşmazlık konusunu oluşturan mal varlığı değerleri bakımından verilebilir. Para alacağına ilişkin taleplerde, koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz talep edilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Para alacağına ilişkin itirazın iptali davasında davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir talep edilip edilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, tedbir talep edilen taşınmazların uyuşmazlıkla ilgili olduğunu, davalının tümüyle yabancı ortaklı olup Türkiye'deki tek malvarlığının bu taşınmazlar olduğunu, malvarlığını devrederek Türkiye'den çıkma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle telafisi imkansız zarara uğranılacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da imkansızlaşması veya ciddi bir zarar doğması ihtimali bulunan hallerde, uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. maddesi gereği tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve türü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Somut olayda dava, sözleşmeye dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir; davalının malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bu davanın konusunu oluşturmamaktadır. HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan malvarlığı değerleri bakımından karar verilebilir; para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebilir, ancak konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, HMK'nın 389. maddesindeki öncelikli koşul olan ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebilmesi koşulu gerçekleşmediğinden, ilk derece mahkemesinin tedbir talebinin reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Konusu para alacağı olan davalarda davalının malvarlığı üzerine HMK 389. madde kapsamında ihtiyati tedbir talep edilemeyeceği, ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu mal varlığı değerleri bakımından verilebileceği yönündeki tespit, benzer nitelikteki tedbir taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ uyuşmazlık konusu hak↗ itirazın iptali davası↗ ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1057
KARAR NO 2020/1079
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/03/2020 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/410 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/10/2020
İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik 17/03/2020 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen vekili; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 12.12.2014 tarihli Devir-Temlik-Taahhüt-İbra Sözleşmesi ve 12.12.2014 tarihli sözleşmenin tadiline ilişkin ek protokol imzalandığını, protokollere uygun olarak 37 adet bağımsız bölümün davalı şirket tarafından müvekkili şirkete devrin 11.08.2016 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu bağımsız bölümlerin, 30.08.2017 tarihinde şirketten geri alınmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin söz konusu bağımsız bölümleri satmak için çaba gösterdiğini, 37 bağımsız bölümden 25'ini çeşitli tarihlerde ve davalı şirketin bilgisi dahilinde sözleşmelerde davalının ödemekle yükümlü olduğu belirtilen "Satış Bedeli+%12'lik satış bedelinden daha düşük bir bedelle, üstelik tapu satış harçlarını da kendisi ödemek zorunda kalarak ancak satabildiğini, müvekkili şirketin mülkiyetinde kalan bağımsız bölümler nedeniyle aidatları da ödemek zorunda kaldığını, ihtarname ile bu bedellerin müvekkili şirkete ödenmesinin ihtaren bildirildiğini, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, müvekkillerinin alacaklarını tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının malvarlığını 3.
şahıslara devrini yaparak Türkiye'den çıkacağına ilişkin çok ciddi şüphe ve duyumlar olduğunu, davanın sonuçsuz ve amaçsız kalmaması ve müvekkili şirketin telafi edilemez şekilde zarara uğramasını önleyebilmek için davalı şirketin İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Caddesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayısında ve ... ada, ... parsel sayısında kayıtlı maliki bulunduğu bağımsız bölümleri ve tespit edilecek başkaca adına kayıtlı tüm taşınmaz mallar ile taşınır malları üzerine H.M.K.'nın 389 maddesi ve müteakip maddeleri hükümleri dairesinde teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin olduğu, üzerine ihtiyati tedbir konulması istenilen davalı şirketin İstanbul İli, Maltepe İlçesi, ... Caddesi, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayısındaki taşınmazların ve başkaca tespit edilecek adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır malların eldeki davada uyuşmazlık konusu olmadığı, gerekçesiyle HMK.'nın 389. ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya ait tapu kayıtlarını belirttikleri taşınmazların tamamen uyuşmazlık konusu ile ilgili olduğunu, davalı şirketin tümüyle yabancı ortaklı ve yönetim kurulunda tümüyle yabancılardan oluşan bir şirket olduğunu, davalı şirketin Türkiye'deki tek malvarlığının, dava konusu ... sitesinde hala satışını gerçekleştiremediği tedbir taleplerine konu bağımsız bölümler olduğunu, davalı şirketin ünvanının dahi bu bağımsız bölümlerin bulunduğu konut projesi ile aynı olduğunu, davalının mevcut malvarlığını 3. şahıslara devrederek Türkiye'den çıkması durumunda müvekkili şirketin alacağının tahsil edilemez hale geleceği ve müvekkili şirketin telafisi imkansız şekilde zarara uğrayacağının açık olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara kararın kaldırılarak davanın sonuçsuz ve amaçsız kalmaması, ileride telafisi imkansız zararlara uğramalarının önlenmesi bakımından İlk Derece Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılarak davalı şirketin İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ...
Caddesi ... pafta, ... pafta, ... ada, ... parsel sayısında ve ... ada, ... parsel sayısında kayıtlı taşınmazlar üzerinde maliki bulunduğu bağımsız bölümleri ve tespit edilecek başkaca adına kayıtlı tüm taşınmaz malları ile taşınır malları üzerine teminatsız olarak H.M.K.'nın 389. ve müteakip maddeleri hükümlerince ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı şirket gerek talep, gerekse istinaf başvuru dilekçesinde talebinin ihtiyati tedbire ilişkin olduğunu belirterek dava süresince davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, sözleşmeye dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, dolayısıyla davalının malvarlığı ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının iş bu davanın konusunu teşkil etmediği açıktır. HMK.nun 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği,somut uyuşmazlıktaki gibi konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir .Mahkemece HMK 389 maddesi gereği,öncelikli koşul olan,“... ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği” koşulu yönünden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, ara kararına yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 27/10/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166204 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi