6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit davasında yaklaşık ispat şartı gerçekleşmeyince ihtiyati tedbir kaldırılır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/888 E. 2020/776 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebi değerlendirilirken, çekin ödeme vasıtası olduğu ve peşin satış karinesi göz önünde bulundurulur; davacı, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemezse (HMK 390/3) ihtiyati tedbir koşulları oluşmamış sayılır ve tedbir kaldırılır. Dava derdest olduğu sürece, tedbir nedeniyle yatırılan teminatın hemen iadesi talebi HMK 392 uyarınca reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbire itirazın kabulüne ilişkin ara karara karşı istinaf → ret

İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiye olan güven nedeniyle fazla ödeme yapıldığını, çeklerin birbirinden farklı olduğunu, delil olarak ticari defter, cari hesap ekstreleri ve banka kayıtlarının bulunduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılması kararının kaldırılıp yeniden tedbir uygulanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında HMK 389 vd. maddelerinin de göz önünde bulundurulması gerekir. HMK 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir; ayrıca alım-satım ilişkilerinde peşin satış asıl olup mal ve bedelin aynı anda verildiğine ilişkin yasal karine mevcuttur. Somut olayda iddia, dava konusu çek bilgileri ve dosya kapsamı dikkate alındığında, dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın esas bakımından haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığından ihtiyati tedbir koşulları oluşmamıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Teminatın hemen iadesi talebi → ret

İddia: Davacı vekili, istem reddedilecek olsa bile davanın kesinleşmesi beklenmeksizin teminatın iadesini talep etmiştir.

Gerekçe: İhtiyati tedbir kararının verildiği dava halen derdest bulunduğundan, HMK 392 hükmü gereği teminatın hemen iadesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Menfi tespit davasında çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla talep edilen ihtiyati tedbirde, çekin ödeme vasıtası olduğuna ve peşin satış karinesine dayanılarak yaklaşık ispat şartının nasıl değerlendirileceği ile derdest dava sırasında teminatın hemen iadesi talebinin HMK 392 uyarınca reddi konusunda emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir menfi tespit yaklaşık ispat çekin ödeme vasıtası olması karinesi peşin satış karinesi teminat

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — H.M.K. 389H.M.K. 390/3H.M.K. 392

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/888

KARAR NO 2020/776

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/03/2020 (Ara Karar)

NUMARASI 2019/1033 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/09/2020

İhtiyati tedbire itirazın kabulüne ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2012 yılından itibaren cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, şifahi anlaşma üzerine müvekkilinin davalıya 6 adet çeki keşide ederek verdiğini, ancak davalı tarafın mal tesliminde bulunmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenlerle çekler için( her biri 75.000-50.000-TL bedelli 31.10.2019, 10.11.2019, 31.11.2019, 10.12.2019, 31.12.2019, 10.01.2020 keşide tarihli çekler) ödeme yasağı konulmasını, müvekkili aleyhine girişilecek icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 24.10.2019 tarihli ara karar ile; tedbir talebinin %20 teminat karşılığında kabulü ile, çeklerin ibraz edilmesi halinde karşılığı yoksa karşılıksızdır işlemi yapılarak karşılığı varsa çek bedelinin bloke edilerek hamile ödeme yapılmaması ve bu hususun çekin arkasına şerh edilmesi, ikinci bir karara kadar bloke edilen bedellerin kimseye ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir.

İTİRAZ

Davalı vekili; davacının müvekkiline işbu davaya konu edilmiş 5 adet çek karşılığı 375.000-TL ile dava konusu olmayan 28.02.2020 keşide tarihli 275.000-TL olmak üzere toplamda 650.000-TL borcu bulunduğunu, davacının daha önce de borçlusu olduğu 4 adet çek hakkında menfi tespit davası açtığını, müvekkilinin imkanlarının müsait olduğu ve davacının da iyi niyetli olduğu inancı ile İstanbul 15 ATM nin 2019/451 esas sayılı davaya konu çeklerin tarihini öteleyerek 28.02.2020 tarihli 275.000-TL bedelli çek ile değiştirdiğini, hiç bir basiretli tacirin bir kaç evvel verilen çekler ile ihtilaflı bulunduğu kişiye 375.000-TL avans çeki vermeyeceğini ,senet borçlusunun senedin avans-teminat vs. şarta bağlı olduğunu iddia ediyorsa bu hususun senet üzerinde açıkça şerh edilmiş olması gerektiğini,davacı tarafın çeklerin avans olarak yazılı belge sunmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya konu çeklerden önceki tarihli bir kısım çekler için 15. ATM'nin 2019/451 E. Sayılı dosyasında dava açılıp feragat edildiği, davaya konu çeklerin keşide tarihlerinin de geçtiği, muavin defter dışında davacının bir delil sunmadığı, bu durumda yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği gibi, ibraz süresinin geçmesi nedeniyle davacının bir zararının da olmayacağı gerekçesiyle tedbire itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden-davacı vekili;müvekkilinin aralarındaki ticari ilişkiye olan güven nedeniyle çoğu zaman ürün bedellerinden fazla ödeme yaptığını, ikame edilen davadan sonra davaya konu çekler iade edildiğinden o davadan feragat edildiğini,çeklerin de birbirinden farklı olduğunu, delil olarak tarafların ticari defter ve belgeleri, cari hesap ekstreleri, banka kayıtlarının belirtildiğini,davalının ihtiyati tedbir kararı kalkar kalkmaz Bakırköy 6.İcra Ceza Mahkemesi'ne müracaat ederek 2020/169 Esas sayılı dosya ile müvekkilinin karşılıksız çek keşide ettiğinden bahisle şikayette bulunduğunu,teminatın iadesinin yasal süreden daha fazla süreye tabi tutulduğunu,ihtiyati tedbirin kaldırılması kararının kaldırılarak yeniden tedbir uygulanmasını,istem red edilecek ise davanın kesinleşmesi beklenmeksizin teminatın iadesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İstinafa konu ara kararında talep, cari hesap ilişkisi içinde verilen çeklerin mal teslim edilmediğinden bedelsiz kaldığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, dava konusu çeklerin ödenmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, H.M.K. 389 vd. maddelerinin de göz önünde bulundurulması gerekir. H.M.K.'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.

"şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiğinin kabulü gerekir. Yine alım-satım ilişkilerinde asıl olan peşin satış olup, mal ve bedelin aynı anda verildiğine ilişkin yasal karine mevcuttur. Somut olayda, iddia, dava konusu çek bilgileri ve dosya kapsamı dikkate alındığında, dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın esas bakımından haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı, dolayısıyla ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

İhtiyati tedbire itirazın kabulune ilişkin ara kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan davacı yan teminatın iadesini talep etmektedir.İhtiyati tedbir kararının verildiği dava halen derdest bulunduğundan ,HMK 392 hükmü gereği teminatın hemen iadesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden-davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166028 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.