6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesap alacağında ticari defter ve teyit eden delillerle ispat

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1089 E. 2020/965 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Cari hesaba dayalı ticari alacak uyuşmazlıklarında, borçlu tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınması halinde, alacaklının sunduğu ticari defter kayıtları, karşı tarafça itiraz edilmeyen e-posta yazışmaları, kısmi ödemeler ve irsaliyeli faturalardaki teslim alan imzaları birlikte değerlendirilerek alacağın varlığı ve miktarı ispatlanabilir; bu durumda itirazın iptaline ve likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olur.

Ele alınan sorunlar

Cari hesaba dayalı fatura alacağının ispatı ve itirazın iptali → ret

İddia: Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkide alınan malların bedelinin EFT, havale ve çeklerle ödendiğini, faturaların, faturalardaki imzaların ve faturaların içeriğinin kabul edilmediğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek taraflardan ticari defterlerinin ibrazı istenmiş, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Davacı tarafından sunulan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen e-posta yazışmaları, davacının muavin defter dökümü ile teyit edilen bakiye alacağını göstermekte, davalının bu yazışmalara karşılık kısmi ödemeler yaptığı, ticari ilişkinin fatura düzenlenmesi ve kısmi tahsilat şeklinde devam ettiği anlaşılmaktadır. Ticari ilişkinin uzun süredir veresiye satış şeklinde sürdüğü, son faturadan sonra davalının ekstre talep ettiği ve cari hesap özetinin kendisine gönderildiği, bakiyenin davalının bilgisinde olduğu görülmüştür. Tüm irsaliyeli faturalarda teslim alan imzası bulunması mal tesliminin kanıtlandığını göstermekte olup, ticari ilişki sona erdikten sonra teslim alanların imzasının inkâr edilmesi yargılamayı uzatma amaçlı görülmüştür. Toplanan tüm delillere göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya takip tutarı kadar borçlu bulunduğu anlaşılmakla, itirazın iptali ile likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defter ibrazından kaçınan tarafın aleyhine değerlendirme yapılması ve cari hesap alacağının e-posta yazışmaları, kısmi ödemeler ile irsaliyeli faturalardaki teslim imzaları üzerinden ispatlanabileceğine ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap itirazın iptali ticari defter ibrazından kaçınma icra inkar tazminatı irsaliyeli fatura likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1089

KARAR NO 2020/965

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/09/2019

NUMARASI 2017/1073 Esas- 2019/644 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/10/2020

İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki yaşandığını, davacı taraftan alınan malların bedelinin yapılan EFT havale ve çeklerle davacı şirkete ödenmiş olduğunu, davacı tarafa müvekkili şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın, faturalarında ve vergisel işlemlerine sahte fatura veya yanıltıcı belge kullanmış olup, müvekkili şirketi haksız ve hukuka aykırı şekilde usulsüz olarak tutmuş olduğu ticari defter ve cari hesabına göre borçlu göstermeye çalışmakta olduğunu belirterek, davanın reddine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıya ait ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu,incelenen 2012-2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait ticari defter kayıtlarında, davalı yanın davacı yana 07.07.2017 tarihi itibariyle 8.982,39 TL fatura bakiye borcu olduğunun görülmüş olduğunu, e-posta yazışmalarında mail gönderildiği tarihle davacı alacağının da 10.503,79 TL olarak gözüktüğü 2017 yılı muavin defter dökümü ile teyit edilmekte olduğunu, davalının bu maile karşılık 20.01.2017 tarihinde 6.959.00TL'lik 30.04.2017 vadeli çek ile ödeme yaptığı ve 8.982,39 TL borcu kaldığı, davalı ticari defter ve eki belgeleri ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığını, davalı yanın davacı yana icra takip tarihi itibariyle 8.932,39-TL fatura bakiye borcu olduğu, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, alacağın likit, itirazın ise haksız oluşu karşısında itirazın iptaline karar verilen 8.932,39TL üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki yaşandığını, davacının aldığı malların bedeli yapılan eft havale ve çeklerle davacı şirkete ödendiğini, dolayısı ile daacı tarafa müvekkili şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın icra dosyasında bildirdiği faturaları kabul etmemekle birlikte faturalara konu olan ve müvekkile verdiği iddia olunan malların müvekkile teslim edilmediğini, faturalardaki imzaların müvekkilinin yetkili çalışanlara ait olmadığını, faturaları, faturalarda imzaları ve faturaların içeriğini kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Somut olayda uyuşmazlık; cari hesaba dayalı olarak düzenlenen faturalara dayalı alacağa yönelik başlatılan takip üzerine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. HMK 222 gereği mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek taraflardan ticari defterlerinin ibrazı istenilmiş ,davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış ,davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup bilirkişi raporunda; davacı tarafından sunulan e-posta incelendiğinde, mail gönderildiği tarihte davacı alacağının da 10.503,79-TL olarak gözüktüğü 2017 yılı muavin defter dökümü ile teyit edildiği, davalının bu maile karşılık 20.01.2017 tarihinde 6.959-TL'lik 30.04.2017 vadeli çek ile ödeme yaptığı, ticari ilişki fatura ve tahsilat olarak devam ettiği, sonucunda davalının davacıya 07/07/2017 tarihi itibariyle 8.982,39- TL borcu kaldığı, icra takip talebinde bu miktarın talep edildiği bildirilmiştir.

Davacı vekili tarafından delil olarak sunulup ,davalı tarafça itiraz edilmeyen 16 ocak 2017 tarihli e-postada ,bakiye alacağın 10.503,79-TL ye ulaştığı ,firma olarak zor durumda olduklarının davalıya bildirildiği,davalı tarafça ilgilenileceğinin yazıldığı ve davacının kayıtlarına göre bu tarihte 6.959-TL ödeme yapıldığı ,devam eden aylarda aynı şekilde belli tarih aralıklarıyla düzenlenen davacı faturalarından sonra kısmi ödemeler yapılarak ticari ilişki 7.temmuz 2017 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.Son düzenlenen fatura meblağı 518,40-TL nin ilavesiyle cari hesap bakiyesinin 8.982,39_TL olduğu,icra takibinde davacı tarafça da bu bedelin talep edildiği, ticari ilişkinin 2012 yılından bu yana aynı şekilde veresiye satış şeklinde devam ettiği, son faturadan sonra 17 temmuz 2017 tarihinde davalı tarafından davacıdan ekstre talep edildiği ,cari hesap özetinin davalıya gönderildiği ,yine davalının ilgileneceğini bildirdiği,cari hesap bakiyesinin davalının bilgisinde olduğu , tüm irsaliyeli faturalarda teslim alan imzası bulunduğu mal tesliminin kanıtlandığı ,ticari ilişki sona erdikten sonra teslim alanların imzasının inkarı yargılamayı uzatma amaçlı görülmüştür.

Toplanan tüm delillere göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya takip tutarı kadar borçlu bulunduğu anlaşılmakla itirazın iptali ile likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Davalı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 610,17- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 152,54- TL harcın mahsubu ile bakiye 457,63- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Hükümden sonra davacı gider avansından karşılanan 61,50-TL posta-müzekkere masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 08/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165959 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.