6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat mektubu komisyon oranı tespiti davasında hukuki yarar yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1214 E. 2020/1133 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Teminat mektubu komisyon oranı tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir kişinin ileri sürdüğü hukuki ilişki, açılacak veya görülmekte olan bir eda davasında iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek nitelikteyse, bu ilişkinin ayrı bir tespit davasıyla belirlenmesinde hukuki yarar yoktur; hukuki yarar dava şartı olduğundan bu durumda tespit davası reddedilir. Konusu kalmayan davalarda yargılama gideri ve vekalet ücreti, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenir; dava açılışında hukuki yararı bulunmayan taraf yararına gider ve ücrete hükmedilmez.

Ele alınan sorunlar

Tespit davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, komisyon oranı değişikliğine itiraz ettiğini, BDDK'dan uyuşmazlığın yargıya intikal etmesi gerektiğine dair cevap alınca dava açtığını, ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine zararı azaltmak için teminat mektubunu iade ettiğini, dava tarihinde haklı olduğunu ve kararın kaldırılarak yargı gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 106. madde uyarınca tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında, davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerekir; hukuki yarar bir dava şartıdır. Eda ve inşai davalarda hukuki yararın bulunduğu varsayılır, ancak tespit davalarında her olayın özelliğine göre hukuki yararın bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Somut olayda davacının komisyon oranının tespitine ilişkin iddiası, banka tarafından yapılacak bir ödeme isteminde bir menfi tespit davasında veya alacaklı tarafından açılacak bir eda davasında savunma olarak ileri sürülebilecek niteliktedir. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı (müstakil) bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konusuz kalan davada yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, davanın açıldığı tarihte haklı olduğunu, dava ve iadeden sonra komisyon oranının davadaki talep gibi %1,748 üzerinden kabul edildiğini ileri sürerek yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 331/1. madde uyarınca davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir ve hükmeder. Davanın açılış tarihi itibariyle tespit davası olarak açıldığı, davacının zarara yönelik bir talebinin olmadığı ve davadan sonra teminat mektubunu iade ettiği anlaşıldığından, dava açmakta hukuki yararı bulunmayan davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, bankanın uyguladığı komisyon oranının tespitine yönelik davanın, ileride açılacak bir eda davasında veya menfi tespit davasında savunma/iddia olarak ileri sürülebilecek nitelikte olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi, benzer nitelikteki tespit davalarında hukuki yarar değerlendirmesi için emsal oluşturmaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Tespit davasında hukuki yarar - eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tespit davası hukuki yarar dava şartı eda davası menfi tespit davası konusuz kalan dava yargılama giderinin açılış tarihine göre belirlenmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 106HMK 331-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1214

KARAR NO 2020/1133

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/05/2019

NUMARASI 2018/764 Esas 2019/546 Karar

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/11/2020

Konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; müvekkilinin davalıdan, ilgili makama verilmek üzere 29.02.2016 açılış tarihli 31.03.2019 vadeli 976108 nolu 2.060.842- TL bedelli teminat mektubu aldığını ve bankanın mektup için %1.748 oranında komisyon uyguladığını, davalının 11.05.2018 tarihinde müvekkil firmaya mail göndererek teminat mektubu komisyon oranının %1.748'den %2'ye çıkarılacağını bildirdiğini, teminat mektubu komisyon oranı artışına dair hiç bir gerekçe sunmadığını, komisyon oranını tek taraflı revize ettiğini, komisyon oran artışının yasal dayanağı olmadığını beyan ederek, taraflar arasındaki komisyon oranları hususunda doğan anlaşmazlığın mahkeme eli ile giderilmesini ,%1.748 oranında komisyon uygulanması gerektiğinin tesbitini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davaya konu edilen teminat mektubunun davacı tarafından 13.07.2018 tarihinde müvekkil bankaya iade edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davacının müvekkil bankaya herhangi bir teminat mektubu komisyon ödemesi yapmadığını, banka ile komisyon oranlarının değişmeyeceğine ilişkin ayrıca bir anlaşma yapılmadığı sürece komisyon oranlarının ilgili dönem için geçerli olduğunu beyan ederek, davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,tespite konu teminat mektubunun dava açıldıktan sonra, 13/07/2018 tarihinde davacı tarafından bankaya iade edildiğini, davanın konusunu teşkil eden teminat mektubunun iade olması ve tespite esas olacak nitelikte bir uyuşmazlık bulunmadığından konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açılışına davalının sebebiyet vermediği ve davacının yalnızca tespit istemede bir nevi hukuki yararının da bulunamayacağı dikkate alınarak davalı taraf lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirketin,komisyon tutarına ilişkin değişikliğe, itirazlarını hukuki olarak dile getirdiğini, BDDK'dan da uyuşmazlığın yargı merciine intikal etmesi gerektiğine dair cevap aldığında huzurdaki davayı açtığını,ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine müvekkilinin ileride doğacak zararları en aza indirme ve kendi ticari hayatı için sorun oluşturması sebebiyle 13/07/2018 tarihinde teminat mektubunu iade ettiğini, dava ve iadeden sonra komisyon oranının davadaki talep gibi %1,748 oran üzerinden kabul edildiğini, davanın açıldığı tarihte haklı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bankanın uyguladığı teminat mektubu komisyon oranının mahkemece belirlenmesine yönelik tespit davasına ilişkindir. 6100 sayılı HMKnun 106. maddesinde tespit davasıyla ilgili olarak "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tespit davasında, sadece tespit hükmü verilebilir. Tespit davasında verilen karar ile hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu kesin olarak tespit edilir.

Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir. Hukuki yarar bir dava şartıdır. Eda davalarında ve inşaî davalarda hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Somut olayda, davalı banka tarafından komisyon oranının %2 ye çıkartıldığına ilişkin bildirim üzerine eldeki dava açılmıştır.Dolayısıyla davacının komisyon oranının tesbitine ilişkin iddiası banka tarafından yapılacak bir ödeme isteminde bir menfi tesbit davası veya alacaklı tarafından açılacak bir eda davasında savunma olarak ileri sürülebilecek niteliktedir.

Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı (müstakil) bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.Davacı vekili tarafından istinaf başvurusu vekalet ücreti ve yargı gideri bakımından yapıldığından hüküm diğer yönleri ile kesinleştiğinden istinaf incelemesi istinaf edilen kısım ile sınırlı olarak yapılmıştır.HMK 331-(1) madde de"davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde, hakim davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir ve hükmeder "şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın açılış tarihi itibariyle tespit davası olarak açıldığı davacının zarara yönelik talebinin olmadığı ve davadan sonra teminat mektubunu iade ettiği anlaşılmakla dava açmakta hukuki yararı bulunmayan davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi10/11/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165507 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/469 E. 2022/4672 K. · Onandı

Teminat mektubunun iadesiyle konusuz kalan davada gidere davacı katlanır

Gerekçe özeti

Dava açıldıktan sonra tespite konu teminat mektubu davacı tarafından iade edilirse dava konusuz kalır ve esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir; davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediği ve davacının tespit istemekte hukuki yararı da bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı lehine yüklenir.

Emsal değeri

Dava konusu teminat mektubunun iadesiyle konusuz kalan davada, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinde giderin davacıya yüklenmesi yönünden emsal değeri taşır (Yargıtay'ca onanan İlk Derece holding'i).

Kavramlar: konusuz kalma karar verilmesine yer olmadığına teminat mektubu komisyonu yargılama giderine katlanma davanın açılmasına sebebiyet

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/469 E.  ,  2022/4672 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.05.2019 tarih ve 2018/764 E- 2019/546 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.11.2020 tarih ve 2020/1214 E- 2020/1133 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan, ilgili makama verilmek üzere 29.02.2016 açılış tarihli 2.060.842.- TL bedelli teminat mektubu aldığını ve bankanın mektup için %1.748 oranında komisyon uyguladığını, davalının 11.05.2018 tarihinde müvekkil firmaya mail göndererek teminat mektubu komisyon oranının %1.748'den %2'ye çıkarılacağını bildirdiğini, artışın yasal dayanağı olmadığını ileri sürerek taraflar arasındaki komisyon oranları hususunda doğan anlaşmazlığın mahkeme aracılığı ile giderilmesine, %1.748 oranında komisyon uygulanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu edilen teminat mektubunun davacı tarafından 13.07.2018 tarihinde müvekkil bankaya iade edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunarak davanın konusuz kaldığına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, tespite konu teminat mektubunun dava açıldıktan sonra, 13/07/2018 tarihinde davacı tarafından bankaya iade edildiği, davanın konusunu teşkil eden teminat mektubunun iade olması ve tespite esas olacak nitelikte bir uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açılışına davalının sebebiyet vermediği ve davacının yalnızca tespit istemede bir nevi hukuki yararının da bulunamayacağı dikkate alınarak davalı taraf lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.