6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kabul beyanı ile sonuçlanan davada karar harcının 1/3 oranında hesaplanması gerektiği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1210 E. 2020/1155 K. ·

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Davalının cevap dilekçesinde davayı kabul etmesi ve davanın ön inceleme aşamasına gelmeden bu kabul beyanı ile sonuçlanması halinde, HMK 312(1) uyarınca davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulur ve AAÜT 6. madde uyarınca vekalet ücreti yarı oranda hesaplanır; ancak Harçlar Kanunu 22. madde uyarınca kabulün ilk celsede gerçekleşmesi halinde karar ve ilam harcı tam değil, 1/3 oranında hesaplanmalıdır.

Ele alınan sorunlar

Davayı kabul eden davalının yargılama giderlerinden sorumluluğu → ret

İddia: Davalı vekili, davanın açılmasına kendisinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 312(1) uyarınca feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi mahkum edilir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davayı kabul etmiş ve dava ön inceleme aşamasına gelmeden neticelenmiştir; bu nedenle davalı yargı giderlerinden sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vekalet ücretinin AAÜT 6. madde uyarınca yarı oranda hesaplanması → ret

İddia: Davalı vekili, vekalet ücretinin yarı oranında hesaplanmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: AAÜT 6. madde uyarınca anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmolunur. Mahkemece hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiş olması doğrudur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karar ve ilam harcının kabul beyanının zamanına göre oranlanması → kabul

İddia: Davalı vekili, Harçlar Kanunu 22. madde uyarınca davanın ilk celsede kabul edilmesi halinde karar ve ilam harcının üçte birinin alınması gerektiğini, tam harca hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Harçlar Kanunu 22. madde uyarınca davanın kabul beyanı ile neticelendirilmesi halinde karar ve ilam harcının 2/3'ünün davalıdan tahsiline karar verilir; kabul veya sulh ilk celsede gerçekleşirse karar ve ilam harcının 1/3'ünün davalıdan tahsiline karar verilir. Somut olayda davalı vekili geçerli bir kabul beyanında bulunmuş ve dava ön inceleme aşamasına gelmeden, yani ilk celsede kabul ile sonuçlanmıştır; buna göre karar harcının 1/3 oranında alınması gerekirken ilk derece mahkemesince tam olarak tahsiline karar verilmesi hatalıdır. Bu hata ve eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün kaldırılarak 1/3 oranında karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Davanın ön inceleme aşamasına gelmeden, ilk celsede davalının kabul beyanıyla sonuçlanması halinde karar ve ilam harcının Harçlar Kanunu 22. madde uyarınca 2/3 değil 1/3 oranında hesaplanması gerektiğine ilişkin tespiti bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit kambiyo senedi kabul beyanı yargılama giderleri karar ve ilam harcı vekalet ücreti kötü niyet tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 312(1)HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a · Harçlar Kanunu — Harçlar Kanunu 22 · AAÜT — AAÜT 6(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA 2020/1210

KARAR NO 2020/1155

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/12/2019

NUMARASI 2019/538 Esas - 2019/1348 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİH 11/11/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı tarafından davacı aleyhine ibraz edilmemiş 68.000-TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını,borca ve takibe itiraz ettiğini, çek üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını,muhatap banka şubesine müracaat ettiğini, ancak keşideci ....Ltd. Şti. 'nin piyasada birden çok sahte çeki olduğunun bildirildiğini,keşideci şirket hakkında İst.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/145447 soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduğunu, icra dosyasında vezneye yatırılan ücret hakkında alacaklıya ödenmemesini, dava konusu çekin sahte olması nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını yitireceğine ilişkin hukuki sonuçlarını müvekkilinin bilebilecek konumda biri olmadığını, çek yalnızca karşılığının bulunmadığı öğrenildikten sonra ibraz gereği duyulmadığını, davacının beyanından ticari hayatta tacirin çekine karşılıksız ibaresinin düşülmesi onun bankalar nezdinde kredisinin düşeceğini, çek sahte olduğu bilindiği için değil bankaya ibraz edilmediği ve kambiyo vasfını yitirdiği için genel haciz yolu ile takip yapıldığını, davacının davasını kabul ettiklerini ,kabl nedeniyle davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yargılama giderleri yönünden davalı vekili tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmediği iddia edilmiş ve dilekçeler teatisinde henüz kabul beyanı yapılmış ise de davalının öncelikle çeki bankadan sordurarak takibe konu etmesi gerektiği halde doğrudan takip başlattığı ve takip neticesinde davanın açıldığı göz önünde bulundurulduğunda davalının davanın açılmasından ve neticede yargılama giderlerinden sorumlu olduğuna, davacının dava konusu ... Bankası A.Ş Öveçler Şubesi'ne ait keşidecisi ....Ltd. Şti, lehtarı ... olan 17/02/2019 tarih ve 68.000-TL bedelli çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;hükümde harç, vekalet ve yargılama giderlerine tam hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Harçlar Kanununun 22. maddesinde davadan feragat veya davayı kabul..., muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisinin alınacağının düzenlendiği, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını yeni bir hüküm kurulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde davayı kabul beyanı ile dava ön inceleme aşamasına gelmeden neticelendirilmiştir.HMK 312(1)" feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi mahkum edilir." hükmü uyarınca davalı yargı giderlerinden sorumlu olduğundan davalı vekilinin yargı giderine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamaktadır. AAÜT nin 6.maddesine göre "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına,..hükmolunacağı "düzenlenmiştir. " Mahkemece hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT ne göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin yarısı olan miktara hükmedilmiştir.Bu sebeble vekalet ücretinin yarı oranında hesaplanmadığına ilişkin davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Harçlar Kanunu 22.

madde " davanın kabul beyanı ile neticelendirilmesi halinde karar ve ilam harcının 2/3’ünün davalıdan tahsiline karar verilir. Kabul veya sulh ilk celsede gerçekleşirse karar ve ilam harcının 1/3’ünün davalıdan tahsiline karar verilir." hükmünü haizdir.Somut olayda ;davalı vekilinin geçerli bir kabul beyanında bulunduğu; davalının yargı gideri ile sorumlu olduğu, ancak Harçlar Kanunu 22.madde de ; ilk celse de kabul halinde 1/3 oranında karar harcı alınacağı öngörüldüğü halde karar harcının tam olarak tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak bu hata ve eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm verilerek 1/3 oranında karar ve ilam harcının tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/538 Esas - 2019/1348 Karar sayılı 31/12/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜ ile,İstanbul Anadolu ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu ;... Bankası A.Ş Öveçler Şubesi'ne ait keşidecisi ... San. ve Tic. Ltd. Şti , lehtarı ...olan 17/02/2019 tarih ve 68.000-TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,""Yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin Reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 1.548,36‬-TL karar harcından,peşin yatırılan 1.161,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 387,09‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça ödenen 1.278,77-TL peşin harçlar ile 18-TL davacı yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı vekili için A.A.Ü.T.

6(1)maddesi uyarınca 1/2 oranında takdir olunan 3.915-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"Davalı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Davacı istinaf yargı gideri 65-TLnin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 11/11/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165480 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.