Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14547 E. 2015/69 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari işlem↗ limited şirket↗ yetki↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, sözleşme kapsamında hisse ve taşınmaz devrinin sağlandığı, ancak araçlar ve çekin davacıya verilmediği, davacının dava dilekçesinde öncelikle davaya konu araçların adına tescilini talep ettiği gerekçesiyle, davalı şirket adına kayıtlı......... .... plakalı araçların trafik kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, 50.000,00 TL alacağın 02.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, 08.06.2009 tarihli sözleşme kapsamında, dava konusu edilen araçların trafik kayıtlarının davalı şirketten terkini ile davacı adına tescilini istemiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yukarıda açıklanan gerekçeyle dava konusu araçların davacı adına tesciline karar verilmiştir. Dosya içeriği itibari ile davaya konu araçların davacıya devrinin kararlaştırıldığı hususunda taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Buna karşın mahkemece, idari işlem tesis edecek şekilde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na tabi araçların davalı adına olan kaydının terkini ile davacı adına trafik siciline tescili yönünde karar verilebilmesi mümkün değildir. Zira adı geçen yasa kapsamında, mahkemelere bu yönde tanınmış bir yetki bulunmamakta olup, bu yöndeki taleplerin uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere aynen iade istemi olarak değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı grektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/902 E. 2022/230 K.
Ortak:idari işlem · yetki
İncelediğiniz karardaBuna karşın mahkemece, «idari işlem» tesis edecek şekilde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na tabi araçların davalı adına olan «kaydının» «terkini» ile davacı adına trafik siciline tescili yönünde karar verilebilmesi mümkün değildir.
Zira adı geçen yasa kapsamında, mahkemelere bu yönde tanınmış bir «yetki» bulunmamakta olup, bu yöndeki taleplerin uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere aynen iade istemi olarak değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı grektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «protokolün» «resmi şekilde» yapılmadığı, bu nedenle protokole dayalı tescil kararı verilemeyeceği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş ise de, mahkemece, «idari işlem» tesis edecek şekilde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na tabi araçların trafik siciline tescili yönünde karar verilebilmesi mümkün değildir.
Yasa kapsamında, mahkemelere bu yönde tanınmış bir «yetki» bulunmamakta olup, bu yöndeki taleplerin, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, araç mülkiyetinin tespiti olarak değerlendirilmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · tanık delili · resmi şekil · delil değerlendirmesi · tanık beyanı · istinaf başvurusunun reddi · şirketin feshi · hisse devri
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davaya konu...,...ve ... plakalı araçlar taraflar arasında «resmi şekilde» devredilmediğinden ve taraflar arasındaki «protokol» hükümlerine dayanarak tescil kararı verilemeyeceğinden davacının davaya konu araçların adına tesciline yönelik taleplerinin reddine, davacı vekilince sunulan protokol incelenmesinde davaya konu... ve ...plakalı aracın borç bakiyesi olan 85.000 EURO’nun davacı ... tarafından ödeneceği yazıldığı, davacının bu ödemeyi yaptığını ispat edemediği ve resmi şekilde yapılmayan satışlarda tarafların ancak «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre verdiklerini isteyebilecekleri, taraflar arasındaki ilişkinin şirket «hisse devrine» yönelik olduğu gerekçesiyle davacının davaya konu araçların bedellerine yönelik talebinin de reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
… gun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, davaya konu araçların resmi trafik kayıtlarının davalı şirket adına olduğu, her zaman düzenlenebilecek yazılı «protokol» başlıklı belgeye ve «tanık beyanlarına» dayanılarak resmi trafik kayıtlarının aksinin ispat edilemeyeceği, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Yine taraflarca, her iki yanın kabulünde olan davaya konu «protokolde» imzası bulunan kişiler tanık olarak gösterilmiş olup, sözleşme yapılırken tanık bulundurulması halinde ilerde bu sözleşmeyle ilgili çıkacak ihtilaflarda tarafların «tanık deliline» yönelik «delil sözleşmesi» yaptıklarının kabulü gerekmekle bu delilin de değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, «protokolün» «resmi şekilde» yapılmadığı, bu nedenle protokole dayalı tescil kararı verilemeyeceği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş ise de, mahkemece, «idari işlem» tesis edecek şekilde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na tabi araçların trafik siciline tescili yönünde karar verilebilmesi mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14547 E. , 2015/69 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/07/2014 tarih ve 2014/285-2014/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile..., ....... arasında 08.06.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi tanzim edildiğini, buna göre davacının 3 adet şirketteki hisselerini anılan kişilere devredeceğini, karşılığında da davalı şirkete ait 3 adet araç ile 50.000,00 TL tutarında çek verileceğini, ihtara rağmen devirlerin yapılmadığını savunarak, 3 adet aracın şirket adına kaydının terkini ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde 95.000.00 TL parasal değerinin sözleşme tarihinden itibaren, yine 50.000,00 TL çekin davacıya verilmesini, olmadığı takdirde bedelinin sözleşme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle araç değeri 95.000,00 TL ve 50.000,00 TL çek bedelinin sözleşme tarihinden itibaren davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araçların devirlerini yapmaya hazır olduklarını, davanın yersiz olarak açıldığını, talep edilen miktarların yüksek bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, sözleşme kapsamında hisse ve taşınmaz devrinin sağlandığı, ancak araçlar ve çekin davacıya verilmediği, davacının dava dilekçesinde öncelikle davaya konu araçların adına tescilini talep ettiği gerekçesiyle, davalı şirket adına kayıtlı......... .... plakalı araçların trafik kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, 50.000,00 TL alacağın 02.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, 08.06.2009 tarihli sözleşme kapsamında, dava konusu edilen araçların trafik kayıtlarının davalı şirketten terkini ile davacı adına tescilini istemiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yukarıda açıklanan gerekçeyle dava konusu araçların davacı adına tesciline karar verilmiştir. Dosya içeriği itibari ile davaya konu araçların davacıya devrinin kararlaştırıldığı hususunda taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Buna karşın mahkemece, idari işlem tesis edecek şekilde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na tabi araçların davalı adına olan kaydının terkini ile davacı adına trafik siciline tescili yönünde karar verilebilmesi mümkün değildir.
Zira adı geçen yasa kapsamında, mahkemelere bu yönde tanınmış bir yetki bulunmamakta olup, bu yöndeki taleplerin uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere aynen iade istemi olarak değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı grektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164845900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz