6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Usulsüz tebligat nedeniyle işlemden kaldırma kararının kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1012 E. 2021/509 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Tüzel kişi davacıya yapılan tebligatta, evrakı alan kişinin Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesi anlamında tebliğe yetkili memur/müstahdem olup olmadığı tebliğ mazbatasından anlaşılamıyorsa ve yetkili kişilerin bulunmadığına ilişkin bir kayıt da yoksa, tebligat usulsüz kabul edilir. Usulsüz tebligat sonucu verilen duruşma davetiyesine dayanılarak davanın işlemden kaldırılması ve ardından açılmamış sayılmasına karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir ve bu husus istinafta kararın kaldırılmasını gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Duruşma davetiyesinin tüzel kişi davacıya usulsüz tebliği ve işlemden kaldırma/açılmamış sayılma kararının hukuki dinlenilme hakkını ihlali → kabul

İddia: Davacı vekili, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihli duruşma davetiyesinin davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle işlemden kaldırma ve akabinde açılmamış sayılma kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20. ve 21. maddelerine göre, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine yapılır; temsilci mutat iş saatlerinde bulunmazsa tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabilir, ancak bu kişinin temsilciden sonra gelen görevli bir kimse ya da evrak müdürü gibi bu işle görevlendirilmiş biri olması gerekir; bu kişiler de yoksa bu husus tebliğ mazbatasında belirtilerek tebliğ başka bir memur veya müstahdeme yapılır. Somut olayda davacı şirkete gönderilen duruşma davetiyesi, tebliğ belgesinde imzası bulunan işçinin Yönetmeliğin 21. maddesine göre tebliğe yetkili olup olmadığı belli olmadığı gibi, tebliğe yetkili kişilerin bulunmadığına dair tebliğ mazbatasında herhangi bir bilgi de bulunmadığından, davacı şirkete yapılan tebligat usulsüzdür. Usulsüz tebligata dayanılarak HMK 150. madde gereğince davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, HMK 27. madde gereğince hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tüzel kişilere yapılan tebligatlarda, evrakı alan kişinin tebliğe yetkili memur/müstahdem sıfatını taşıdığının tebliğ mazbatasından anlaşılması gerektiği; bu husus belirsizse tebligatın usulsüz sayılacağı ve buna dayanan işlemden kaldırma/açılmamış sayılma kararlarının hukuki dinlenilme hakkı ihlali oluşturacağı yönündeki tespit, benzer tebligat usulsüzlüğü iddialarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Tebligat usulsüzlüğü Hukuki dinlenilme hakkı Tüzel kişiye tebligat İşlemden kaldırma Açılmamış sayılma

Atıf yapılan mevzuat: Tebligat Kanunu — Tebligat Kanunu 12Tebligat Kanunu 13 · Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik — Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik 20Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik 21 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 150HMK 27

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1012

KARAR NO 2021/509

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2020

NUMARASI 2018/1000 Esas - 2020/97 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Alım Satım)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/04/2021

Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı ile aralarında imzaladıkları 30.06.2018 tarihli sözleşme ile Market Yeri -Peştemallik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki anlaşma gereğince 2 yer için toplam 257.000-TL ye anlaşıldığını ve davalıya 5 adet çek verildiğini,ancak davalının sözleşme gereğince edimini yerine getirmediğini, sözleşmede market olarak işletilmesine karar verilen yerin idari sebeplerden ötürü kullanılamadığını,davalının bu durumu bilmesine rağmen sakladığını, davacının zara uğradığını belirterek .... cad... sk.No.... Bağcılar adresindeki işyerine ilişkin peştemallik bedelinin tespitine ve bu sözleşmeye ilişkin olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Taraflar arasındaki sözleşmenin davacının sunduğundan farklı olduğunu,davacının gerekli araştırmayı yaparak ve marketlerin sahipleri ile görüşerek sözleşmeyi imzaladığını,davacı tarafından her iki işyeri içinde elektrik su aboneliği alındığını,davacının marketi işletememesi ve dava dışı Belediyeden ruhsat verilmemesinde davalının kusuru bulunmadığını,davalının tüm edimlerini yerine getirdiğini,davacının ruhsat alamamasının kendi kusurundan kaynaklandığını,davacının açmış olduğu davada sözleşmenin toplam değerinin 608.280- Tl olduğunu,eksik harcın tamamlanmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece açılan dava 13.11.2019 tarihinde takip edilmediğinden yenileninceye işlemden kaldırıldığı ve bu tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde yenilenmediğinden 01.03.2020 tarihinde HMK 150//5-f uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili,dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih 13.11.2019 tarihli duruşma davetiyesinin davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik ara kararın ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan tespit ve sözleşme gereğince borçlu olmadığına ilişkindir.Dava 25.10.2018 tarihinde vekil aracılığıyla ile açılmıştır.Davacı vekili 12.09.2019 tarihinde vekillikten çekilmiş ve çekilme dilekçesi ile birlikte duruşma gününü bildiren davetiye 20.09.2019 tarihinde davacı şirketin bildirilen adresinde tevziat saatlerinde yetkilisi bulunmadığından işçisi ... imzasına tebliğ edilmiştir.Tebligat Kanunu’nun "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat başlıklı 12. Maddesinde Hükmi şahıslara tebliğ, selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır.Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." "Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13.

Maddesinde "hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır" hükmüne yer verilmiştir.Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin" Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat" başlıklı 20.maddesi,(1)Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine,bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. (3)Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ,ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir şeklinde,"Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat " başlıklı 21.

Maddesi ise (1)Tüzel kişiler adına tebligat almaya yetkili kişiler ,herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ ,tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır,(2)Ancak kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin , tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibarı ile tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3)Bu kişilerinde bulunmaması halinde , bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır" şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda davacıya gönderilen 20.09.2019 tarihli tebligatta tebliğ belgesinde imzası bulunan işçinin Tebligat Kanunu Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21.maddesine göre tebliğe yetkili olup olmadığının belli olmadığı gibi tebliğe yetkili kişilerin bulunmadığına dair tebliğ mazbatasında bir bilgide bulunmadığından davacı şirkete yapılan tebligat usulsüzdür.Usulsüz yapılan tebligat ile 13.11.2019 tarihinde davanın HMK 150 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmesi HMK 27 maddesi gereğince hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2020 Tarih 2018/1000 Esas - 2020/97 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-5 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/04/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164094 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.