6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Para alacaklı davada uyuşmazlık konusu olmayan hisselere tedbir talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1344 E. 2020/1195 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu Davasına Bağlı Talep mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konusu para alacağı olan davalarda, davalının uyuşmazlık konusunu oluşturmayan malvarlığı unsurları (örneğin dava konusu olmayan şirket hisseleri) üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemez; HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu mal varlığı değerleri bakımından mümkündür, para alacaklı davalarda koşulları varsa ihtiyati haciz yoluna başvurulabilir. Ayrıca, anonim şirketlerde organ boşluğu bulunmadıkça ve yönetim kurulunun yetkisini sınırlayan/kaldıran bir yasal düzenleme olmadıkça, mahkemece şirkete kayyum atanmasına karar verilemez; yönetim kurulunun görevden alınması TTK 408(2)-b gereği genel kurulun yetkisindedir.

Ele alınan sorunlar

Davalının şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması talebi → ret

İddia: Davacılar vekili, davalının şirket hisselerinin davanın konusunu teşkil ettiğini, davalının şirket malvarlığını başka bir şirkete aktardığını, hisselerin 3. kişilere devri halinde tazminatın tahsilinin imkansız hale geleceğini ileri sürerek tedbir talep etmiştir.

Gerekçe: Eldeki dava, dava dışı şirkete davalılar tarafından verilen zararın tazmini ile bu tazminatın dava dışı şirkete ödenmesine ilişkindir. Davacı iddiaları sabit görüldüğünde hükmolunacak tazminat dava dışı şirkete ödenecek olup, davalının her iki şirketteki hisseleri hakkında hüküm verilmesi söz konusu değildir; bu nedenle hisselerin dava konusunu teşkil ettiğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. HMK 389. madde uyarınca ihtiyati tedbire ancak davalının uyuşmazlık konusu olan malvarlığı değerleri bakımından karar verilebilir; para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebilir, ancak konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmamaktadır. Somut olayda davalıya ait şirket hisseleri davanın konusunu teşkil etmediğinden, mahkemece öncelikli koşul olan 'ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği' koşulu yönünden talebin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirkete kayyum atanması talebi → ret

İddia: Davacılar vekili, yönetim kurulu üyelerinin usule aykırı eylemlerinin ikrar edilen olgularla açıkça görülebilir olduğunu, TTK 376. madde uyarınca yasal yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için şirkete kayyum atanmasının elzem olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Anonim şirketler TTK'nın 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Şirkette organ boşluğu bulunduğu iddiası yoktur. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme bulunmamaktadır. Yönetim kurulunun görevden alınması ve seçilmesi TTK'nın 408(2)-b maddesi gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Bu nedenle davacı vekilinin şirkete kayyum atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Para alacaklı davalarda ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu malvarlığı üzerinde verilebileceği ve anonim şirkete organ boşluğu bulunmadıkça kayyum atanamayacağı yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat uyuşmazlık konusu mal varlığı kayyum atanması yönetim kurulunun temsil yetkisi organ boşluğu ihtiyati haciz

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 365TTK 408(2)-b

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1344

KARAR NO 2020/1195

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/10/2020 (Ara Karar)

NUMARASI 2020/509 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/11/2020

İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacılar vekili; ... A.Ş'nin milyonlarca liralık gayrimenkullerinin, fabrika binasının ve üretim araçlarının halen ... A.Ş. üzerinde olması ve ... AŞ hisselerinin tamamının ise davalı ...'ya ait olması sebebiyle davalının ... ve ... AŞ deki hisselerin 3. şahıslara devrine engel olacak şekilde tedbir konulmasını,şirket borca batık olduğundan davalı yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebiyle T.T.K.'nın 376. maddesi uyarınca iflas bildiriminde bulunulması amacıyla şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, H.M.K.'nın 389. maddesi gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin düzenlendiği, davacılar tarafından İstanbul 11. ATM'nin 2020/268 Esas sayılı dosyasında ... A.Ş'nin pay senetlerinin basılarak dağıtılması için kayyum atanması talepli dava açıldığı, ... A.Ş'deki hisselerin bu davanın konusu olduğu, eldeki davanın konusu olmadığı, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı yine ...'nın ... A.Ş'deki hisselerinin de iş bu dava konusu olmadığı, davanın konusunun şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk/tazminat davası olduğu gerekçesiyle davalı ...'nın ...

A.Ş ve ... A.Ş'deki hisseleri üzerine tedbir konulması taleplerinin reddine, ihtiyati tedbir isteyen tarafça sunulan delillerin yaklaşık ispat seviyesinde bulunmadığı gerekçesiyle şirkete kayyum atanması talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; davalı ...'nın ... A.Ş ve ... A.Ş. nezdindeki hisselerinin davanın konusu olduğunu,davalının ... A.Ş.'nin tüm menkul ve gayrimenkullerini,tek ortağı ve YK başkanı olduğu ... A.Ş.'ye aktardığı, bu haliyle ... A.Ş'nin borca batık hale geldiği hisselerin 3. kişilere devri sonucunda, ... A.Ş'nin uğramış olduğu zararın tazmininin imkansız hale geleceğini, ... A.Ş'nin YK üyelerinin usule aykırı eylemlerinin davalı tarafından ikrarı gerçekleşen olgular ile açıkça görülebilir hale geldiğini, YK üyelerinin hukuka aykırı işlemlerinin önüne geçilmesi ve ... A.Ş'nin zarara uğratılmasının engellenebilmesi ve TTK'nın 376. maddesi uyarınca yasal yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi amacıyla şirkete kayyum atanmasının elzem bir hal aldığını belirterek,ara kararın kaldırılmasına ve tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava; dava dışı ... AŞ ye davalılar tarafından verilen zararın tazmini ile şirkete ödenmesine ilişkindir.Davacı iddiaları sabit görüldüğü takdirde hükmolunacak tazminatın dava dışı şirkete ödenmesine karar verilecektir.Davalının her iki şirkette ki hisseleri hakkında hüküm verilmesi söz konusu olmadığından davacılar vekilinin hisselerin dava konusunu teşkil ettiğine yönelik istinaf nedeni değildir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.

"şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Anonim Şirketler TTK'nun 365. Maddesi uyarınca Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Şirkette organ boşluğu bulunduğu iddiası yoktur. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir.Davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Somut olayda, davalıya ait şirket hisselerinin iş bu davanın konusunu teşkil etmediği açıktır. HMK.nun 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalının uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği,somut uyuşmazlıktaki gibi konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir .Mahkemece HMK 389 maddesi gereği,öncelikli koşul olan,“... ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği” koşulu yönünden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp,bu hususa ilişkin ara kararına yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde bulunmamaktadır.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/11/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164075 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.