6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura alacağına dayalı ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispatın yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1319 E. 2020/1205 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının, İİK 257 ve 258 uyarınca alacağın varlığı, rehinle temin edilmediği ve muaccel olduğu hususunda mahkemeye kanaat getirecek yaklaşık ispat düzeyinde delil sunması gerekir. Yalnızca fatura ibrazı, borcun varlığının ve muacceliyetinin ispatı için yeterli değildir; taraflar arasında borcun kabulüne ilişkin sözleşme veya mutabakat belgesi bulunmadığında alacağın varlığı yargılamayı gerektiren bir mesele haline gelir ve bu durumda ihtiyati haciz talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Fatura alacağına dayalı ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat şartının gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkili ile borçlu arasında geçerli bir satış sözleşmesine dayanan alacağın fatura ile sabit olduğunu, alacağın vadesinin geldiğini, borçlunun mallarını kaçırma teşebbüsünde bulunduğunu, mahkemenin talebi reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu ve İİK 257 maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK 258/1'in 2. cümlesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi zorunludur. Bu kapsamda talep eden, para borcunun varlığını, rehinle temin edilmediğini ve vadenin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek durumundadır. İİK 257 uyarınca muaccel bir para alacağının bulunması ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin ön koşuludur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Somut olayda davacı, davalı adına düzenlenen faturalara dayanmakta ise de, salt fatura düzenlenmesi davalının borçlu sayılması için yeterli belge değildir. Taraflar arasında borcun varlığı konusunda yapılmış ve davalı tarafından kabul edilen bir sözleşme veya mutabakat belgesi sunulmadığından, muaccel alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirir niteliktedir. Dosyadaki delillerin incelenmesinde, vadesi gelmiş bir alacak bulunduğuna dair yaklaşık ispatın mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesince sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmaması nedeniyle istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Salt fatura ibrazının, taraflar arasında borcun kabulüne ilişkin bir sözleşme veya mutabakat belgesi bulunmadıkça, ihtiyati haciz talebinde İİK 257-258 kapsamında yaklaşık ispat şartını karşılamayacağına ilişkin tespit yönünden bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak haciz sebepleri kanaat verici delil

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K. 257/1İ.İ.K. 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1319

KARAR NO 2020/1205

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/08/2020

NUMARASI 2020/221 D. İş- 2020/231 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/11/2020

İhtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili; borçlunun 94.400-TL alacağını ödemediğini, borçlunun alacaklılarından kaçtığını, talebin kabulü ile borçlunun mal varlığı üzerinde borç miktarı olan 94.400-TL tutarınca uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, mahkeme bu talep yönünden de aksi kanaate ise teslimi borçlu firmaya yapılmış tüm malların en azından maliyetleri tutarına denk düşen 67.000-TL tutarınca uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaate ise 20.07.2020 tarihli E-arşiv faturasında belirtilen miktar tutarı olan 57.820-TL tutarınca uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, mahkeme bu talep yönünden de aksi kanaate ise yapılmış olan ticaretin en azından 40.000-TL'lik yönü itibariyle bu tutar miktarınca uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, mahkeme bu talep yönünden de aksi kanaate ise 01.06.2020 tarihli E-arşiv faturasında belirtilen miktar tutarı olan 36.580,06-TL tutarınca uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, mahkeme bu talep yönünden de aksi kanaatte ise müvekkilinin tümden zarar ederek kapanışına dahi sebep olacak bir kayıp yaşamaması adına yapılmış olan ticaretin ve hizmetin bir kısım karşılığı olarak en azından 25.000-TL'lik yönü itibariyle ve bu tutar miktarınca uygun bir teminat karşılığında borçlunun, borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, İ.İ.K.'nun 257. maddesi gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya 3. şahısta bulunan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, dosya kapsamında bulunan belgelerin yaklaşık ispat konusunda kanaat uyandıracak nitelikte olmadığı, borçlunun mal kaçırma, adres değiştirme iddialarının soyut beyandan ibaret olduğu, İİK 257/1'de belirtilen ihtiyati haciz için öngörülen şartların oluşmadığı gerekçesiyle yasal koşulları bulunmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; müvekkili firma ile borçlu arasında geçerli bir satış sözleşmesine dayanan alacağın varlığının fatura ile sabit olduğunu,sözleşmeye dayanan alacağın vadesi gelmiş bir alacak niteliğinde olduğunu, borçlunun mallarının kaçırma ve alacaklılarından kaçmaya teşebbüs ettiğini, müvekkili firmanın alacağını alamamasının ticari anlamda şirketi zora sokacağını, mahkemenin ihtiyati haciz talebini red gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, İİK.'nın 257 maddesindeki hususların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, alacağın risk altında olup olmadığı, alacağa ilişkin dayanakların sunulup sunulmadığı hususların mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşıldığını belirterek, ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararın kaldırılarak ihtiyati haczin şartlarının oluşması sebebiyle davalıların borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ile 3.

şahıslardaki hak ve alacaklarının teminat karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, iki adet faturadan kaynaklanan alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Somut olayda; davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmakta ise de ,salt fatura düzenlenmesi davalının borçlu sayılması için yeterli belge sayılmaz.Taraflar arasında borcun varlığı konusunda yapılmış ve davalı tarafından kabul edilen bir sözleşme veya mutabakat belgesi sunulmadığından muaccel alacağın varlığının tesbiti yargılamayı gerektirir niteliktedir. Dosya kapsamı sunulan delillerin incelenmesinde, vadesi gelmiş bir alacak bulunduğuna dair yaklaşık ispatın mevcut olmadığı kanaatına varılmaktadır.

İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı/ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen-alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/11/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164070 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.