Muaccel para alacağının yaklaşık ispat edilememesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1335 E. 2020/1207 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebinde bulunulabilmesi için İİK 257/1 kapsamında rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para alacağının varlığı ön koşuldur; alacağın varlığı ve/veya miktarı ihtilaflı olup yargılamayı gerektiriyorsa, ortada muaccel bir para alacağı bulunduğundan söz edilemez ve İİK 258/1 uyarınca aranan yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesi sağlanmamış sayılır; bu durumda ihtiyati haciz talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz şartlarının (muaccel para alacağı ve yaklaşık ispat) oluşup oluşmadığı → ret
İddia: İhtiyati haciz isteyen vekili; borçlunun siparişi kabul ederek sipariş formunu kaşe ve imza ile onayladığını, siparişe konu malların borçlu adresine sevk irsaliyeleriyle teslim edildiğini, borçlunun sözleşmeye uygun olarak kısmi ödeme (9.990 Euro) yaptığını, bu suretle borcun kabul edildiğinin ve kısmi ödemenin sabit olduğunu, alacağın kesin ispatının gerekmeyip yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılıp talebin kabulünü istemiştir.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK 258/1'in 2. cümlesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi gerekir. Bu çerçevede talep eden, İİK 257/1 kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek zorundadır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Somut olayda talep edenin borçludan alacaklı olup olmadığı, karşı taraftan gönderilen ödemenin yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle avans olarak gönderilip gönderilmediğinin belirlenememiş olması ve alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, vadesi gelmiş bir alacak bulunduğuna dair yaklaşık ispatın mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir; davacı iddialarının doğruluğu yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği durumlarda ihtiyati haciz talebinin, muaccel para alacağı ön koşulunun ve yaklaşık ispat seviyesinin oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmesi yönünden bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ muaccel alacak↗ yaklaşık ispat↗ kanaat verici delil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1335
KARAR NO 2020/1207
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/09/2020
NUMARASI 2020/479 D. İş 2020/486 Karar
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/11/2020
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik 16/09/2020 tarihli kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; borçlu tarafından verilen sipariş nedeniyle müvekkili tarafından sipariş formu düzenlenerek borçlu yana gönderildiğini ve borçlu tarafından da kaşe imza yapılarak müvekkili şirkete tekrar gönderildiğini, borçlu tarafından sipariş onayı verildikten sonra, sipariş edilen malların ... ve ... numaralı sevk irsaliyeleri düzenlenerek borçlu yana sevk edildiğini, sevk irsaliyelerinde malların teslim adresi olarak borçlu şirket ismi ve adresinin belirtildiğini, alacağa ve ticari ilişkiye konu olan bu malların 3. şahıs nakliye firması tarafından ... ve ... plakalı araçları ile borçlu şirketin Çekmeköy adresine teslim edildiğini, teslim sonucunda nakliye firması tarafından müvekkili şirkete kesilen nakliye faturasının ödemesini müvekkili şirket tarafından yapıldığını, borçlu tarafından kaşe ve imza altına alınan sipariş onay formunda siparişe konu alacağın 10.000- euroluk kısmının peşin olarak ödeneceği ve geri kalan kısmının da 20.03.2020 tarihine kadar 6 eşit vadede ödeneceğinin belirtildiğini, bu sipariş onayına da uyumlu olarak borçlu tarafından 9.990- euro müvekkili şirketin banka hesabına ödendiğini, borçludan alacaklarını gösteren cari hesap ekstresinde de ...
numaralı faturanın borçlu tarafından yapılan kısmi ödeme ve bakiye alacakları olan 29.941,95- euro göründüğünü, bu hususun da siparişin, sipariş onay formunun, faturanın ve en geniş anlamda alacağın varlığının borçlu tarafından da kabul edildiğini gösterdiğini, alacağın varlığını yaklaşık ispat kuralı uyarınca gösterildiğini, zaman kaybına da yol açıp borçlu tarafından mal kaçırma riski ile de karşılaşmamak için 259.917,08-TL alacak karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, talep edenin karşı taraf borçludan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve ihtiyati haciz şartları oluşmadığı gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz isteyen vekili; borçlunun müvekkili şirkete sipariş verdiğini, bu siparişe istinaden müvekkilinin sipariş formu düzenleyerek borçluya gönderdiğini ve borçlunun da bu sipariş formunu kabul ederek kaşe ve imza atarak tekrar müvekkiline gönderdiğini, sipariş onayından sonra siparişe konu malların ... ve ... numaralı sevk irsaliyeleri ile borçlunun adresine sevk edildiğini, siparişe konu mallar ile 3. şahıs nakliye firmasının araçları ile borçlu şirketin adresine teslim edildiğini, nakliye için de müvekkili tarafından nakliye firmasına ödeme yapıldığını, borçlu şirkete müvekkili tarafından 50.459,16-euro bedelli, ihtiyati hacze konu fatura kesildiğini, bu faturada da malların sevk irsaliyeleri ile bağlantılı olduğunun belirtildiğini, borçlu tarafından kaşe ve imza altına alınan sipariş onay formunun da belirtildiği gibi siparişe konu alacağın 10.000-eurosunun peşin ve geri kalan kısmının ise 20/03/2020 tarihine kadar 6 eşit taksitte ödeneceğinin belirtildiğini, borçlu tarafından sözleşmeye uygun olarak 9.990- Euro ödeme müvekkili hesabına yapıldığını, bu sebeple borçlunun borcu kabul ettiği ve kısmi bir ödeme yaptığının aşikar olduğunu, müvekkili alacağını kesin ve tam şekilde ispatlaması gerekmeyip yaklaşık olarak ispat etmesinin dahi yeterli olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.
Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; talep edenin borçludan alacaklı olup olmadığı,karşı yan tarafından gönderilen ödemenin yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle avans olarak gönderilip gönderilmediğinin belirlenmediği ve alacağın varlığı ve miktarı konusu yargılamayı gerektirdiği vadesi gelmiş bir alacak bulunduğuna dair yaklaşık ispatın mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı iddialarının doğruluğu yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı/ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 19/11/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164049 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi