Sözleşme feshinden doğan portföy tazminatı talebi tahkim şartı kapsamındadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1318 E. 2020/1204 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Sözleşmede yer alan ve sözleşmeyle ilgili veya bağlantılı olarak yahut ihlalinden doğabilecek tüm ihtilafları kapsayacak şekilde düzenlenen tahkim şartı, sözleşmenin haklı nedenle feshinden sonra doğan tazminat taleplerini de kapsar. Yazılı şekil şartını taşıyan ve tarafların iradeleriyle tasarruf edebilecekleri bir konuya ilişkin geçerli bir tahkim şartı mevcutsa, bu şart kapsamındaki uyuşmazlıklar hakkında açılan dava, tahkim ilk itirazının kabulüyle usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmenin feshinden sonra doğan uyuşmazlığın tahkim şartı kapsamında olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, tahkim şartının ancak sözleşmenin devamı süresince uygulanabileceğini, sözleşmenin feshinden sonra doğacak ihtilaflara ilişkin tahkim şartına dair hüküm bulunmadığını, bu nedenle mahkemenin görevli ve yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki Distribütörlük Sözleşmesi'nin 17.2. maddesinde, sözleşmeyle ilgili ya da bağlantılı olarak ya da bunun ihlalinden ötürü doğabilecek tüm ihtilaf ve anlaşmazlıkların tahkim yoluyla, Kore Ticari Tahkim Komitesinin Ticari Tahkim Kuralları uyarınca üç hakemli olarak Seul-Kore'de çözümleneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle açılan portföy tazminatı istemi, 'sözleşmeyle ilgili ya da bağlantılı olarak ya da bunun ihlalinden ötürü doğabilecek tüm ihtilaflar' kapsamında değerlendirilmiştir; bu nedenle uyuşmazlığın tahkim şartı kapsamında olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Geçerli bir tahkim şartının varlığı ve dava dilekçesinin usulden reddi → ret
Gerekçe: Tahkim yeri Seul-Kore olarak seçildiğinden, tahkim yoluna başvurulması halinde verilecek hakem kararı yabancı hakem kararı sayılacaktır. HMK ve Milletlerarası Tahkim Kanunu, tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklarda uygulanmakta olup, geçerli bir tahkim şartı bulunup bulunmadığı hususunda Türkiye'nin taraf olduğu New York Sözleşmesi hükümlerine bakılması gerekmektedir. Tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakmaları hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılır ve yalnızca tarafların iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. Tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar, geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır; bu şekil şartı 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiş olup, taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır. Somut olayda geçerli bir tahkim şartı bulunduğundan, uyuşmazlığın Kore Ticari Tahkim Komitesinin Ticari Tahkim Kuralları uyarınca çözümü gerekmekte olup, mahkemece geçerli tahkim şartı nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine ilişkin kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşme feshinden sonra doğan tazminat taleplerinin, geniş kapsamlı düzenlenmiş tahkim şartı ('sözleşmeyle ilgili ya da bağlantılı olarak ya da bunun ihlalinden ötürü doğabilecek tüm ihtilaflar') kapsamında değerlendirilmesi yönündeki tespit, benzer geniş tahkim şartı içeren sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Geçerli bir tahkim şartının varlığı halinde dava usulden reddedilir; tahkim şartının kapsamına giren uyuşmazlıklar için tahkim ilk itirazı dava şartı niteliğinde engel oluşturur.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim şartı↗ tahkim ilk itirazı↗ portföy tazminatı↗ distribütörlük sözleşmesi↗ New York Sözleşmesi↗ yabancı hakem kararı↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1318
KARAR NO 2020/1204
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/09/2020
NUMARASI 2020/190 Esas- 2020/420 Karar
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/11/2020
Tahkim ilk itirazının kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Münhasır Yetkili Distribütörlük sözleşmesi imzalandığını,2016 yılına kadar süren bir ticari ilişkinin bulunduğunu, ancak davalının ticari ilişkinin gereklerine basiretli bir tacir yükümlülüğüne ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle müvekkilinin sorunlar yaşadığını, bu nedenle de müvekkilinin sözleşmeyi haklı sebeplerle feshettiğini, bu kapsamda müvekkilinin yoksun kaldığı ve kalacağı kar bedelinden şimdilik 10.000,-TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile davalı arasında 2001 yılında Distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkların Kore Ticari Tahkim Komitesinin Ticari Tahkim Kurallarına göre Kore Cumhuriyeti'nde yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının müvekkili şirkete yaklaşık olarak 4.000.000- USD borcunun bulunduğunu, bu kapsamda davacının müvekkiline karşı üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini savunarak MTK.'nın 5. ve H.MK.'nın 116. maddesi uyarınca tahkim ilk itirazı kapsamında davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ
Mahkemece, distribütörlük sözleşmesinin 17.2. hükmü uyarınca sözleşme gereğince kaynaklanacak her türlü uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümleneceği ve tahkimin Kore Ticari Tahkim Komitesinin Ticari Tahkim Kurulları uyarınca 3 hakemli olarak Seul- Kore'de yapılacağı kararlaştırıldığından davalının tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine; Dairemizin 2020/228 Esas-2020/250 Karar saylı ve 26/02/2020 tarihli ilamı ile;davacı vekilinin tahkim ilk itirazının süresinde olmadığına yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmediği, tahkim şartını içeren sözleşmenin türkçe tercümesinin dosyada mevcut olmadığı, geçerli bir tahkim anlaşmasının mevcut olup olmadığı incelenmeden tahkim ilk itirazının kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın kaldırılmasına, geçerli bir tahkim anlaşması bulunup bulunmadığının incelenmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce; davacı vekilinden, tahkim şartını içeren sözleşmenin Türkçe onaylı tercümesi istenildikten sonra; sözleşmenin 17.2. hükmü gereğince her türlü uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümleneceği kararlaştırıldığından , davalının tahkim ilk itirazının kabulü ile davacının davasının usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; tahkim şartının ancak sözleşmenin devamı süresince uygulanabileceğini,sözleşmenin feshinden sonra doğacak ihtilaflara ilişkin tahkim şartına dair hüküm bulunmadığını,Yargıtay içtihatlarında görüleceği üzere sözleşme sonrasında çıkan uyuşmazlıklarda mahkemenin görevli ve yetkili olduğunun karara bağlandığını, yetki şartının"belirli olma" kriteri taşımadığını,uyuşmazlığa Türk Hukuku uygulanarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasında akdedilen Distribütörlük Sözleşmesi'nin 17.2. Maddesi; taraflar arasında işbu sözleşmeyle ilgili ya da bağlantılı olarak ya da bunun ihlalinden ötürü doğabilecek tüm ihtilaflar ,anlaşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceği ve tahkimin Kore Ticari Tahkim Komitesinin Ticari Tahkim Kuralları uyarınca 3 hakemli olarak Seul- Kore'de yapılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme de tahkim yeri Seul-Kore seçtiği anlaşılmakla tahkim yoluna başvurulması halinde anılan hakem kararı yabancı hakem kararı sayılacaktır. Gerek HMK ,gerekse Milletlerarası Tahkim Kanunu tahkim yeri Türkiye bulunan uyuşmazlıklarda uygulanmaktadır. Geçerli bir tahkim şartı bulunup bulunmadığı hususunda Türkiye'nin taraf olduğu Newyork Sözleşmesi hükümlerine bakılmalıdır.
Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şeklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır. Tahkim sözleşmesinin tabi olduğu şekil 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre geçerli tahkim şartından bahsedebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır.Davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle açılmış bulunan,portföy tazminatı isteklerinin "sözleşmeyle ilgili ya da bağlantılı olarak ya da bunun ihlalinden ötürü doğabilecek tüm ihtilaflar"kapsamında olup ,davacı vekilinin uyuşmazlığın tahkim şartı kapsamında olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Geçerli bir tahkim şartı uyarınca uyuşmazlığın Kore Ticari Tahkim Komitesinin Ticari Tahkim Kuralları uyarınca çözümü gerekmektedir.Mahkemece,geçerli bir tahkim şartı nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine ilişkin kararında isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/11/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164028 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi