6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Durum değişikliğine dayalı tedbir kaldırma talebinde kanun yolu yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/872 E. 2020/1412 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun usulden reddiKesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbirin Kaldırılması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Durum ve koşulların değiştiği iddiasına dayanılarak HMK 396 uyarınca ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara karara karşı istinaf yolu açık değildir; çünkü HMK 396/2 maddesi, itiraza ilişkin 394. maddenin sadece üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkrasına atıf yapmamıştır. Kanun yolunun yorum yoluyla ihdas edilmesi mümkün değildir; bu nedenle söz konusu ara kararlara yönelik istinaf başvuruları usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karşı istinaf yolunun açık olup olmadığı → ret

İddia: Davalılar vekili, davacıların çıkma paylarının hesaplanmış olmasının HMK 396 uyarınca durum ve koşulların değiştiğini gösterdiğini ileri sürerek tüm taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin, aksi halde bir kısım taşınmazlar üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 341/1 uyarınca ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK 396. maddesi, durum ve koşulların değiştiğinin sabit olması halinde talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğini düzenlemiş; itiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağını belirtmiştir. HMK 396/2 maddesi, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin olarak verilen ara karara karşı kanun yolu açık değildir. Yorumla kanun yolu ihdas edilmesi de mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, HMK 396 uyarınca durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara kararlara karşı istinaf yolunun kapalı olduğunu; HMK 396/2'nin 394. maddenin kanun yoluna ilişkin beşinci fıkrasına atıf yapmadığını açıkça tespit etmesi nedeniyle bu türden istinaf başvurularının usulden reddi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir durum ve koşulların değişmesi kanun yolu istinaf usulden ret

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 341/1HMK 346/1HMK 396HMK 396/2HMK 394HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/872

KARAR NO 2020/1412

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/06/2020 (Ara Karar)

NUMARASI 2016/1140 Esas

TALEP İhtiyati Tedbirin Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2020

İhtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminin reddine ilişkin ara kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacılar vekili; davalı şirketlerin yöneticileri tarafından müvekkillerinin azlık haklarının devamlı olarak ihlal edildiğini,bilgi alma ve inceleme haklarının engellendiğini, şirketlerin sürekli olarak zarar ettiklerini, şirketlerin kötü yönetilmesi nedeni ile feshine karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin haklarının korunması amacıyla şirketlerin feshine karar verilmesinde haklı nedenler olduğunu ve TTK.nun 531 ve 636/III maddesine istinaden şirketlerin haklı sebeplerle feshine, fesih aşamasına kadar şirketlerin idaresinin kayyum vasıtası ile yapılmasına,malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece 30/11/2016 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davacılar vekilinin talebinin teminatsız olarak kabulü, davalılara ait taşınmazların üçüncü kişilere devrinin yasaklanması ve sınırlı ayni haklarla takyidinin, şerh ve beyanlar konulmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.

İTİRAZ

Davalılar vekili, bilirkişilerce çoğunluk raporunun 17.12.2019 tarihinde, ayrık raporun ise 15.01.2020 tarihinde dosyaya sunulduğunu,ayrılma akçelerinin hesaplandığı davacı tarafından süresinde itiraz edilmeyen çoğunluk bilirkişi raporu hükme esas alınacak mahiyete geldiğini,davacıların çıkma paylarının hesaplanmış olmasının HMK 396'ya göre değişen bir durum olduğunu, bu nedenle, öncelikle tüm taşınmazlar üzerinden tedbirin kaldırılması gerektiğini,şirketlerin ortaya çıkan değeri ile açıkça ispat edildiğini, ihtiyati tedbir kararının verilmesine temel olan ve hakkında idari soruşturma bulunan rapor sadece hukuki uyuşmazlıkları dikkate aldığını, bu sebeple, davacıların taleplerinin haklı olmadığını kesin olarak ortaya çıkmasından tüm taşınmazlar üzerinden tedbirin kaldırılması gerektiğini,aksi halde ise, bir kısım taşınmazlar üzerinden tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece, davalı şirketlerin mal varlıklarının 3.şahıslara devrin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının, davanın yasal dayanağı TTK'nın 531 vd maddelerinde öngörülen tasfiye işlemlerinin, alacaklıların ve hisse sahiplerinin korunması amacıyla yapılacak işlemlerin gerçekleştirilebilmesi, şirketin envanterinde kayıtlı mal varlıklarının dava sürecinde korunmasını zorunlu kıldığından davalılar vekillerinin ihtiyati tedbir kararının tamamen veya kısmen kaldırılması taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili, mahkemece şirketlerin %25'ne sahip olanlar açısından çıkma paylarının hesaplanmasına karar verildiğini, mahkemenin tahkikat aşaması ile maddi vaka ve hukuki sebebin değiştiğini, işbu davada fesih ve tasfiyeye yönelik davacıların korunan bir hukuki yararı kalmadığını, ihtiyati tedbir kararının müvekkili Kutmangil isimli şirketin faaliyetini doğrudan doğruya engellediğini, şirketin borcuna karşılık taşınmazların piyasa değeri ile satılamaması sebebi ile şirketin açıkça ciddi bir şekilde zarar ettiğini, ihtiyati tedbir kararının amacını aştığını, taşınmazlar ve mali değere sahip araç gereçlerin icra vasıtası ile satıldığında ciddi zarara uğrayacaklarını, bu nedenlerle ihtiyati tedbirin tamamen kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davacıların çıkma payları ile sınırlı olmak üzere bilirkişi raporu ile değeri belli olan bir kısım taşınmazlar üzerinden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesince verilen 30/11/2016 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara karara itiraz üzerine 14/03/2017 tarihli itirazın reddine ilişkin karar verildiği, ara kararın istinaf edildiği, Dairemizin 27/04/2017 tarihli kararıyla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebini yinelemesi üzerine mahkemece 12/10/2018 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verildiği, Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde kanun yolu açık olmadığı gerekçesiyle HMK 341/1, 346/1 gereği usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalılar vekili davacıların çıkma paylarının hesaplanmış olmasının HMK 396'ya göre değişen bir durum olduğunu,tüm taşınmazlar veya aksi halde bir kısım taşınmazlar üzerinden tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.HMK 341/1.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.HMK 396.

maddesi “Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.” şeklindedir.HMK 396/2 maddesi, aynı yasanın 394.maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu nedenle durum ve koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin kaldırılması taleplerine ilişkin olarak verilen ara karara karşı kanun yolu açık değildir. Yorumla kanun yolu ihdas edilmesi de mümkün değildir.Bu sebeple, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/1, 346/1 maddesi uyarınca uusulden reddine,Davalı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/163762 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.