Kurulun örtülü kazanç aktarımı iade davası zorunlu arabuluculuğa tabi değildir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1375 E. 2020/1292 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Örtülü kazanç aktarımının iadesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Sermaye Piyasası Kurulu'nun, SPK'nın 21 ve 94. maddelerindeki kanuni yetkiye dayanarak örtülü kazanç aktarımı yoluyla malvarlığı azaltılan ortaklığa iade talebiyle açtığı davalar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olmadığından, HUAK'nın 1/2. maddesi kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Ele alınan sorunlar
SPK'nın örtülü kazanç aktarımının iadesi talebiyle açtığı davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, davanın kamu tüzel kişiliğini haiz Kurul tarafından SPK'nın 21 ve 94. maddeleri uyarınca kanuni bir görev çerçevesinde açıldığını, bu nedenle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olmadığını, dolayısıyla zorunlu arabuluculuk dava şartının uygulanmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HUAK'nın 1/2. maddesi, arabuluculuğun ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanacağını düzenlemektedir. SPK'nın 21/4. maddesi uyarınca, örtülü kazanç aktarımının Kurulca tespiti halinde halka açık ortaklıklar, kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan aktarılan tutarın iadesini talep eder; SPK'nın 94. maddesi uyarınca Kurul, bu tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir. Davacı Kurul, örtülü kazanç aktarımı yaptığı tespit edilen davalılardan yasal düzenlemeler gereği isteğe rağmen iade gerçekleşmemesi üzerine bu davayı açmıştır. Kurula dava açma yetkisi veren yasal düzenlemenin kamusal yönü gözetildiğinde, dava tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde değildir. Bu nedenle davanın niteliği itibariyle zorunlu arabuluculuk dava şartına başvuru gerekmemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
SPK'nın kanuni yetkiye dayanarak örtülü kazanç aktarımının iadesi için açtığı davaların, kamusal nitelikleri nedeniyle zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı yönündeki tespit, benzer nitelikteki idari/kurumsal iade davalarında emsal oluşturabilecek niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Sermaye Piyasası Kurulu'nun örtülü kazanç aktarımının iadesi talebiyle açtığı davalar, kamusal yetkiye dayanması nedeniyle tarafların serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olmadığından zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
örtülü kazanç aktarımı↗ zorunlu arabuluculuk↗ dava şartı↗ istirdat↗ kamu yetkisi↗ özel hukuk uyuşmazlığı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1375
KARAR NO 2020/1292
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/07/2020
NUMARASI 2020/268 Esas- 2020/308 Karar
DAVA
İstirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/12/2020
Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalılar ... ve ... tarafından, örtülü kazanç aktarımı yoluyla malvarlığı azaltıldığı tespit edilen halka açık ... A.Ş.’ye davalılarca yapılması gereken faiz hariç toplam 1.150.000-TL’si tutarındaki iadenin verilen süre içerisinde yapılmaması nedeniyle hukuka aykırı olarak aktarıldığı belirtilen 1.150.000-TL ile kanuni faizinin, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 115.000-TL’sinin malvarlığı azaltılan ... Holding’e iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunun düzenlendiği, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, davanın konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davası olduğu dikkate alındığında, zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunduğu, ancak arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 maddesi hükmü gereğince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; kamu tüzel kişiliğini haiz olan müvekkilinin, SPK'nun 94. maddesi ile kendisine verilen görevler çerçevesinde örtülü kazanç aktarımı yoluyla sermayesi azaltılan halka açık ortaklık Marka Holding'in yatırımcılarının haklarının korunmasını teminen, söz konusu şirketten örtülü olarak ... ve ...'a aktarılan tutarın davacı sıfatıyla SPK ya değil, halka açık Marka Holding'e iadesi amacıyla açıldığını, bu çerçevede, SPK'nun 21 ve 94 hükümleri uyarınca örtülü olarak aktarılan tutarın şirkete iadesinin kanuni bir zorunluluk olup, bu davanın HUAK'nın 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlarından olmaması dolayısıyla dava şartı olan zorunlu arabulucuğa başvurunun söz konusu olmadığını, 6100 Sayılı HMK.'nın 115.
maddesinin ikinci fıkrasında; mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre vereceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davaya dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" şeklinde düzenlenmiş olup, taraflara dava şartı noksanlığının giderilmesi için verilen süreye rağmen söz konusu eksikliğin tamamlanamaması halinde davanın usulden reddedileceğinin düzenlendiğini, eksikliğin tamamlanması için mahkeme tarafından kesin sürenin verilmemesi nedeniyle davanın yargılama sürecinin de gereksiz yere uzamasına neden olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6235 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (HUAK)1./2 maddesi; " yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. "hükmünü haizdir.Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21 maddesinin 4. fıkrası "Kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kollektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kollektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder.
Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94 üncü ve 110 uncu maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır."Sermaye Piyasası Kanunu'nun 94. Maddesinde " (1) Kurul, 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kollektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir." denilmektedir.
Davacı Kurul, örtülü kazanç aktarımı yaptığı tesbit olunan davalılardan yasal düzenlemeler gereği isteğe rağmen halka açık ortaklığa iade gerçekleşmemesi üzerine şirkete iade talebin de bulunmuştur.Davacı kurula dava açma yetkisi veren yasal düzenlemenin kamusal yönü gözetildiğin de davanın; " tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olmadığı " açıktır. Davanın niteliği itibariyle dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvuru şartı gerekmemektedir.Açıklanan nedenlerle; işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/(1).a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak ,dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/268 Esas-2020/308 Karar sayılı ve 02/07/2020 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, H.M.K.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/12/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/163658 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi