6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bono karşılığı ödemenin ispatlanamaması nedeniyle istirdat talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/957 E. 2020/1312 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İstirdat davasında, davacının önceden ödediğini ileri sürdüğü tutarın takip dayanağı kambiyo senedine (bono) karşılık yapıldığını ispat yükü davacıya aittir. Ödeme dekontunda ödemenin hangi borca ilişkin olduğuna dair açıklama bulunmaması ve davalının defter kayıtlarında bu ödemenin bonoya karşılık yapıldığına dair bir ibare yer almaması halinde, davacı ispat yükünü karşılayamamış sayılır ve istirdat talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davacının ikinci kez ödediği bedelin bono karşılığı yapıldığının ispatı → ret

İddia: Davacı, davaya konu senet bedelini önceden ödediğini, cari hesap ilişkisinde borç ve ödemenin yansıtıldığını, tahsil edilen alacağın yeniden icra yolu ile takip edilmesi üzerine icra baskısı ile ikinci kez ödemek zorunda kaldığını, bilirkişi raporunun haklılığını ortaya koyduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Davacının dayandığı ödeme dekontunun incelemesinde, ödemenin uyuşmazlık konusu bono karşılığı yapıldığına ya da hangi borca ilişkin yapıldığına dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davalı tarafından bu ödeme davacının alacak hesabına kaydedilerek borcundan mahsup edilmiş olup, ödemenin bonoya karşılık yapıldığına ilişkin defter kayıtlarında bir ibare yoktur. Bu durumda davacı, ödemenin bonoya karşı yapıldığını ispatlayamamıştır; ispat yükü kendisine ait olan bu hususu karşılayamadığından ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararı yerindedir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İstirdat davasında, ödemenin hangi borca ilişkin yapıldığının belirsiz olduğu ve defter kayıtlarında buna ilişkin açık bir ibare bulunmadığı hallerde ispat yükünün davacıda olduğu ve bu yükün karşılanamaması durumunda talebin reddedileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat ispat yükü kambiyo senedinden mücerretlik ticari defter kaydı bozma ilamına uyma

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/957

KARAR NO 2020/1312

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/07/2017

NUMARASI 2016/157 Esas-2017/637 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2020

Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirket tarafından, müvekkili şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... dosyası ile 11.09.2015 tarihinde takip yapıldığını, takibin dayanağının 20.3.2014 tanzim, 20.5.2014 vade tarihli 80.535- TL tutarlı bir adet kambiyo senedinin oluşturduğunu, senedin müvekkili şirket tarafından 05.05.2015 tarihinde ... Bankası Perpa şubesine ödedikleri halde tamamen kötü niyete matuf olarak yapılan takip neticesi , icra baskısı altında tekrar 14.12.2015 tarihinde 113.225,93- TL' yi ödemek zorunda kaldıklarını, davalı şirkete ikinci kez ödedikleri 113.225,93 TL' nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya usulüne uygun şekilde tebliğat yapılmış, cevap süresi uzatımı talebine rağmen davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkemece, dosya ya sunulan banka ödeme dekontunun internet çıktısının incelenmesi neticesinde, davalı şirket hesabına 80.535-TL ödemenin davacı şirketçe yapıldığı,ancak kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğunu, Davacı tarafından yapılan havalenin, takip dayanağı olan senede ait olduğunun ispatının davacıya ait olduğunu, kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, HMK'nın 190. maddesi gereği; ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, Davacı delil listesinde açıkça yemine de dayanmadığından yemin delili hatırlatılmadığını, davacı davasını takibe konan senetle aynı kuvvette yazılı belge sunamadığından ve davasını ispat edemediğinden, açılan davanın reddine karar vermiştir.

Bu kararı istinaf eden davacı vekili, müvekkilinin davaya konu senet bedelini ödediğini ve cari hesap ilişkisinde borç ve ödemenin yansıtıldığını, tahsil edilen alacağın yeniden icra yolu ile takip edildiğini icra baskısı ile yeniden ödemek zorunda kaldıklarını, bilirkişi raporunun haklılıklarını açıkça ortaya koyduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2017/724 Esas-2018/72 Karar sayılı ve 31/01/2018 tarihli karar ile; taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu taraflar arasında bu ilişki çerçevesinde muhtelif tarihlerde faturaların tanzim edildiği ödemelerin yapıldığı, incelenen davalı şirkete ait 2014 yılı kayıtlarına göre 2014 yılı sonunda davacı şirketin 25.433,48-TL alacağının 2015 yılına devrettiği, 21.3.2014 tarihinde davalının defterlerinde kayıtlı 80.535-TL tutarında fatura kaydının bulunduğu, fatura bedeline karşılık 5.5.2014 tarihinde havale ödeme kaydı mevcut olduğu yine 2015 yılında 2014 yılından devredilen alacakda dikkate alınarak 11.5.2015 takip tarihinde bu hesapta davacı şirketin 25.535,30-TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, her ne kadar 5.5.2014 tarihinde banka havalesi ile yapılan ödeme de bir kayıt yok ise de davacı şirket 2014 ve 2015 yılı sonu itibariyle davalı şirketten alacaklı durumda olduğu, HMK 222 gereği yapılan inceleme de davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bir alacağı mevcut olmadığı, her ne kadar kambiyo senetleri senetten mücerret ise de;

senedin tanzimine esas olan 80.535-TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında havale ile 80.535-TL olarak ödenmiş olduğu, davalı kayıtlarının davayı doğruladığı, ödenen senedin davalı tarafından yeniden takibe konu edildiği anlaşıldığı ,senet tutarı ile aynı olan ödemenin sebebi hakkında bir açıklama yapmayan ve başkaca bir hukuki ilişki nedeniyle ödeme yapıldığını iddia ve ispat edemeyen davalının tahsil ettiği tutarı iade etmekle yükümlü bulunduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılarak" davanın kabulü ile 113.225,93 TL'nin ödeme tarihi olan 14/12/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.

Dairemiz kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19. HD'nin 2018/1611 Esas-2020/163 Karar sayılı ve 16/06//2020 tarihli ilamı ile; davacının dayandığı ödeme dekontunun incelemesinde ödemenin uyuşmazlık konusu bono karşılığı yapıldığı ya da ödemenin hangi borca ilişkin yapıldığına dair bir açıklama yapılmadığı, davalı tarafından davacı ödemesi alacak hesabına kaydedildiği ve davacının borcundan mahsup edildiği, söz konusu ödemenin bonoya karşılık yapıldığına ilişkin defter kayıtlarında bir ibare bulunmadığı, bu durumda davacının, ödemenin bonoya karşı yapıldığını ispatlayamadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair kararın yerinde olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

Usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuş,hükmüne uyulan yargıtay bozma ilamı gereği,davacının davalıya yaptığı 80.535-TL bedelli ödemenin ,80.535-TL bedelli bonoya karşılık yapıldığı ispatlanamadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 23- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı vekili için takdir olunan 2.040-TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/163635 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1062 E. 2022/2644 K. · Onandı

Yapılan ödemenin takibe konu bonoya karşılık (mükerreren) yapıldığı ispatlanamazsa istirdat reddedilir

Gerekçe özeti

Mükerrer ödeme iddiasına dayalı istirdat davasında, yapılan ödemenin takibe/uyuşmazlığa konu senede karşılık yapıldığını ispat yükü davacıdadır; bu bağlantı ispatlanamazsa dava esastan reddedilir.

Emsal değeri

Ödemenin takibe konu senede karşılık yapıldığının ispatlanamaması hâlinde istirdat davasının reddi yönünden emsaldir.

Kavramlar: istirdat mükerrer ödeme bono ispat yükü bozmaya uyma

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/1062 E.  ,  2022/2644 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın esastan reddine dair verilen 09.12.2020 tarih ve 2020/957 E. - 2020/1312 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket tarafından, davacı şirkete yönelik bonoya dayalı kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını, senet bedelinin davacı şirket tarafından davalı şirkete takip tarihinden önce banka havalesi yoluyla ödendiğini, buna rağmen icra baskısı altında tekrar takip tutarını ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek ikinci kez ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalıya yaptığı 80.535.-TL bedelli ödemenin, 80.535.-TL bedelli bonoya karşılık yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. Maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine istek halinde aşağıda yazılı 1.928,60 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 31/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.