Kâr dağıtmama kararı iptal ettirilmeden kâr payı istenemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2002/6988 E. 2002/10119 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Anonim şirket genel kurulunun kârın dağıtılmamasına ilişkin kararı iptal ettirilmedikçe, ortaklar o döneme ait kâr payı alacağını dava yoluyla isteyemez; kâr payı davasında bu ön mesele tartışılmadan yalnızca talep edilebilecek miktar üzerinden hüküm kurulamaz.
Ele alınan sorunlar
Kâr dağıtmama kararı iptal ettirilmeden kâr payı istenip istenemeyeceği → kabul
İddia: Davalı, davacının da kabul oyuyla 21.4.2000 tarihli genel kurulda kârın dağıtılmamasına karar verildiğini savunmuştur.
Gerekçe: Davacının da katıldığı davalı şirketin 21.4.2000 tarihli genel kurul toplantısında, bilançoda gösterilen kârın kanuni yedekler ve vergiler düşüldükten sonra dağıtılmamasına oybirliğiyle karar verilmiştir. Bu karar iptal ettirilmedikçe şirket ortakları o döneme ilişkin kâr payı isteyemez. Mahkemenin, bu olguya dayalı davalı savunmasını dikkate alıp tartışmadan, uyuşmazlığı sanki yalnızca davacının talep edebileceği kâr payı miktarından ibaretmiş gibi ele alarak davanın kısmen kabulüne karar vermesi doğru değildir; davanın reddine karar verilmesi gerekirdi.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kârın dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararının iptal ettirilmesinin, kâr payı alacağı davasının ön koşulu olduğu yönünde emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı alacağı↗ kâr dağıtımı↗ genel kurul kararının iptali↗ ana sözleşmeye bağlılık↗ ön mesele↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.
Ortak:kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaDavalı şirket ana sözleşmesinin 31. maddesinde «kar payı dağıtımının» hesaplama yöntemi ve ilkeleri düzenlenmiş, 32. maddesiyle de şirketin sağladığı karın pay sahiplerine hangi tarihlerde ve ne biçimde dağıtılacağının yönetim kurulunun önerisi üzerine Genel Kurul tarafından kararlaştırılacağı hükme bağlanmıştır.
… avalı şirketin 21.4.2000 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 4. maddesi görüşülerek bilançoda gösterilen karın kanuni yedekler ve vergiler düşüldükten sonra «dağıtılmamasına» oybirliği ile karar verilmiş olmasına göre, bu karar iptal ettirilmedikçe şirket ortaklarının kâr «payı» isteyemeyecekleri gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değinilen olguya dayalı davalı savunması dikkate alınmadan ve tartışılmadan sanki uyuşmaz …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10169 E. 2015/7174 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız fiil · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… retmiş oldukları araç yedek parçası ürünlerinin ambalajlarında ...markalı araçlar için uyumlu olduğuna ilişkin ibarenin yazılmış olmasının dürüstçe kullanım olduğu, «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, ancak davalıların üretimini yaptıkları ürünlerin ambalajlarının davacıya ait ürün ambalajları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, bu durumun «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün tesbiti isteminin reddine, davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tesbitine, davalı... yönünden 10.000.00 TL, davalı ... .. yönünden 2.000.00 TL «maddi tazminatın» tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tesbit ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
… rın toplam 74.397,47 TL olduğu belirlenmiş olup, mahkemece, davalıların ürün ambalajlarının davacıya ait ürün ambalajı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle «maddi tazminat» olarak takdiren davalı .... yönünden 2.000,00 TL, diğer davalı yönünden ise 10.000,00 TL’ye hükmedilmiş ise de, davalıların satışını yaptıkları ürünlerde davacıya …
3- Davacı vekilinin manevi tazminat istemine ilişkin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, «haksız fiilin» bir türü olan «haksız rekabetin» varlığı kabul edildiğine göre davalıların hukuka aykırı bu fiilleri nedeniyle somut olayın özellikleri de dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu istemin reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2002/6988 E., 2002/10119 K.
11. Hukuk Dairesi 2002/6988 E., 2002/10119 K.
ANA SÖZLEŞMEYE BAĞLILIK
KAR PAYI DAĞITIMI
ŞİRKET GENEL KURUL KARARININ İPTALİ
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 279 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 381 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 384 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 470 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2002 tarih ve 2001/197-2002/219 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.11.2002 günde davacı avukatı Coşkun Mavioğlu ile davalı avukatı Raziye Ünal gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ortağı ve eski yöneticisi olan müvekkilinin Nisan-2000’den bu yana şirketten dışlandığını ve kendisine kâr payı ödenmediğini ileri sürerek, aylık (10.000.000.000)TL.nın (kar payı mahsup edilmek üzere) yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 21.4.2000 tarihli genel kurulda davacının da kabul oyu ile kâr payının dağıtılmamasına karar verildiğini, davacının şirketi zararlandırıcı usulsüzlüklerinden dolayı 21.4.2000 tarihinde yönetim kurul üyeliğine seçilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve davalı şirket kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesi sonucuna dayanılarak, davacının kar payı alacağının (38.169.769.192) TL. olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket ortağı olan davacının kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirket ana sözleşmesinin 31. maddesinde kar payı dağıtımının hesaplama yöntemi ve ilkeleri düzenlenmiş, 32. maddesiyle de şirketin sağladığı karın pay sahiplerine hangi tarihlerde ve ne biçimde dağıtılacağının yönetim kurulunun önerisi üzerine Genel Kurul tarafından kararlaştırılacağı hükme bağlanmıştır.
Davacının da katıldığı davalı şirketin 21.4.2000 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 4. maddesi görüşülerek bilançoda gösterilen karın kanuni yedekler ve vergiler düşüldükten sonra dağıtılmamasına oybirliği ile karar verilmiş olmasına göre, bu karar iptal ettirilmedikçe şirket ortaklarının kâr payı isteyemeyecekleri gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değinilen olguya dayalı davalı savunması dikkate alınmadan ve tartışılmadan sanki uyuşmazlık davacının talep edebileceği kâr payının miktarının ne olduğundan ibaretmiş gibi yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16291800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz