6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devri sözleşmesinin mahkeme kaleminde kaybolması nedeniyle zayi belgesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/638 E. 2021/704 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Kıymetli evrak iptali / Zayikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

TTK 82. maddesi kapsamındaki zayi belgesi davalarında, tacirin saklama yükümlülüğü altındaki bir belgenin, davacıya kusur izafe edilemeyecek ve irade dışında meydana gelen bir olay (örneğin belgenin mahkeme kalemine tevdi edildikten sonra kaybolması) nedeniyle zayi olduğunun şüpheden uzak biçimde tespiti halinde, bu husus ceza yargılamasında beraat kararı verilmiş olsa da -beraat kararı kaybın kim tarafından/nerede gerçekleştirildiğinin belirlenememesine dayanıyorsa- zayi belgesi talebinin kabulünü gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, dava dosyasına ibraz edilen hisse devri sözleşmesi aslının mahkeme çalışanları ve bilirkişinin ihmali sonucunda kaybolduğunu, kendisine kusur izafe edilemeyeceğini, ilgililer hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın 82. maddesinde zayi belgesi verilmesi istenebilecek haller tahdidi olarak sayılmamış, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir. Zayi belgesi davaları sadece davacı yönünden değil, dava dışı kişiler bakımından da sonuç doğurduğundan, mahkemece yalnızca davacının iddia ve delilleriyle sınırlı kalınmamalı; belgenin tacirin saklama yükümlülüğü kapsamında olup olmadığı, TTK 82'deki afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek irade dışı olayların girebileceği gözetilerek tacirin gerekli özeni gösterip göstermediği, defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve olayın meydana geldiği yer araştırılarak olayın şüpheden uzak şekilde tespiti gerekir. Somut olayda, davacı şirket tarafından başka bir dava dosyasına ibraz edilen beş adet hisse devri sözleşmesi asıllarından biri, mahkeme kalemine teslim edildikten sonra dosyada bulunamamış, bu durum üzerine ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuş; açılan ceza davasında bilirkişi sanıkların, sözleşmenin kendilerine teslim edilip edilmediği ve mahkeme kaleminde kaybolup kaybolmadığı noktasında şüphe oluşması nedeniyle beraatine karar verilmiştir. Bu durumda, belgenin mahkeme kalemine teslim edildiği sabit olup beraat kararı, kaybın nerede meydana geldiğinin belirlenememesi gerekçesiyle verilmiştir. Belge aslının davacıya kusur izafe edilemeyecek ve irade dışında meydana gelen bir olay sonucunda zayi olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zayi belgesi davalarında, belgenin kaybının irade dışı bir olay sonucunda meydana geldiğinin, ilgili kişiler hakkındaki ceza yargılamasında verilen beraat kararının gerekçesi de dahil olmak üzere şüpheden uzak şekilde araştırılması gerektiğine ilişkin ilke yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi TTK 82 tacirin saklama yükümlülüğü irade dışı olay beraat kararının etkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 82TTK 82/7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/638

KARAR NO 2021/704

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/10/2018

NUMARASI 2018/355 Esas 2018/964 Karar

DAVA

Zayi Belgesi Verilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1222 E. sayılı dosyasına, mahkemece verilen ara karar gereği beş adet "Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" asıllarının 25/02/2016 tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu ve mahkemenin 6856 kasa numarasına kaydının yapıldığını, mahkemece kasa evrakları ile birlikte dosyanın bilirkişi ... teslim edildiğini, ancak bilirkişi raporunda 4 adet "Hisse Devir Sözleşmesi" aslının sunulduğunu, fakat 29 Nisan 2009 tarihli ... yapılan hisse devrine ilişkin "Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" aslının sunulmadığını belirttiğini, dosyada evrak aslının alındığına ilişkin kayıtların mevcut olduğunu, müvekkili şirket ve dava dışı ... bu olay nedeniyle mağdur edildiğini, şüpheliler hakkında İstanbul 33.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/832 E sayılı dosyasından açılan davanın devam ettiğini, İstanbul 7. ATM'nin 2014/1222 E sayılı dosyasından verilen karar gereği taraflarına zayi davası açma hususunda süre verildiğini, bu nedenle işbu davayı açma zarureti doğduğunu ileri sürerek 29 Nisan 2009 tarihli ...'dan ... yapılan hisse devrine ilişkin "Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" aslının kaybedilmesi nedeniyle zayi belgesi düzenlenmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, zayi olduğu iddia edilen Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi'nin TTK'nun 82/7.maddesinde belirtilen şekilde sınırlı hallerde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlıktan ziyaa uğradığına dair bir delil ve iddia olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; somut olayda müvekkili tarafından gerekli ihtimamın gösterildiğini, mahkeme çalışanlarının ve bilirkişinin ihmali sonucunda sözleşmenin kaybolduğunu,ilgililer hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.TTK’nun 82. maddesine göre, her tacir; ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir (Y11HD., 08.12.2014 tarih, 2014/12543-19170 E.

K.).Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 82. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir (YHGK., 16.03.2016 tarih, 2014/827 Esas, 2016/311 Karar).Somut olayda, davacı şirketin davalısı olduğu İstanbul 7.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1222 Esas sayılı dava dosyasında davacı şirketten tarafından dava dosyasına beş adet "Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" asıllarının 25/02/2016 tarihli dilekçe ekinde sunulmuştur. Sözleşmelerin "hisse devri aslı alındı" şeklindeki el yazılı şerhle teslim alınmış olup, yapılan bilirkişi incelemesinde ise 29 Nisan 2009 tarihli ... yapılan hisse devrine ilişkin "Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" aslının dosyada bulunmadığının tespiti üzerine mahkemece ilgililer hakkında işlem yapılması için suç duyurusunda bulunulmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma sonucunda bilirkişiler hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı açılan İstanbul 33.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/832 E. 2019/6 K. Sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda, bahse konu hisse devri sözleşmesinin bilirkişi olan sanıklara teslim edilip edilmediği, mahkeme kaleminde kaybolup kaybolmadığı noktasında şüphe oluşması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmiştir.Bu durumda, davacı şirketin saklamakla yükümlü olduğu hisse devir sözleşmesinin mahkeme kalemine tesbit edildiği sabit olup,verilen beraat kararı kaybın nerede meydana geldiğinin belirlenememesi grekçesiyle verildiği anlaşılmaktadır. Belge aslının davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olay neticesinde zayi olduğu anlaşıldığından davacının talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2018 Tarih 2018/355 Esas 2018/964 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜNE; Davacı şirkete ait ... yapılan hisse devrine ilişkin 29/04/2009 tarihli hisse devir sözleşmesinin zayi olduğunun tespiti ile ZAYİ BELGESİ VERİLMESİNE "İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gerekli 59,30-TL karar harcından; davacı tarafından peşin yatırılan 35,90-TLnin mahsubu ile bakiye 23,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/162711 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.