6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesap alacağında iade faturasının ispatlanamaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1503 E. 2021/690 K. ·

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden doğan alacak davalarında, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının taraflar arasında ihtilafsız olarak örtüştüğü miktar üzerinden alacağın varlığı kabul edilir. Ancak bir tarafın defterinde kayıtlı olup diğer tarafın defterinde bulunmayan ve muhteviyatının hangi taşıma/hizmete ilişkin olduğu ispatlanamayan bir fatura, salt düzenlenmiş olması nedeniyle alacağın varlığına karine oluşturmaz; bu husustaki ispat külfeti alacaklı tarafa aittir ve ispatlanamaması halinde söz konusu tutar hesaplanan alacaktan düşülür.

Ele alınan sorunlar

İade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle alacaktan düşülmesi → kısmi kabul

İddia: Davalı, 29.06.2018 tarihli 11.921,30-TL'lik iade faturasının davacıya tebliğ edildiğini, bu fatura nedeniyle davalının borçlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve delil vasfında olmadığını, davacıya borcu bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Tarafların usulüne uygun tutulan e-defterlerinde takip tarihi itibarıyla ihtilafsız olarak kayıtlı bulunan cari hesap alacağı, her iki tarafın kayıtlarının birbirini doğrulaması nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktar olarak kabul edilmiştir. Buna karşılık, istinafa konu edilen iade faturası davalı kayıtlarında bulunduğu halde davacı defterlerinde kayıtlı değildir; bu uyumsuzluğun sebebi olan faturanın navlun veya demuraja ilişkin olduğuna dair dosyada ve bilirkişi raporunda belge bulunmamaktadır. Fatura muhteviyatı hizmetin verildiğinin HMK 190 uyarınca ispat külfeti davacı üzerinde olup davacı bunu ispatlayamamıştır. Sırf fatura düzenlenmesi alacağın varlığına karine oluşturmayacağından, bu miktarın davacı alacağından düşülmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Cari hesap alacağı davalarında ticari defter kayıtlarının ihtilafsız kısmının delil değeri ile, karşı tarafça kayıtlı olmayan ve muhteviyatı ispatlanamayan bir faturanın salt düzenlenmiş olmasının alacağa karine oluşturmayacağı yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap itirazın iptali ispat külfeti ticari defter (e-defter) icra inkar tazminatı fatura navlun demuraj

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 190

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1503

KARAR NO 2021/690

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 05/10/2020

NUMARASI 2018/530 Esas 2020/208 Karar

DAVA İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili , davacının davalıya ihraç ve ithal ettiği mallarının yoğunluklu olarak deniz taşımacılığı hizmetlerini verdiğini, taşıma işinin davalının kabulünde olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki gereğince cari hesapları bulunduğu, alacak ağırlıklı olarak deniz taşımacılığı kaynaklı navlun ve demuraj alacağından oluştuğunu, faturaların davalıya e-fatura olarak tebliğ edildiğini, davalının faturalara itirazı bulunmadığını, davalının borcunun halen devam ettiğini, yapılan görüşmelerden sonuç elde edilemeyince İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile davalının hükmedilen alacağın % 20 inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında , takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu İcra Daireleri yada Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, yetki itirazı ve mahkemece resen dikkate alınacak sair nedenlerle açılan itirazın iptali talebinin reddine davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ,davalının göreve yönelik itirazı TTK 5/2 ve yetki itirazı TBK 89 maddesi gereğince reddedilerek, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının İstanbul ...İcra müd. ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve davalının asıl alacağın %20'si olan 16.234,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili, ilk derece mahkemesince 29.06.2018 tarihli 11.920,30-TL'lik faturanın davacıya tebliğ edilmediği ve tebliğe dair evrak sunulmadığı kabul edilerek iade faturasından davalının borçlu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, faturanın e-fatura olarak düzenlendiğini, davacı tarafın takibi haksız başlattığını davanın reddi ile davacının tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini, davacının iade faturasını işlemeyerek, ticari defterlerini usulüne uygun tutulmadığını delil vasfında olmadığını, davacıya borcu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava ,taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Somut olayda yapılan bilirkişi incelemelerinde ; Dava dosyasına sunulan faturaların hangi taşımaya ilişkin düzenlendiğinin faturalarda yazılı olmadığı ,davacının da faturaları taşımalar ile ilişkilendirecek bir açıklama yapılmadığı ,bazı faturalarda navlun farkı talebinde bulunulmuş olsa da eğer taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi kurulmuş ise navlunun ve diğer ücretlerin ne miktar kararlaştırıldığına ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı,bir kısım faturalar ile demuraj talebinde bulunulsa da demuraj tahakkuk ettiğine ilişkin belgelerin sunulmadığı belirlenmiştir.Ancak ;tarafların usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri VUK nun, 5766 Sayılı Kanunun 17 maddesi ile değişen mükerrer 242/2 maddesine göre e-defter olarak tutulmaktadır.28.06.2018 tarihi itibarı ile her iki tarafın ticari defterlerinde takibe konu 57.335,07 TL cari hesap ile 06.06.20018 tarihi itibarı ile 2.558,60- USD her iki tarafın defterlerinde ihtilafsız olarak kayıtlıdır .

Bu sebeble bu miktar alacak için tarafların kayıtları birbirini doğruladığından davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılmaktadır. İstinaf sebebi yapılan 29.06.2018 tarihli 11.921,30- TL lik iade faturası davalı kayıtlarında bulunduğu halde davacı defterlerinde kayıtlı değildir.Ancak davacı tarafından düzenlenen ve taraf kayıtlarındaki uyumsuzluğun sebebi olan 11.921,30 TL lik faturanın navlun yada demuraja ilişkin olduğuna ilişkin dosyada ve bilirkişi raporunda belge bulunmadığı ve fatura muhteviyatı hizmetin verildiği HMK 190 maddesi gereğince ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafından ispatlanmamıştır. (Yargıtay 19.HD 2009/8672esas-2010/5229 karar sayılı ilamı ) sayılı kararı ve yerleşik uygulama gereğince sırf fatura düzenlenmesi alacağın varlığına karine olamayacağından 11.921,30- TL lik faturanın düşülmesi ile davacı alacağının takip tarihi itibarı ile 57.335,07 -TL ve 2.558,60 USD olduğu, belirlenmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hata /eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden hüküm verilmesine itirazın kısmen iptaline ,likit alacak nedeniyle hükmedilen bedel üzerinden ,yabancı paranın takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmesine ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/530 Esas-2020/208 Karar sayılı ve 05/10/2020 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, 57.335,07-TL, 2.558,60-USD alacağa vaki itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren TL alacağa davacının talebinin aşmamak üzere değişen oranlarda avans; USD alacağa 3094 Sayılı Kanun'un 4.a maddesi uyarınca devlet bankaları tarafından 1 yıllık vadeli usd mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanarak takibin devamına, Fazla istemin reddine, %20 oranında hesaplanan 13.847,32- TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, "davalının koşulları olmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

Alınması gereken 4.844-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 1.049,14-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‬3.794,86-TL'nin davalıdan alınarak hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 1.049,14-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından ödenen 113,35-TL tebligat ve posta gideri, 2.400-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.513,35-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.155-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 10.018,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 1.388,71-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Hükümden sonra davacı tarafından yapılan 33-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 25-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı tarafından yapılan 35,30-TL posta masrafının davanın reddi oranında hesaplanan 10-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca red ve kabul edilen miktarlar yönünden kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi .17/05/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/162710 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.