Feragatnamedeki 'vefatımdan sonra' kaydı ölüme bağlı tasarruf sayılır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1493 E. 2020/1390 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir kişinin, hissesini/malını üçüncü kişiye devretmek üzere düzenlediği feragatname/beyanda 'kendi vefatından sonra' geçerli olacağına ilişkin bir kayıt varsa, bu beyan sağlığında yapılmış bir temlik (çıplak pay devri) olarak değil, ölüme bağlı bir tasarruf olarak değerlendirilir. Bu durumda, lehine tasarrufta bulunulan kişi (vasiyet alacaklısı), tasarrufta bulunan kişiden önce ölürse, TMK 581/2 uyarınca aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, vasiyeti yerine getirme yükümlülüğü vasiyet yükümlüsü (tasarrufta bulunan kişi) yararına ortadan kalkar ve tasarruf konusu hak/mal, lehine tasarrufta bulunulanın mirasçılarına geçmez.
Ele alınan sorunlar
Feragatnamenin hukuki niteliği ve hisse temlikinin gerçekleşip gerçekleşmediği → ret
İddia: Davacı vekili, feragatnamenin 'esas haktan feragat' niteliğinde olup ölüme bağlı bir tasarruf olmadığını, feragatnamedeki ibarenin payın kaydı işleminin yapılma tarihini geniş tutmak amacıyla konulduğunu, mirasçılar için de bağlayıcı olduğunu, TMK 581. maddenin somut olayla ilgisi bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'da çıplak payların devrine ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu durum çıplak payın devrine engel değildir; yargı uygulamasında anonim ortaklık çıplak paylarının alacağın temliki suretiyle devri mümkün görülmüştür. Ancak feragatnameye konulan '(vefatımdan sonra)' ibaresi nedeniyle hisselerin müteveffa kardeşe temlikinin geçmiş sayılması mümkün değildir. Sağlığında devir iradesi bulunan bir kişinin bu kaydı koymasında hiçbir gereklilik bulunmadığından, ancak kendi ölümünden sonra devir iradesinin bulunduğu kabul edilmelidir; bu nedenle feragatname ancak ölüme bağlı bir tasarruf olarak kabul edilebilir. TMK 517. madde, mirasbırakanın bir kimseyi mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabileceğini, TMK 545. madde miras sözleşmesinin geçerliliği için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerektiğini düzenlemektedir. TMK 581/2 maddesine göre vasiyet alacaklısı miras bırakandan önce ölmüş ise, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, vasiyeti yerine getirme yükümlülüğü vasiyet yükümlüsü yararına ortadan kalkar. Somut olayda feragatname ile öngörülen şartın gerçekleşmediği, temlik iradesinin bulunmadığı, davalının sağ olduğu ve lehine hisse bırakılan kişinin davalının sağlığında vefat ettiği anlaşıldığından, TMK 581 gereği davalının yükümlülüğü de ortadan kalkmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket hissesine ilişkin olarak 'vefatımdan sonra geçerli olacak' şeklinde kayıt içeren feragatname/beyanların çıplak pay temliki değil ölüme bağlı tasarruf sayılacağı ve TMK 581/2'nin bu tür tasarruflarda vasiyet alacaklısının önce ölmesi halinde uygulanacağı yönünde emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay devri↗ alacağın temliki↗ ölüme bağlı tasarruf↗ vasiyet alacaklısının önce ölmesi↗ vasiyet yükümlülüğünün ortadan kalkması↗ feragatname↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1493
KARAR NO 2020/1390
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/09/2020
NUMARASI 2020/116 Esas 2020/493 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/12/2020
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı ... A.Ş 'nin 08/07/1982 tarihinde kurulduğunu, şirketin hakim ortağı % 74 pay ile ..., diğer ortakları ise eşi ,baldızı , kız kardeşi ... ve davalı ... olduğunu, davalının Hatay ... Noterliğinde tanzim ettirdiği 01/11/1994 tarih ve ... sayılı düzenleme şeklinde feragatname ile Sşirketteki hissesi için şirketin diğer hakim ortağı olan aynı zamanda ağabeyi ... lehine feragat ettiğini, feragatnamenin murisin özel eşyaları içerisinde bulunduğunu, ...'ın vasiyetnamesi ile müvekkili vakfı mirasçı olarak naspettiğini ve 10.02.2002 tarihinde vefat ettiğini, vakıf adına 2015 yılında mirasçılık belgesi düzenlendiğini, Hatay ... Noterliğinin düzenlenen feragat beyanı doğrultusunda davalının ...
şirketindeki hissenin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... vekili ; feragatnameden itibaren 22 yıl geçtiğini, müvekkilinin kardeşinin sağ iken yaptığı vasiyetnameye göre mirasını davacı vakfa bıraktığını, davalının ...'ın sağ olduğu dönemde ve vefatından sonraki dönemde şirketin tüm genel kurullarına katıldığını, feragatnamenin ölüm tarihine kadar kullanılmadığını, müvekkiline ait hisselerin vasiyete konu edilebilmesinin mümkün olmadığını, feragatnamenin içeriğinde "işbu hisselerimden dolayı lehine kayıt ve tespit tescil işlemlerini yaptırıp ilgili kararların şirket nezdinde herhangi bir zamanda alınmasına (vefatımdan sonra) rıza ve muvafakatim bulunduğu beyan ve ikrar ederim" şeklinde olup müvekkilinin vefatından önce şirket hisselerini devrinin söz konusu olmadığını, hisselerin müvekkilinin vefatından sonra mirasçılarına kalacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ... A.Ş.'nin süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, feragatnamenin çıplak hisse devir sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabulü durumunda dahi davacının feragatnamedeki açık şekilde belirttiği hissesinin "vefatından sonra" devredileceği yönündeki beyanı doğrultusunda dava dışı ...'a hisse devrinin ancak davalının vefatından sonra geçerli olabileceği, bu yöndeki iradesinin yok sayılamayacağı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da,feragatnamenin TMKnun 581. Maddesine vasiyet yükümlüsü davalı yararına ortadan kalktığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalının noterlikçe düzenlenen feragatnamesinin "esas haktan feragat" niteliğinde olup, ölüme bağlı tasarruf olmadığını, feragatnamede payın kaydı işlemlerinin yapılma tarihini geniş tutarak vefatından sonra mirasçıları içinde bağlayıcı olduğunu açıkladığını, feragatnamenin çok farklı bir hukuki işlem olan vesayet ve vasiyet ile karıştırıldığını, dava konusu olay ile TMK 581.maddesinin ilgisinin olmadığını,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davalı tarafından düzenlenen 1.11.1994 tarihli düzenleme şeklinde feragatname ile "davalı şirketteki hisseleri kardeşi lehine feragat ettiği, hisseleri istediği zaman adına (vefatımdan sonra)adına tescil ettirebileceği beyan edilmiştir.Feragatname düzenlendikten sonra lehine feragat edilen 10.02.2002 tarihinde vefat etmiştir.Uyuşmazlık feragatname ile davalı şirket hisselerinin müteveffa kardeşe temlik edilmiş olup olmadığı noktasındadır. TTK'da, çıplak payların devredilmesine ilişkin olarak açık bir hüküm yoktur. Ancak bu, çıplak payın devrine engel değildir. Yargı uygulamasında , anonim ortaklığın çıplak paylarının alacağın temliki suretiyle devrinin mümkün olduğu kabul görmüştür. Feragatnameye konulan (vefatımdan sonra )ibaresi nedeni ile davalı hisselerinin müteveffa kardeşine temlik nedeniyle geçmiş sayılması mümkün görülmemiştir.
Sağlığında devir iradesi bulunan devredenin, bu kaydı koymasında hiç bir gereklilik bulunmadığından ,ancak kendi ölümünden sonra devir iradesinin bulunduğunu kabul gerektiğinden ,feragatname ancak ölüme bağlı bir tasarruf olarak kabul edilebilir. TMK nun 517.maddesi "mirasbırakan ,bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırma da bulunabileceği, 545.madde de miras sözleşmesinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenleneceği"hükmünü haizdir. TMK nun 581/2 Maddesi "..Vasiyet alacaklısı miras bırakandan önce ölmüş ise ,tasarruftan aksi anlaşılmadıkça ,vasiyeti yerine getirme yükümlülüğü ,vasiyet yükümlüsü yararına ortadan kalkar "hükmünü haizdir. Yasal düzenlemelere göre ,somut olayda dayanak feragatname ile öngörülen şartın gerçekleşmediği ,temlik iradesi bulunmadığı ,davalının sağ olduğu ve lehine (şirket hissesi)bırakılan kişinin davalının sağlığında vefat ettiği anlaşılmakla TMK 581 gereği davalının yükümlülüğünün de ortadan kalktığı sonucuna varıldığından davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiştir.Hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/162356 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi