Tedbir talebi dava sonucuyla örtüşüyorsa tedbir reddedilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1516 E. 2020/1392 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati tedbir talebi, davanın esas talep sonucuyla örtüşüyor ve verilecek tedbir kararı uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikteyse, HMK 389/2 kapsamında ihtiyati tedbir şartları oluşmamış sayılır ve talep reddedilir; çünkü ihtiyati tedbir, esası çözümleyen bir hüküm niteliğinde olamaz.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir talebinin esas talebiyle örtüşmesi nedeniyle reddi → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirket yetkilisinin taşınmazları muvazaalı biçimde düşük bedelle sattığını ve şirketi tasfiye sürecine sürüklediğini, bu eylemlerin planlı ve kötü niyetli olduğunu, tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin ciddi zarara uğrayacağını belirterek tasfiye sürecinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 389/2 uyarınca, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi zarar doğacağı hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; ancak verilecek tedbir kararının uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. Somut olayda reddedilen talep, ilgili dosyada davalı şirketin tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılmasının durdurulmasına ilişkindir. Dava dilekçesinde başkaca bir talep bulunmadığından ihtiyati tedbir isteği aynı zamanda talep sonucunu (esas talebi) oluşturmaktadır. Tedbir talebi ile sonuç talebi örtüştüğünden, verilecek tedbir kararı ile uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi mümkün olmayacağından, koşulları bulunmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, ihtiyati tedbir talebinin dava dilekçesindeki tek ve esas talep ile örtüştüğü durumlarda, verilecek tedbir kararının uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte olacağı ve bu nedenle tedbir talebinin reddedilmesi gerektiği yönünde genel bir ilke ortaya koymaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ esasın çözümlenmesi↗ talep sonucu↗ tasfiye↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1516
KARAR NO 2020/1392
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/10/2020 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/436 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/12/2020
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik 13/10/2020 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; birleşen İstanbul 8. Asliye Tİcaret Mahkemesi'nin 2019/264 Esas sayılı dosyası ve birleşen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/390 Esas sayılı dosyalarındaki davalının tüm malvarlığı ve hisselerine ilişkin devir ve temlik işlerinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi taleplerinin toplanacak delillere göre değerlendirilmesine göre karar verileceğinin belirtildiğini, ancak herhangi bir karar verilmediğini, davaya konu şirketin tasfiyesinin gizlenmeye çalışıldığını, davalı şirketle ilgili 2 ayrı dava devam ederken tasfiye edilmesinin ağır maddi manevi zararlara yol açacağını, müvekkilinin şirkette inançlı işlem nedeniyle hak sahipliği iddiasının bulunduğu, ayrıca şirketin kurucusu olduğunu belirterek, davalı ...
AŞ'nin tasfiye sürecinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tedbir talep edilen hususun esasa ilişkin olduğu gerekçesiyle tedbir talebi yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili; dava dışı ...'nın emir ve talimatlarıyla hareket eden dava dışı şirket yetkilisi ...'ın davalı şirkete ait taşınmazları satmakla kalmayıp, davalı şirketi tasfiye sürecine sürüklediğini, davalı şirketin taşınmazlarının orantısız hisselerle tanıdıklara satış olarak gösterilmesi ve akabinde de şirketin tasfiye sürecine sokulması, tasfiyeyi bizzat başlatan ve tasfiye memuru olarak atanan ...'ın bu durumu mahkemeye bildirmemesi bir yana, mahkeme huzurunda tasfiyeden haberdar olmadığını dahi beyan etmesinin bu eylemlerini planlı ve kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğini ortaya koyduğunu, satış bedellerinin taşınmazın gerçek değerinden gösterilmediğinin açık olduğunu, hal böyle olmasa dahi yapılan satışın tamamen mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini sonucunun değişmeyeceğini, müvekkilinin haklarına ulaşabilmesinin geciktirildiği ve böylece ciddi zararlara uğratıldığının değerlendirilerek, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına ve tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK 389/(2) Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " hükmünü haizdir. Yargıtay 19 HD 2019/2981 esas 2019/4812 karar sayılı ve 17.10.2019 tarihli ilamı ile : "Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir.
Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.Açıklanan hukuki değerlendirme çerçevesinde bir davada hükümle elde edilebilecek hususta ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğine, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir. Somut olayda reddedilen talep; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/390 esas sayılı dosyasında davalı bulunan şirketin tasfiye işlemlerin sonuçlandırılmasının durdurulmasına ilişkindir. Dava dilekçesinde başkaca bir talep olmadığından ihtiyati tedbir isteği aynı zamanda talep sonucunu teşkil etmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının ihtiyati tedbir talebi ile sonuç talebi örtüştüğünden verilecek ihtiyati tedbir kararı ile uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi mümkün olmadığından, koşulları bulunmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, ara kararına yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı/ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/12/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/162310 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi