6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vadesi gelmiş para borcunun yaklaşık ispatı sağlanamadığından ihtiyati haciz talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1388 E. 2021/433 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı, İİK 257/1 kapsamında rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı olduğunu ve İİK 258/1 uyarınca alacağını mahkemeye yaklaşık olarak kanaat getirecek şekilde ispat etmekle yükümlüdür. Alacağın varlığı ve muacceliyeti tarafların ileri sürdüğü delillerin tahkikat sonucunda değerlendirilmesini gerektiriyor ve bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamıyorsa, ihtiyati haciz talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinin İİK 257 ve 258 şartları yönünden yaklaşık ispatla değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, borcun varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, sözleşme, fatura, sevk irsaliyesi, e-mail gibi delillerin borcu kanıtladığını, davalının malların teslim edildiğini ikrar ettiğini, ayıp iddiasını ispatla yükümlü davalının bu iddiasını ispat edemediğini, ihtiyati haciz yapılmazsa yüksek meblağın tahsilinin tehlikeye gireceğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılıp ihtiyati haciz talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK 258/1'in 2. cümlesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur. Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK 257/1 kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Somut olayda davacının iddialarının doğruluğu ve haklılığı yapılacak tahkikat neticesinde delillerin değerlendirilmesiyle anlaşılacağından, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle davacının muaccel alacağının varlığının yargılamayı gerektirdiği, davanın esası bakımından haklılığının yaklaşık olarak ispatının sağlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İhtiyati haciz talebinde İİK 257/1 ve 258/1 kapsamında alacağın varlığı ve muacceliyetinin yaklaşık ispat standardıyla değerlendirilmesi ve esasa ilişkin uyuşmazlığın tahkikatı gerektirmesi halinde talebin reddedileceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak para borcu haciz sebepleri

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1388

KARAR NO 2021/433

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/07/2020 (Ara Karar)

NUMARASI 2019/671 Esas

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/03/2021

İhtiyati haciz talebini reddine yönelik 16/07/2020 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; borcun varlığı hususunda bir uyuşmazlık olmadığını, müvekkili şirketin, yaklaşık 10 milyon lira değerindeki mal bedelini bir yılı aşkın süredir alamadığını, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirketin üzerine olan malların kaçırılması ihtimalinin yüksek olup, müvekkili şirketin davalıdan alacağının tahsilinin sonuçsuz kalma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, dava değerinin fazlalığı da göz önüne alındığında, müvekkili şirketin uğrayacağı hak kaybının telafi edilemez derecede yüksek olduğunu, davalı tarafın tüm mallarının teslim edildiğini ve borcu kabul etmiş olmasının malların bedelini ödememek için ileri sürmüş olduğu tüm iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davalı borçlunun borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.

şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacağı doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olamayacağı, istekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunmasının zorunlu olduğu, yasanın 260(3) maddesinde de, ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğunun gösterildiğini, bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açık olduğu, vadesi gelmiş para borcunun mevcudiyeti hususunda talep yargılamayı gerektirdiğinden, bu aşamada yaklaşık bir ispatın da olmadığı gerekçesiyle;

İİK'nın 257. ve devamı maddelerindeki şartları sağlamayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; alacağın para borcundan kaynaklandığını, para borcunun vadesinin gelmiş olduğunu, dosyaya sunulan sözleşmeler, faturalar, sevk irsaliyeleri, e-mailler ve diğer tüm delillerin borcun varlığını kanıtladığını borcun varlığı konusunda bir uyuşmazlık olmadığını, davalının malların tümünün teslim ediliğini cevap dilekçesinde ikrar ettiğini, ancak farklı sebeplerle mal bedelini ödemekten kaçındığını ifade ettiğini, genel ispat kuralı gereği bu ayıp iddiasını ispat ile yükümlü olan davalının dayandığı olguları da ispat etmediğini, sözleşme konusu malların teslim edildiğini hatta davalı tarafından bir 3. kişiye satılıp devredildiğini, yaklaşık 2 yıldır 10 milyon TL tutarında borcunu ödemeyen davalı aleyhine ihtiyati haciz yapılmaz ise, müvekkili şirketin bu kadar yüksek bir meblağı tahsil edemeyeceği ve uğrayacağı hak kaybının telafi edilemeyecek derecede büyük olacağının ortada olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi'nin ara kararının kaldırılarak, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, alacağa dayalı olarak başlatılan itirazın iptali davasında, İİK’nun 257 vd.devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

Somut olayda, davacının iddialarının doğruluğu ve haklılığı yapılacak tahkikat neticesi delillerin değerlendirilmesi neticesi anlaşılacağı, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle davacının muaccel alacağının varlığı nın yargılamayı gerektirdiği ,davanın esası bakımından haklılığının yaklaşık olarak ispatının sağlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesi ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle ihtiyati haciz isteyen/davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.25/03/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/161345 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.