Chargeback nedeniyle ödenen bedelin istirdadı; üye işyeri ortağının sorumsuzluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/404 E. 2022/1211 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: İİK 72/7 mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İİK 72/7 uyarınca açılan istirdat davasında, davacının bir şirketin ortağı olması ve şirketi temsile yetkili bulunması, üye işyeri sözleşmesinde şahsi borç altına girdiğine dair imzası bulunmadığı ve chargeback işlemine yol açan bir haksız fiili de ispatlanamadığı takdirde, davacının chargeback borcundan şahsen sorumlu tutulamayacağı ve icra takibi nedeniyle ödediği bedeli, ödeme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açtığı dava ile istirdat edebileceği kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
İstirdat davasının hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davanın süresinden sonra açıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca, takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması nedeniyle borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. Somut olayda icra dosyası borcu 27/11/2015 tarihinde ödenerek dosya infazen kapatılmış, dava ise ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 30/09/2016 tarihinde açılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Şirket ortağının chargeback borcundan şahsen sorumlu olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, davacıya ihtarname gönderildiğini ve davacının buna itiraz etmediğini, icra takibinin kesinleşmesi üzerine davacının borcu ödediğini, dolayısıyla borcun geçerli olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Uyuşmazlık, davacının dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan AKK Üye İşyeri Sözleşmesi kapsamında chargeback işleminden kaynaklanan sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davacının, davalı banka ile üye işyeri sözleşmesi yapan dava dışı şirketin ortağı olduğu ve diğer ortakla birlikte şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmakla birlikte, üye işyeri sözleşmesinde şirket yetkililerini şahsen borç altına sokacak herhangi bir imza bulunmamaktadır. Ayrıca davacı hakkında chargeback işlemine neden olan ve davacının sorumluluğunu doğurabilecek herhangi bir haksız fiil iddiası da bulunmamaktadır. Dosyadaki mevcut delillerden davacının bu borçla ilgili sözleşmesel ve fiili bağı tespit edilememiştir. Bu itibarla davacının davalıya borcu bulunmadığı halde kesinleşen icra takibinde borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kaldığı anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket ortağının, üye işyeri sözleşmesinde şahsi imzası bulunmadığı ve chargeback işlemine ilişkin kişisel bir haksız fiili ispatlanamadığı hallerde, ödediği bedelin İİK 72/7 uyarınca istirdadı talebinin kabul edilebileceğine ilişkin değerlendirme yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- İİK 72/7 uyarınca istirdat davasının, borçlunun borçlu olmadığı parayı tamamen ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerekir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası↗ İİK 72/7↗ hak düşürücü süre↗ chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ şirket ortağının şahsi sorumluluğu↗ icra takibinin kesinleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/404
KARAR NO 2022/1211
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/12/2019
NUMARASI 2017/513 Esas - 2019/1402 Karar
DAVA
İstirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/09/2022
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı bankanın, Denizli ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı Paz...Ltd. Şti, ... ile müvekkili ... aleyhine, dayanağının 25.06.2018 tarihli AKK Üye İşyeri Sözleşmesi olduğu ilamsız icra takibi başlattığını, takip dayanağı olan sözleşmenin, davalı banka ile dava dışı ....Ltd. Şti arasında POS Cihazı tesisi için imzalandığını, müvekkilinin yalnızca bu firmanın ortağı olduğunu, bankaya karşı şahsi taahhüdü veya kefaletinin söz konusu olmadığını, takibin başlatıldığı sırada müvekkilinin askerlik görevini yapması sebebiyle, süresi içinde itiraz edemediği için takibin kesinleştiğini, malvarlığına haciz konduğunu, müvekkilinin icra baskısı altında kalması sebebiyle 27.11.2015 tarihinde 4.857-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek İcra ve İflas Kanunu’nun 72/7 maddesine binaen yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafla imza edilen AKK Üye İşyeri Sözleşmesi uyarınca davacıya tahsis edilen POS cihazından yapılan harcamalara kart hamili tarafından itiraz edildiğini, davacıdan itiraz edilen harcamalara ilişkin bilgi ve belgelerin ibrazının talep edildiğini, davacının iadesi istenen harcama bedelinin geçerli oluğunu gösterir belge ve evrakları ibraz edemediğini, bunun üzerine chargeback kurallarınca, hem harcama yapılan bedel hem de chargeback masrafları ile birlikte, işlem yapılan kartın bankasına ödeme yapıldığını, bu ödemeden kaynaklanan alacaktan dolayı Uşak ...Noterliği’nin 25.04.2008 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya ve dava dışı borçlulara ihtarname gönderildiğini, davacının söz konusu ihtarnameye hiçbir itirazda bulunmadığını, yine bu alacakla ilgili olarak Denizli ...
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, takibin kesinleşmesi akabinde davacının borcunu ödemek istediğini beyanla 27.11.2015 tarihinde borcunun tamamını ödediğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 72 ve devamı maddelerine göre istirdat davasının 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, oysa iş bu davanın süresinden sonra açıldığını, davacının kötüniyetli olarak hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın yasanın öngördüğü 1 yıllık hak düşürücü süresinde açıldığı, davalının, davaya konu alacak ile davacı arasında bağlantı kurulabilecek bir sözleşme sunamadığı, bu haliyle davacının borçlu olmadığı bir parayı ödediği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının takipten 6 yıl sonra ödemeyi yaptığını, davayı ise 8 yıl sonra açtığını, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davacıya ve dava dışı borçlulara ihtarname çekildiğini, davacının ihtarnameye hiçbir itirazda bulunmadığını, yine bu alacakla ilgili olarak Denizli ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, takibin kesinleşmesi akabinde davacının borcunu ödemek istediğini, 27.11.2015 tarihinde borcun tamamını ödediğini, daha sonrasında ise kötü niyetli olarak bu davayı açtığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca açılan istirdat davasıdır. İİK'nın 72/7. maddesinde, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan kişinin, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda Chargeback işleminden dolayı üye işyerinin sorumluluğuna dayalı olarak davalı banka tarafından davacı, dava dışı şirket ve diğer ortak hakkında icra takibi başlatılmış olup; davacı, takibin kesinleşmesi nedeniyle haksız olarak ödemek zorunda kaldığını ileri sürdüğü bedelin istirdadını talep etmektedir. Uyuşmazlık ise davacının dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan AKK Üye İşyeri Sözleşmesi kapsamında Chargeback işleminden kaynaklanan sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından icra dosyası borcu 27/11/2015 tarihinde ödenerek icra dosyası infazen kapatılmış; dava ise, ödemenin yapıldığı tarihten 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 30/09/2016 tarihinde açılmıştır. Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davacının, davalı banka ile yapılan üye işyeri sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ...Ltd. Şti'nin ortağı olduğu ve diğer ortak ... ile şirketi münferiden imza ile şirketi temsile ve ilzama yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte üye iş yeri sözleşmesinde şirket yetkililerini şahsen borç altına sokacak herhangi bir imza bulunmamaktadır. Diğer taraftan davacı hakkında bahse chargeback işlemine neden olan ve davacının sorumluluğunu doğurabilecek herhangi bir haksız fiil iddiasında da bulunulmamıştır.
Dosyadaki mevcut delillerden davacının bu borçla ilgili sözleşmesel ve fiili bağı tespit edilememiştir. Bu itibarla davacının davalıya borcu bulunmadığı halde kesinleşen icra takibinde borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kaldığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 331,78-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 82,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 248,84-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 64,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/160957 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi