Acenteye asaleten açılan tazminat davasında pasif husumet yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1247 E. 2021/1353 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: İtirazın İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir taşımada fiili taşıyanın acentesi olan kişiye, taşımaya ilişkin fatura kendisi tarafından düzenlenmiş olsa da, taşıyan sıfatını haiz olduğuna dair belge bulunmadığı ve acente sıfatıyla hareket ettiği anlaşıldığı sürece, TTK 105/2 uyarınca doğrudan (asaleten) dava açılamaz; bu durumda pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekir. Ayrıca, ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen taraf değişikliği talebi istinaf aşamasında ilk defa ileri sürülemez.
Ele alınan sorunlar
Davalının acente sıfatıyla hareket etmesi nedeniyle pasif husumet yokluğu → ret
İddia: Davacı vekili, davalının alt taşıyan/akdi taşıyıcı olduğuna ilişkin ana davada tesis edilen kesin istinaf kararının ve bu kararın HMK 69/2 gereği bu davaya etki etmesi gerektiğini, davalının ana davada husumet itirazında bulunmadığını, taşımaya ilişkin faturanın bizzat davalı tarafından ve kendi adına düzenlendiğini, fatura üzerinde acente sıfatına ilişkin bir ibare bulunmadığını ileri sürerek pasif husumet yokluğu nedeniyle verilen ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Sigortalıya halefen açılan davada, sigortalının akdi taşıyıcısı olan davacı aleyhine hüküm verilmiş, davalı acenteye dava ihbar edilmiş olmakla birlikte, o hükmün içeriğinde davalı acentenin fiili taşıyan sıfatını haiz olduğuna dair bir belirleme bulunmamaktadır. Taşımaya ilişkin konşimentoda fiili taşıyanın yabancı menşeli başka bir şirket olduğu belirlenmiş olup, davalının akdi taşıyıcı olduğuna dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Tarafların beyanlarından ve dosya kapsamından davalının, fiili taşıyan şirketin acentesi olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 105/2. maddesi uyarınca acentelik sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda acente, müvekkili adına dava açabilir ve kendisine de aynı sıfatla dava açılabilir; ancak asaleten dava açılamaz. Davalı acentenin navlun faturası düzenlemiş olması, davalının taşıyan sıfatını haiz olduğunu kabule yeterli değildir; acente sıfatıyla hareket ettiği belirli olduğundan, davalıya doğrudan (asaleten) dava açılamayacağının kabulü gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstinaf aşamasında ileri sürülen taraf değişikliği talebi → ret
İddia: Davacı vekili istinaf aşamasında taraf değişikliği talebinde bulunmuştur.
Gerekçe: Yargılama aşamasında ileri sürülmeyen taraf değişikliği talebinin istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün olmadığından, bu talep yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fiili taşıyanın acentesine, taşıma faturasını kendi adına düzenlemiş olsa da, taşıyan sıfatını haiz olduğuna ilişkin somut belge bulunmadıkça doğrudan (asaleten) dava açılamayacağına ve bu durumun pasif husumet yokluğunu oluşturduğuna ilişkin değerlendirme bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Fiili taşıyanın acentesine asaleten dava açılması halinde pasif husumet yokluğu, dava şartı eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet↗ acentelik↗ fiili taşıyan↗ akdi taşıyıcı↗ itirazın iptali↗ rücu↗ taraf değişikliği↗ TTK 105/2↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1247
KARAR NO 2021/1353
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 29/06/2020
NUMARASI 2019/406 Esas- 2020/109 Karar
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021
Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. A.Ş, tarafından Birleşik Arap Emirlikleri'nde mukim ... Ltd. İsimli firmaya 30/12/2013 tarihli ... numaralı fatura ile satılan lazer kesme makinesinin Gemlik limanından Birleşik Arap Emirlikleri'nin Jebel Ali Limanına nakliyesinin müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, sözkonusu taşımanın müvekkili şirket tarafından davalı... A.Ş.'ye ait gemi ve hatta yaptırıldığını, davalının sorumluluğundaki mezkur taşıma sırasında makinenin kabininin tavanında kırılma ve çökme şeklinde hasar bulunduğundan bahisle tespit edilen 22.283-TL hasar bedelinin dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı sigortalıya ödenmesine müteakiben ödenen tazminat tutarının rücuen tahsili amacıyla müvekkili şirket aleyhine Küçükçekmece ...
İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekili şirketin dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından İstanbul 17. ATM'nin 2015/501 E.sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, takibin kesinleşmesi üzerine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında kalan 7.784,55-TL bakiye borcun müvekkili şirket tarafından icra dosyasına ödendiğini, mezkûr ödeme neticesinde davalı şirkete rücu hakkı doğan müvekkili şirketin davalı şirkete karşı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı tarafın itirazı neticesinde takibin durduğunu, müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı tazminata konu olayın davalı borçlu ...
A.Ş.’nin taşıması sırasında gerçekleştiğini ileri sürerek davalı borçlunun İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E.sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına,alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından yurt dışına satılan lazer kesme makinesinin Gemlik limanından Birleşik Arap Emirlikleri’nin Jebel Ali Limanına nakliyesi sırasında meydana gelen hasarla ilgili olarak, İstanbul 17. ATM’nin 2015/501 Esas 2018/33 karar sayılı kararı uyarınca ödeme yaptığı tutar ile birlikte manevi tazminat da talep ederek müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine itirazları üzerine işbu davayı açtıklarını, davacının dava konusu yükler bakımından akdi taşıyan konumunda olduğunu, dava konusu yüklerin müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan ... SA tarafından işletilen gemiye yüklenerek taşındığını, ... SA'nın fiili taşıyan konumunda olduğunu,müvekkilinin dava konusu eşyaların taşınma işini kendi nam ve hesabına üslenmediğini, müvekkilinin deniz yolu ile eşya taşımacılığı yapan bir şirket olmadığını, davanın öncelikle pasif husumet yokluğu, milletlerarası yetkisizlik nedeniyle ve hak düşürücü süre nedeniyle akdi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taşımaya ilişkin konişmentonun taşıyan sıfatıyla ... SA tarafından düzenlendiği, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde gemi acenteliği yetki belgesinin sunulduğu, dolayısıyla davalı ...Deniz Acenteliği A.Ş.nin taşıyan sıfatını haiz olmadığı, somut olay bakımından fiili taşıyanın ...SA, acentesinin ise ...Deniz Acenteliği A.Ş. olduğu, davacının davalı ...Deniz Acenteliği A.Ş.ye dava açtığı, davacının bu halde davayı taşıyanın acentesine izafeten yöneltmesi gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının TTK'nın 105. maddesine aykırılık teşkil ettiği, davalının pasif husumetinin olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFSEBEPLERİ
Davacı vekili; davalının alt taşıyan olduğuna ilişkin ana davada tesis edilen kesin istinaf kararına ve anılan kararın iş bu davaya etkisini düzenleyen HMK'nın 69/2 maddesindeki amir hükme rağmen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının ana davada ihbar olunan sıfatıyla yer alıp beyanlarda ve katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduğunu, HMK'nın 64. maddesinin yollamasıyla HMK'nın 69/2. maddesi uyarınca ana davada tesis edilen hükmün ve davalının taşımada alt taşıyıcı konumunda olup müteselsil sorumluluğu bulunduğuna ilişkin gerekçenin işbu rücu davası açısından kesin hüküm teşkil ettiğini, davalının ana davada husumet itirazında bulunmadığını, ana davada tesis edilen kesin istinaf kararının yok sayıldığını, taşımaya istinaden davalı tarafından davacı tarafa kesilen faturanın bizzat davalı tarafından tanzim edildiğini, fatura üzerinde davalının acente sıfatıyla hareket ettiğine ve faturanın ...SA adına kesildiğine ilişkin herhangi bir ibare olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan malın gemi ile taşıması sırasında hasarlanmasından dolayı dava dışı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelini sigorta şirketine ödeyen akdi taşıyıcı davacı tarafından, bu bedelin davalıdan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili davalının akdi taşıyan olduğuna ilişkin istinaf mahkemesi kararı bulunduğunu ileri sürmekte ise de ; sigortalıya halefen açılan davada ;sigortalının akdi taşıyıcısı olan davacı aleyhinde hüküm verilmiş ,davalı acenteye dava ihbar edilmiş ise de hüküm içeriğinde davalı acentenin fiili taşıyan sıfatını haiz olduğuna dair bir belirleme yer almamaktadır.
Dosya davacısı taşımaya ilişkin konşimentoda fiili taşıyanın ...isimli yabancı menşeli bir şirket olduğu belirli olup davalının akdi taşıyıcı olduğuna dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Tarafların beyanlarından ve dosya kapsamından davalının taşıyıcı ...şirketinin acentesi olduğu anlaşılmaktadır. TTK nın 105/2. Maddesinde "acentelik sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği" hükmü düzenlenmiştir. Davalı acentenin navlun faturası düzenlemesinin davalının taşıyan sıfatını haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, acente sıfatıyla haareket ettiğinin belirli olduğu bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerekmiştir.
O halde ilk derece mahkemesince davalıya asaleten açılan dava yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan davacı vekili tarafından istinaf aşamasında taraf değişikliği talebinde bulunulmuş ise de, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen taraf değişikliği talebinin istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün olmadığından davacı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/159908 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi