6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sözleşmesinde senet kabulünün borç yenilenmesi sayılmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1167 E. 2021/1001 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Para alacağına ilişkin taşıma sözleşmesi kaynaklı takiplerde icra dairesinin yetkisine itiraz TBK m.89 çerçevesinde değerlendirilir. İcra takibinden sonra alacaklıya borcun ödenmesi amacıyla senet verilmesi, TBK 133 uyarınca tarafların açık yenileme iradesi bulunmadıkça borcun yenilendiği (tecdit) sonucunu doğurmaz; cari hesaptan daha az bedelli bir senedin kabul edilmesi de kalan alacaktan vazgeçildiği şeklinde yorumlanamaz. TTK 90/1-(c) uyarınca ticari senedin cari hesaba kaydı bedelinin alınmış olması şartına bağlıdır. Böyle bir durumda, vadesinde ödenip ödenmeyeceği belli olmayan senet nedeniyle açılan itirazın iptali davası konusuz kalsa bile dava haksız sayılmaz ve davalı yargılama giderleri, vekalet ücreti ile icra inkar tazminatından sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

İcra dairesinin yetkisine itiraz → ret

İddia: Davalı vekili, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacak taşıma işinden kaynaklanan para alacağına ilişkin olduğundan TBK m.89 uyarınca icra dairesinin yetkisine itiraz yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava tarihinden sonra senet karşılığı ödeme yapılmasının borcu yenileme/ibra teşkil edip etmediği → ret

İddia: Davalı vekili, davacının eksik bedelli bonoyu kabul etmesinin, verilen zarara karşılık mahsup edildiğini bilerek anlaşma sağlandığı ve borcun bu şekilde tasfiye edildiği anlamına geldiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı, davacının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek takibe itiraz etmiş ise de davacının faturalarını ticari defterlerine kaydetmiş ve takipten sonra düzenlediği senedi borcunu ödemek üzere davacıya vermiştir. TTK 90/1-(c) uyarınca bir ticari senedin cari hesaba kaydı, bedelinin alınmış olması hâlinde geçerli olmak şartıyla yapılmış sayılır. TBK 133 uyarınca borcun yenilenmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradeleri ile mümkün olup, mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması borcun yenilendiğini kabule yeterli olmaz. Senet bedelinin navlun farkından kaynaklanan zarar düşülerek verildiği ve davacının da bunu kabul ettiğine ilişkin iddianın ispatı için delil sunulmamıştır. İcra takibinden sonra davalının davacıya senet vermesi halinde vadesinde senedin ödenip ödenmeyeceği belli olmadığından davacının açtığı dava haksız sayılmayacaktır. Bu nedenle dava tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve davalının vekalet ücreti, yargı gideri, icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur. Cari hesaptan daha az miktarda senet kabul edilmesi kalan alacaktan vazgeçildiği olarak kabul edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Navlun farkı zararının davacıdan mahsuben talep edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davalı vekili, davacı şirketin edimini yerine getirmediğinden başka bir şirketle daha yüksek ücret üzerinden anlaşma sağlayarak fazla ödeme yaptığını, bu zararın davacıdan talep edilebileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra takip tarihinden sonra düzenlenen navlun farkı faturası davacı tarafça iade edilmiş olup, sözleşmede haftada 3 tır temin etme yükümlülüğü olduğu, taşıyıcı tarafından temin edilebilmesi halinde fazla tır talep edilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmakla diğer taşıyıcılara ödendiği ileri sürülen navlun farkının davacıdan talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçede isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İcra takibinden sonra borçlunun alacaklıya senet vermesinin TBK 133 anlamında borcun yenilenmesi sayılmayacağı ve cari hesaptan daha az bedelli senedin kabulünün kalan alacaktan vazgeçme olarak yorumlanamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer taşıma sözleşmesi/cari hesap ilişkilerinden kaynaklanan itirazın iptali davalarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Taşıma işinden kaynaklanan para alacağına ilişkin icra takiplerinde icra dairesinin yetkisine itiraz TBK m.89 çerçevesinde değerlendirilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taşıma sözleşmesi icra inkar tazminatı borcun yenilenmesi (tecdit) cari hesap ticari senet icra dairesinin yetkisi konusuz kalma

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89TBK 133 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 90/1-c

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1167

KARAR NO 2021/1001

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/09/2019

NUMARASI 2018/142 Esas 2019/926 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2021

Davanın kısmen kabulüne fazla istemin reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; taraflar arasında 25/05/2017 tarihinde taşıma sözleşmesi yapıldığını, müvekkili tarafından taşıma ediminin yerine getirildiğini ancak davalının borcunu ifa etmediğini, bu nedenle hakkında başlatılan takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaliyle takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;sözleşme uyarınca davacının haftada en az 3 tır temin etmekle yükümlü olduğunu,davacının edimini yerine getirmediğini bu yüzden ihtar gönderilerek başka bir firmayla taşımanın gerçekleştirildiği bildirilerek oluşan zararın talep edildiğini, 20/11/2017 tarihli ihtarnameyle de davacı tarafından düzenlenen 1200 Euro bedelli faturaya itiraz edildiğini, borcun ödenmesi amacıyla 8.322,25-euro bedelli 15/03/2018 vade tarihli senet keşide edildiğini, bu senedin davacı tarafça kabul edildiğini, ancak vade tarihi beklenmeden itirazın iptali davası açıldığını,başkaca borçları bulunmadığını belirterek davanın reddiyle davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 9.522,25 Euro alacaklı olduğu, davalının dava sonrasında 8.322,25-euro ödeme yaptığı bu kısım yönünden davanın konusunun kalmadığı, ancak ödeme dava sonrası yapıldığından davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesi gerektiği, 1.408,31-euro borç kaldığı, takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize yönelik istemin yerinde olmadığı , gerekçesiyle ödenen tutar yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,işlemiş faize yönelik istemin reddine, 1.408,31 -euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarının %20'si oranında 8.614,77- TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını ,davacı şirket edimini yerine getirmediğinden başka bir şirket ile daha yüksek ücret üzerinden anlaşma sağlayarak fazla ödeme yaptığını,6 tır için ödenen 1200-euro eksik bonoyu kabul eden davacının, bu miktarın verdiği zarara karşılık mahsup edildiğini bildiğini, bononun tarafların anlaşması sonucu tanzim edildiğini,davacının kabul ettiği anlamına geldiğini, mahkemenin davacının yükümlülüğüne ilişkin yaptığı değerlendirmenin yanlış olduğunu, müvekkilince çekilen ihtarın dikkate alınmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafından 9.592,69 -euro alacak için takip başlatmış, aynı miktar alacak için itirazın iptali davası açılmıştır.Dava tarihinden sonra 8.322,25-euro senet karşılığı ödeme yapıldığı ihtilafsızsızdır.Alacak taşıma işinden kaynaklanan ,para alacağına ilişkin olduğundan TBK m.89 uyarınca icra dairesinin yetkisine itiraz yerinde görülmemiştir.Tarafların ticari defterleri arasındaki fark 1.200 -euro olduğu, bu farkın davalının düzenleyip gönderdiği 03/11/2017 tarihli 1.200-euro bedelli navlun farkları içerikli faturanın iadesi için davacı tarafça düzenlenen iade faturasının davalı kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı belirlenmiştir. Davalı, davacının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek takibe itiraz etmiş ise de davacının faturalarını ticari defterlerine kaydetmiş ve takipten sonra düzenlediği senedi borcunu ödemek üzere davacıya vermiştir.TTK'nun 90/1-(c) maddesinde bir ticari senedin cari hesaba kaydı, bedelinin alınmış olması hâlinde geçerli olmak şartıyla yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

Öte yandan 6098 sayılı TBKnun 133. maddesine göre, borcun yenilenmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradeleri ile mümkün olup, mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması borcun yenilendiğini kabule yeterli olmaz.Senet bedelinin navlun farkından kaynaklanan zarar düşülerek verildiği davacının da bunu kabul ettiğine ilişkin iddianın ispatı için bir delil sunulmamıştır. İcra takibinden sonra davalının davacıya senet vermesi halinde vadesinde senedin ödenip ödenmeyeceği belli olmadığından davacının açtığı dava haksız sayılmayacaktır.Bu nedenle dava tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle davanın konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına ve davalının vekalet ücreti ,yargı gideri ,icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur.İcra takip tarihinden sonra düzenlenen navlun farkı faturası davacı tarafça iade edilmiş olup ,sözleşmede haftada 3 tır temin etme yükümlülüğü olduğu ,taşıyıcı tarafından temin edilebilmesi halinde fazla tır talep edilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmakla diğer taşıyıcılara ödendiği ileri sürülen navlun farkının davacıdan talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçede isabetsizlik görülmemiştir.

Cari hesapdan daha az miktarda senet kabul edilmesi kalan alacaktan vazgeçildiği olarak kabul edilemez.Cari hesapdan daha az senet kabul edilmesi kalan alacaktan vazgeçildiği ,senet kadar borç bulunduğu ve ödendiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 445,41-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 111,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 334,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/158952 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.